Çoklu kişilik bozukluğu, bir diğer adıyla kimlik bozukluğu hakkında neler biliyorsunuz; ya da daha önce hiç duydunuz mu? Bu psikolojik durum üzerine birçok film ve dizi çekilmiştir. Ben de bugün size bu konudan bahsetmek istedim.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu(Çoklu Kişilik) Nedir?

Psikologlar, dissosiyatif kimlik bozukluğunu bilinç, hafıza, kimlik, duygu, algı, fiziksel kimlik, motor kontrolü ve davranışların normal entegrasyonundaki bir kesinti veya kopma olarak tanımlar. Dissosiyatif semptomların psikolojik fonksiyonları her alanda etkilemesi mümkündür.

Zihinsel işlevler normal olarak sorunsuz çalışmaya devam eder. Bu bozukluğa sahip bir kişi uzun süreli ve ciddi bir psikososyal baskı altında kaldığında devamlı kimlik kesintisi dönemlerine girer. Alternatif kimlikler dışarıdan kolayca ayırt edilebilir fakat bu her zaman böyle olur diyemeyiz.

Dissosiyatif bozukluklar genellikle travmatik bir olaydan sonra ortaya çıkar. 

Kişilik

DKB’li kişiler, kendi kişiliklerinin yanında, farkında olarak ya da olmayarak bir veya daha fazla alternatif kişilik geliştirir. Tek bir bedeni paylaşan bu kişilik yapıları birbirlerinden her bakıma farklı olabilmektedir.  Mesela Split filmindeki karakter Kevin, kimi zaman kontrolü elden bırakmayan ve kızgın annesi Patricia, kimi zaman dokuz yaşında takılı kaldığı ve aslında kendi olan güçsüz ve korunmaya muhtaç masum Kevin, kimi zaman ise modayla ilgilenen ve hayallerindeki kıyafetleri çizdiği Barry oluyordu (Mutlaka izlemeniz gereken bir film).

Beyinleri Nasıl Çalışıyor?

Kişilik

Kişilik bozukluğunu yaşayan kişilerde birden fazla benlik beyinde faaliyet gösterir. Her bir kişiliğin ele alındığı beyindeki kısmi bölgelerin ayrı olmasına dair bulunan bulgular uzmanları oldukça şaşırtmıştır.

Hollandalı bilim insanları, her ayrı kişiliğin kendi beyin fonksiyonlarını ayrı ayrı kullandığını ortaya koydu. Yani her farklı benlik beynin çeşitli  bölgelerini kullanmakta. Böylece her benlik, diğer kişiliğin yaşadığı olaylara dışarıdan tanıklık edebiliyor, yaşanan olayları bir yabancı yaşıyormuşçasına bu duruma tanıklık edebiliyor.

Hollanda’da bulunan Groningen Üniversitesi’nde çoklu kişilik hastalığına sahip 11 hastayla yürütülen çalışmada, her bir hastaya çeşitli zamanlarda kendi travmatik otobiyografileri okundu. Denekler ‘birinci benlik’ durumunda olduklarında, daha çok duygusal noktaları ile ilgili beyin bölgesinin harekete geçtiği gözlemlendi.

Birinci benlikler okunan ve anlatılanları kendi öyküleri olarak tanıyıp tepki verdiler. 2. kişilik ön planda olduğunda ise okunan olaylar durumunda hastaların farklı beyin bölgelerinin harekete geçtiği görüldü.

ÇKB Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Bu bozukluğa sahip kişiler depresyon, anksiyete, uyuşturucu kullanımı, kendine zarar verme ve epilepsiyle ilgili olmayan nöbetler gibi problemler yaşar.
  • Disosiyatif bozukluğu olan insanların yaklaşık 3’de 1’i görsel veya işitsel varsanılardan muzdariptir.
  • Psikolojik süreçlerin ayrışmasının kişinin yaşam deneyimini değiştirdiği 5 temel yol vardır: kişilikten düşme, boşa çıkarma, amnezi, kimlik karışıklığı ve kimlik değişikliği.
  • Bu rahatsızlık genel olarak kendini 35 yaşından önce gösterir.
  • Psikoterapi, bu rahatsızlığın tedavisinde temel tedavi yöntemidir.
  • ÇKB’si olan yetişkin erkekler semptomlarını ve travmatik geçmişlerini inkar eder. Kadınlar şiddetli dissosiyatif durumları daha sık gösterir. 
  • Erkekler kadınlardan daha çok kriminal ve şiddet eğilimli davranışlar sergiler. Erkeklerdeki dissosiyatif durumları tetikleyen en yaygın tetikleyiciler savaş, cezaevi ve fiziksel ya da cinsel saldırıdır.
  • Doğru tedavi uygulanan birçok hastanın kişisel ve profesyonel hayatlarında gelişme gösterdiğini görebiliriz. Ancak, bazıları normal aktivitelerinin çoğunda gerileme göstermeye devam edebilir.

Görülmüş Vakalar

Louis Vivet

Çoklu kişilik bozukluğuna dair tıp tarihindeki ilk kayıt Louis Vivet’e ait. 12 Şubat 1863’te doğdu. Annesi bir fahişeydi ve neredeyse tüm çocukluğu boyunca onunla hiç ilgilenmedi. Bu yüzden 8 yaşında ilk suçunu işledi. Polis Vivet’i birçok kez tutukladı.

Vivet 18 yaşına kadar bir ıslah evinde yaşadı. 17 yaşında bir üzüm bağında çalışmaya başlayan Vivet, burada bir engerek yılanıyla karşılaştı. Yılan onu sokmamasına rağmen o an yaşadığı şok ile bir çeşit felç geçirdi. 1 yıl boyunca yürüyemeyen Vivet bu süre boyunca bir bakım evinde kaldı. 18 yaşındayken bakım evinden ayrıldı ve çok uzun süre boyunca bakım evlerinde uzakta kalamadı.

Semptomları fiziksel değil psikosomatikti. Bir psikiyatriste gönderilmesine rağmen bozukluğu daha da karmaşık bir hal aldı. Daha sonra tamamen farklı bir insana dönüştü ve farklı bir kişiliğe büründü, üstelik yakınlarından hiç kimseyi tanıyamaz oldu. Uzun yıllar boyunca sık sık hastaneye yatan genç adama çoklu kişilik teşhisi konuldu. Hipnoz ve metallotheraphy (vücuda konulan metallerle uygulanan bir çeşit terapi) uygulanan genç adamın 10 farklı karakteri olduğu tespit edildi. İlerleyen yıllarda ise doktorlar Vivet’in sadece 3 karakteri olduğunu iddia ettiler.

Vivet’in hayatı Robert Louis Stevenson’ın Jekyll ve Mr. Hyde romanına bile ilham kaynağı oldu.

Chris Sizemore

Kişilik

1927 yılında ABD’de doğdu. Henüz 2 yaşındayken annesinin bıçakla kendisini feci şekilde yaralayışına tanık oldu. Birkaç ay sonra babasının iş yerinde bir adamın bir makineye kendini kaptırarak paramparça olduğunu gördü. Bu da yetmezmiş gibi aynı süreçte henüz bebek olan kuzeni öldü.

Üç ay içinde iki adet ölüme ve de korkunç bir kazaya şahit olan Sizemore’un, bu olaylar neticesinde psikolojisi alt üst oluyor.

Gözlerini bile açamamasına neden olan şiddetli baş ağrıları, sık bayılmalar ve davranış değişiklikleri yaşamaya başlayınca psikiyatrist olan Corbett Thigpen ve Hervey Cleckley tarafından incelenmeye başlanıyor. Sizemore’un ilk başlarda fazla stresten muzdarip olduğu düşünüllüyor.

Chris Sizemore’un dönem dönem tamamen farklı bir kişiye dönüştüğünü fark ediyor psikiyatristler. Sizemore normalde ağırbaşlı bir insanken, bu yeni kişiliği son derece daha atak, daha konuşkan, daha hareketli taraf oluyor.

“Eve Black-Eve White”

Bu alternatif kişiliği “Eve Black” olarak adlandırılıyor, sessiz olan ilk kişiliği ise “Eve White” olarak literatüre geçiyor. Bu iki kişilik arasındaki ayrım öylesine fazla ki, kişiliğinin karanlık tarafı olan “Eve Black”, iki yaşındaki kızını boğmaya çalışıyor. Tabii “Eve Black” için o kız kendisine ait değil, “Eve White”ın kızı.

Eve White evde zaman geçirmeyi ve bir şeyler okumayı severken, Eve Black günlerini sinemada ve gece kulüplerinde geçiriyor. Uzmanlara göre tanık odluğu trajik olaylar, Sizemore’un gerçeklikten uzaklaşabilmek amacıyla zihninde farklı kişilikler yaratmasına neden oluyor.

Kişilik

Dissosiyatif kişilik bozukluğu (eski adıyla çoklu kişilik bozukluğu) teşhisi konulan Sizemore’un çok sonradan söylediklerine göreyse bu kişilikleri, bu travmatik olaylardan sonra zihnindeki parçalanmalar sonucu oluşmamıştı. Bu alternatif kişilikleri, daha kendisi doğmadan önce zihninde bulunuyorlardı.

Bu durumu “Onlar ben değiller, ama hepsi bir araya gelerek beni oluşturuyorlar. Hepsinin farklı doğruları, farklı özellikleri var.” diyerek açıklıyor.

Uzmanlar bu iki kişiliğin birleşimi ve onlardan daha baskın olan üçüncü karakter olan Jane’i ortaya çıkarıyorlar. Daha sonra bu kişilik ölünce diğer iki karakter de ölüyor. Fakat bitmiyor, yeni 3 kişilik ortaya çıkıyor. Bu karakterler de bir süre göründükten sonra kayboluyor ve yerini yenileri alıyor.

“Mor Kadın” adlı kişiliğindeyken 46 yaşında olan Sizemore kendini 58 yaşında hisseden ve romatizma ağrıları çeken biri olarak davranırken, “Çilek Kız” adlı kişiliğinde kendini 21 yaşında hisseden, sadece çilek yiyen ve çıplak ayan gezen bir kişi haline geliyor.

Kişilik geçişlerinde baş ağrıları ve yüzsel bozulmalar yaşıyor. Günlük hayatı da darmaduman olan kadın, intihar denemesinde bulunuyor fakat başarısız oluyor. Bu süreçte sürekli terapist de değiştiriyor ve çözümü sonunda 8. terapistinde buluyor.

Terapist tüm kişiliklerini ana kişiliğinin içine yedirmeyi zor da olsa başarıyor. Ortaya çıkan ve dilsiz olan son kişiliği de yok olduktan sonra bu durum da tamamen ortadan kalkıyor.

Daha sonra bunun hakkında kitap yazarak hastalıklarının detaylarından bahsediyor. Tüm kişilikleri arasında dobralığından ötürü en çok Eve Black’i sevdiğini söyleyen Sizemore, kocasının ise Jane’i çok sevdiğini belirtiyor. Sizemore 2016 yılında 89 yaşında vefat ediyor.

 

Kaynak Ve İleri Okuma:

  1. https://onedio.com/haber/parcalanmis-zihnindeki-20-farkli-kisilikle-psikoloji-tarihine-gecen-kadin-chris-sizemore-763168
  2. http://www.libidodergisi.com/disosiyatif-kimlik-bozuklugu-coklu-kisilik-bozuklugu/