Sümerliler’e dayanan kütüphanenin tarihi günümüzde de varlığını sürdürmeye devam ediyor. Vize ve finaller için sabahladığımız, ödevler yaptığımız bazen de sadece kitap ödünç alıp okumaya geldiğimiz bu yerler, içine girenleri kendisine çekiyor. Hele bazıları var ki, hayranlık uyandıracak şekilde. Dünya’daki en ilginç kütüphanelerle tanışmaya hazır olun. 🙂

1-Tianjin Binhai Halk Kütüphanesi-Çin

Çin'deki kütüphane

 

Listenin en başına yeni kütüphane olan Tianjin Binhai Halk Kütüphanesini koymak istedim. Bu kütüphane şimdiye kadar gördüğümüz tüm kütüphanelerden farklı. Milenyumun kendi ölçeğinde en hızlı inşa edilen yapısı olan 33 bin metrekarelik Tianjin Binhai Kütüphanesi, Binhai bölgesinde, camla kaplanmış koridorlarla birbirine bağlı beş kültür binasından oluşan dev bir kümenin parçası olarak inşa edildi.

Kütüphane bölümü, bilim merkezinin ardındaki devasa top şekilli oditoryumun merkezinde yer alıyor. Kitaplık, oditoryumun her iki yanında yer alıyor ve dışa doğru dalgalanıyor hissi vermesi için tasarlanmış. Bu dalgalı konturlar, “Aydınlatılmış Topoğrafya” yaratmak için tavana gömülü olarak tasarlanan ışık sistemine kadar devam ediyor ve cam cephede kavisli panjurlara entegre oluyor.

2-Vennesla Kütüphanesi–Norveç 

Norveç

İskandinav ruhunu bol bol hissedebileceğiniz Norveç’teki Venessla Kütüphanesi, sadece bir kütüphane olmanın ötesinde, bir kültür merkezi, buluşma noktası ve kamusal alan olma özelliği ile öne çıkıyor. Helen & Hard mimarlık ofisi tarafından tasarlanan bina, yapısı gereği bir kaburgayı andırıyor. Şehrin ana meydanında bulunan kütüphanenin havadar koridorlarında gezmek müthiş bir keyif. Okuma alanı olarak oluşturulmuş nişlerden birinde ayaklarını uzatıp kitap okumak ise paha biçilmez bir deneyim.

3-Fransa Milli Kütüphanesi–Fransa

Fransa

1800’lü yıllarda Henri Labrouste tarafından tasarlanan Fransa Milli Kütüphanesi, dünyanın en eski ve en büyük kütüphanelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Mimarının adını taşıyan Labrouste Okuma Odası, tavanındaki açıklıklar sayesinde gün ışığından faydalanıyor. Bu ve bunun gibi birçok özelliği nedeni ile mimari Henri Labrouste, modern kütüphanelerin mucidi olarak da anılıyor.

4-Cottbus Kütüphanesi-Almanya

Almanya

Almanya’nın üniversite şehri Cottbus’da bulunan Brandenburg Üniversite Kütüphanesi tasarımı da bir yarışma ile seçilmiş. İsviçreli ünlü mimarlık ekibi Herzog& De Meuron tarafından tasarlanan bina, dışarıdan bakıldığında oldukça renksiz ve soğuk görünüyor. Halbuki içi tam bir renk cümbüşü. Üniversite kampüsünün ana giriş kapısının tam karşısında bulunan bina, kampüsün en dikkat çekici yapısı olmak üzere tasarlanmış. Cephesinde farklı dillerden ve alfabelerden yazıların kullanıldığı bina, öğrenciler tarafından oldukça aktif bir şekilde kullanılıyor.

5-Admont Manastırı Kütüphanesi-Avusturya

Avusturya

Bir kütüphaneden çok katedral ya da opera binasını çağrıştıran Admont Benediktin Manastır Kütüphanesi bence dünyanın en güzel kütüphanelerinden biri. Barok’un çağdaş sanatla birleştiği yapıda, tavandaki dudak uçuklatan freskler eşliğinde kütüphanenin 200.000 kitabından faydalanma şansına sahipsiniz. Dünyanın en geniş manastır kütüphanesine sahip olma özelliği taşıyan Admont Manastırı, 1776’dan beri bu kütüphaneyi bünyesinde barındırıyor.

6-Amsterdam Üniversitesi Kütüphanesi – Hollanda

Hollanda

Bir yarışma sonucunda Amsterdam Üniversitesi Kütüphanesini tasarlamaya hak kazanan Studio Roelof Mulder ve Bureau Ira Koers, öğrencilerin ikinci evi sayılan kütüphaneyi, çalışma odaları, kitap koleksiyonları, ders odaları ve kantin gibi kullanışlı alanlar ile donatmış. Standart bir kütüphane görünümünden oldukça uzak olan binada, birbiri ardına dizilmiş sıralar yerine rahat koltuklar ve karşılıklı oturulabilecek masalar yer alıyor.

7-Liyuan Kütüphanesi-Çin

Çin

Pekin’e 2 saat mesafedeki Liyuan şehrinde bulunan bu kütüphaneyi diğer kütüphanelerden özel kılan tavanındaki süslemeler ya da yaratıcı modern mimarisi değil. Aksine oldukça mütevazı bir tasarıma sahip olan bu kütüphane, bölgede bulunan ahşap çubuklar kullanılarak inşa edilmiş. Binanın dış cephesinde kullanılan ahşap çubuklar, içeriye az miktarda ışık girmesini sağlayarak optimum okuma ortamı yaratıyor. Kütüphane Li Xiaodong Atelier tarafından tasarlanmış.

8-Stuttgart Kütüphanesi-Almanya

Almanya

2011 yılında açılan Stuttgart Kütüphanesi, 11 kattan oluşan bina, bir kenarı 45 metre olan dev bir küp şeklinde tasarlanmış. Binanın tam ortasında ise yine küp şeklinde olan ve antik Pantheon’dan ilham alınarak tasarlanmış kocaman bir galeri alanı bulunuyor. 5 katlı bu galeri alanı binanın cam çatısından gelen gün ışığı ile aydınlanıyor. Yi Architects tarafından tasarlanan ve içerisinde kitaplar hariç her detayın bembeyaz olduğu bu kütüphaneye girersem hiç çıkmak istemem gibi gözüküyor.

9-Portekiz Kraliyet Kütüphanesi-Brezilya

Brezilya

Rio de Janeiro’da bulunan Portekiz Kraliyet Kütüphanesi, dünyanın en gösterişli okuma odalarından birine sahip. Neo-Manuelin tarzında tasarlanmış olan okuma odası, ahşap detayları ve üst üste sıralanmış sayısız kitap rafı ile adeta göz kamaştırıyor. 1887 yılında tamamlanan salon, Portekiz’den Brezilya’ya giden göçmenler tarafından kültürlerini o zamanın başkentine taşımak amacı ile inşa edilmiş. Portekiz toprakları dışındaki en geniş ve en değerli Portekizce edebiyat arşivine sahip olan kütüphane, 350.000’in üzerinde kaynağa ev sahipliği yapıyor.

10-Vasconcelos Kütüphanesi–Meksika

Meksika

2006 yılında açılan Vasconcelos Kütüphanesi, Meksikalı mimar Alberto Kalach tarafından tasarlanmış. Yaklaşık 38.000 metrekare alana yayılmış olan kütüphane, kapladığı alan ile mega kütüphane olarak da anılıyor. Birbiri üzerine yığılmış raf öbekleri gibi görünen kitap saklama bölümleri dar bir koridorla ayrılıyor ve kütüphane görüntüsüyle sizi 2050’li yıllara doğru zamanda yolculuk yaptırıyor. Binanın içinde aynı zamanda birbirinden ünlü Meksikalı sanatçıların heykelleri de bulunuyor.

11-George Peabody Kütüphanesi–ABD 

ABD

Baltimore Maryland’de yer alan George Peabody Kütüphanesi, 19. yüzyılda hayırsever George Peabody tarafından şehir halkına bir armağan olarak inşa edilmiştir. Döneminin başarılı mimarlarından Edmund Lind tarafından tasarlanan bina, içindeki yüksek avlusu ile ünlüdür. Tam beş kat boyunca kitap ile dolu olan balkonları ve gün ışığını içeri alan büyük tavan pencereleri, kütüphaneye eşsiz görünümü sağlıyorlar. Bu dev kütüphanenin ‘Kitapların Katedrali’ olarak anılmasına sebebi bu şahane görüntüsü olsa gerek.