İnsanlık tarihinden beri insanların hayatını kolaylaştıracak birçok icat bulundu. Şu anki hızla ilerlemese de teknoloji yavaş yavaş temellerini atmaya başladı. Fakat bir topluluk var ki bu teknolojiyi asla kabul etmiyorlar. Sizi bu toplulukla tanıştırmak istiyorum: Amişler.

Rönesans döneminden sonra 17. yy’da reform hareketleri hız kazanmaya başladı. Kiliseye güven azalması ve dinin sorgulanmasından Amişler de nasiplerini aldılar. Reform hareketlerinin alevlendiği dönemde Menno Simmons ile birlikte bir grup kişi Hristiyanlık’taki vaftiz olayına karşı çıktılar. İnsanların 18 yaşına gelince kendi dinlerine karar verme haklarına sahip olduklarını savunan bu grup, Katı Katolik Kilise ile ters düşüyorlardı. Bu sebeple birlikte bu gruptakiler ve aynı düşüncede yüzlerce insan öldürüldü.

Baskılara dayanamayan Almanya, Fransa ve İsviçre’deki Amişler 18. ve 19. yy’larda Amerika’ya göç etmeye başladılar. İstanbul’un Hasanpaşa bölgesinde yaşayan Amiş topluluğunun bir bölümü erken vaftiz konusundaki görüşleri nedeniyle Rus ve Ermenilerin baskısına maruz kaldılar. Ölüm korkusuyla İstanbul ve İzmir’de bulunan Amişler de Türkiye’yi terk ederek Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’ya göç ettiler. Hâlâ hayatlarını bu bölgelerde devam ettirmektedirler. Son 16 yılda nüfusları 125 binden 230 bine ulaşmıştır. Her ailenin 4-5 çocuk yapması sebebiyle de 2026’da nüfuslarının 500.000’i bulması bekleniyor.

Hz. İsa Dönemindeki Gibi Yaşıyorlar

amişler-ilkel-yollarla-tarım

Hz. İsa dönemindeki gibi bir yaşam sürmeleri gerektiğine inanan Amişler, otomobil, telefon, elektrik gibi yaşamı kolaylaştıran teknolojiyi kullanmaktan kaçınırlar. Ulaşımı at arabaları ile sağlarlar. Devlete vergi vermezler. Sosyal güvenlik gibi kavramlarla ilgilenmezler. Askerlik yapmazlar. Işık gereksinimlerini ise güneşin doğuşu ve batışı arasındaki zamanı değerlendirerek giderirler. Kendilerine has kıyafetleri vardır ve modayı takip etmezler. Her köyde ihtiyaçlar için kullanılacak sadece bir telefon bulunur. Toplumun temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Traktör kullanmazlar, bütün üretimlerini 17. yüzyıl aletleri yani saban ve benzeri aletlerle sürdürüyorlar.

Temel Eğitimden Sonra Çocuklarına Kendileri Eğitim Verir

amişler-çocukları

Çocuklar temel eğitimlerini devlet okullarında aldıktan sonra, onları dış dünyanın olumsuz etkilerinden korumak için kendi kilise okullarında eğitirler. Dilleri Pensilvanya Almancasıdır. Kendi toplumları dışındaki insanları ise “Englishman” olarak adlandırırlar. İnançlarına bu kadar sıkı sıkıya bağlı olmalarına karşın Amiş toplumu bağnazlıktan son derece uzaktır. 16 yaşına gelen çocuklarını dış dünyayı ve diğer yaşam tarzlarını tanımaları, neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendilerinin belirlemesi ve özgür iradeleriyle bir sonuca ulaşmaları için tamamıyla serbest bırakırlar.

Boşanmak Oldukça Zordur

evlilik

18 yaşını dolduran kızlar ve 20 yaşını tamamlayan erkekler eşlerini kendileri seçer. Ancak burada da şöyle bir kuralları var. Amişlerin kendileri dışında biriyle evlenmeleri kesinlikle yasaktır. Ayrıca aile içi evliliğe de olumlu bakmazlar. Evlilik öncesi seks hoş karşılanmaz ve evlenmeden önce seks yaptığını itiraf eden gençler 6 haftalık bir ceza ile önce günahlarının kefaretini öderler. Kızların gelinlikleri aynı zamanda öldüklerinde kefenleri de olur. Amişlere göre hiçbir gerekçe boşanma için yeterli bir neden değildir. Evlilikle başlayan bir birliktelik ancak ölüm nedeniyle sona erebilir. Amiş erkekleri bıyıklı ve sakallı şekilde dolaşırlar. Bıyığını kesmiş bir Amiş erkeği evli bir erkek anlamına gelir. Kadınlar ise evlenene kadar saçlarına siyah örtü, evlendikten sonra beyaz örtü bağlarlar.

Dünyevi Şeylerden Kendilerini Uzak Tutarlar

amişler-ve-günümüz-çarpışması

Müzik enstrümanı kullanmak Amiş inanışına göre yasaktır. Çünkü enstrümanlar dünyevidir. İlginç yaşamlarından dolayı yaşadıkları yeri turist akımına uğruyor. Bu konudan oldukça rahatsız olan Amişler, fotoğraflandıklarında ruhlarının uçup gideceğine inandıklarından, turistlerin onları fotoğraflamasına pek sıcak bakmıyorlar.