4 Maddede Atatürk'te Cumhuriyet Fikrinin Doğuşu | KreatifBiri

4 Maddede Atatürk’te Cumhuriyet Fikrinin Doğuşu

Cumhuriyetimiz bugün itibariyle 95 yaşında. Türkiye için en iyi yönetim şeklinin cumhuriyet olduğunu bilen Atatürk’e bu fikri oluşturan nedenler nelerdi? Bizde hepsini 5 maddede inceledik. Hadi hep birlikte bakalım. 🙂

1-Cumhuriyet Yönetiminin İlk Temelleri:Roma İmparatorluğu

War

Milattan önce Roma Krallığı devrinde uzun bir dönem cumhuriyet yönetimi hakim olmuştu. Kısmen bir seçim ortamı sağlamış olan bu sistemi ilk cumhuriyet denemeleri olarak görebiliriz. Uzun süre krallık veya feodalite(derebeylik) sistemiyle yönetilen devletler, Fransız İhtilali ile yerini cumhuriyet yönetimine bırakmaya başlamıştır. 1789’da burjuva ve alt sınıf halkının ortak hareketiyle monarşiye son verdikleri bu olay bütün Avrupa’da yankı uyandırmıştı.

Fransız İhtilali’nin etkileri, Osmanlı Devleti’nin de oldukça ilgisini çekmişti. Osmanlı da yaşanan bu olayları takip etmek istiyordu. Fakat elçilik sisteminin olmaması, takip işini oldukça zorlaştırıyordu. Olaydan 4 yıl sonra yani 1793’te Avrupa’ya elçiler gönderildi. Fakat bu insanlar diplomatlık için eğitilmemiş, yabancı dil bilgisi az veya hiç olmayan insanlardı. Bu nedenle vazifeleri sırasında çok acemi işler yapıyorlardı. 1797’den sonra ise Napolyon’un Balkanlar’a yaklaşmasıyla birlikte milliyetçilik ve bağımsızlık hareketleri topraklarımıza yavaş yavaş ulaşmaya başlamıştı.

2-Cumhuriyet Fikrinin Osmanlı Aydınlar Üzerindeki Etkisi

Old

Cumhuriyet fikri devrin Osmanlı aydınına ve kanaat önderlerine de tesir etmişti. Jön Türkler ve Genç Osmanlılar diye anılan kesim iyi Fransızca biliyor ve literatürü takip ediyorlardı. Montesquieu, Rousseau, Voltaire, Diderot, John Locke, Thomas Hobbes gibi geçmişteki ses getiren yazarları okumaktaydılar. Fransız İhtilali’ni yapan kadronun fikirlerine tesir eden bu yazarlar, bu sefer de Osmanlı aydınlarına tesir etmeye başlamışlardı.

Osmanlı’da beklenen değişim 1876’da Kanun-i Esasi ile gerçekleşti. Artık monarşi yerine meşrutiyet gelmişti. Âyan ve Mebusan adlı iki meclisli bir sistem Kanun-i Esasi’ye göre yönetime katılacaktı. Bu sistem, klasik düzenin değişiminin ilk hareketleri olarak görülebilir.

3-Atatürk’ün Cumhuriyet Fikri İle Tanışması

Enver

Bağımsızlık ve milliyetçilik fikri dönemin yeni nesli olan gençleri oldukça etkilemişti. Bu fikirden etkilenen gençler arasında  Mustafa Kemal’de vardı. Atatürk, okul sıralarında öğrendiği Fransızca ile aydınlanma çağının yazarlarını okumaktaydı. Bunun yanında Namık Kemal, Ziya Paşa gibi kendi yazarlarımızın eserleri de onun fikir dünyasına yön vermekteydi.

Mustafa Kemal gibi yeni bir idare şeklini yani Cumhuriyet’i düşünenlerin sayısı yok denecek kadar azdı. Çoğunluk padişahı kontrol altında tutacak ve yetkilerini olabildiğince sınırlayacak bir meşrutiyetten yanaydı.1909 tarihinde yaptığı bir toplantıda fikirleriyle sivrilen Mustafa Kemal’in ortadan kaldırılması kararlaştırıldı. Hatta bu görevi üzerine alan Halil (Kut) Paşa, yıllar sonra Atatürk’le Çankaya’da olan sohbetinde bu göreve onu korumak için talip olduğunu söylemiştir.

4-I. Dünya Savaşı ve Ardından Kalan Yıkılmış 700 Yıllık Devlet

Big

Mustafa Kemal ve onun nesli olan subaylar Osmanlı Devleti’nin son zamanlarını yaşadığı dönemlerde yeni mezun olmuş genç subaylardı. Mezun oldukların andan itibaren kelimenin tam anlamıyla cepheden cepheye koşan bir nesildi. 1905’te akademiden çıkan bu kurmaylar yurdun dört bir yanına dağılmış, çeşitli azınlık isyanlarını dağıtmakla uğraşıyorlardı. 1908’de ihtilal ve II. Meşrutiyet, hemen bir yıl sonra 31 Mart Vak’ası. 1911’de Trablusgarp ve bir yıl sonra Balkan Savaşları ve daha onun yaraları bile sarılmadan I. Dünya Savaşı başlamıştı. Ardı ardına gelen tüm bu olaylar Mustafa Kemal ve arkadaşlarını cumhuriyet fikrine yönlendiriyordu.

Milli Mücadelenin örgütlenmeye başladığı ilk günlerden beri yayınlanan genelgeler ve kongrelerde cumhuriyete göndermeler mevcuttu. Vatanı ”milletin azim ve kararlığının” kurtaracağının açıklanması, her ilden millet temsilcilerinin seçilmesi ve Ankara’da Büyük Millet Meclisinin kurulması bu yolda yüründüğünün göstergesiydi. 1921’deki Teşkilat-ı Esasiye Kanununun ilk maddesi ”hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” demekle açıkça cumhuriyet yönetimini ilan ediyor, sadece açıkça adını koymuyordu. 29 Ekim 1923’te cumhuriyetin ilan edilmesiyle ismi de konulmuş oldu.

Bilgiyi Yay
Written by Ecem Bölük
22 yaşında bir Bilgisayar Mühendisi. Okumaya, yazmaya ve kodlamaya delicesine bağlı kreatif biri.

Leave a Reply