5 Maddede Black Friday Nedir?

Önümüzdeki birkaç gün belki de hafta içerisinde duyacağımız bu ifade anlamı bakımından tartışmalara yol açsa da pazarlama konusunda markaları oldukça kazançlı çıkarıyor. Bu yazımda 5 maddede Black Friday’in ne anlama geldiğinden, ne zaman ve neredeler de kutlandığından, neden Black Friday olarak anıldığından, psikoloji ve pazarlamadaki etkisinden bahsedeceğim.

1-Black Friday Nedir?

ABD’de Şükran günü 300 yıldır kutlanıyor. Her kasımın dördüncü perşembesinde bir araya gelen aileler, birlikte yemekler yiyip, dua ediyorlar. Ertesi günü, cuma da tatil olduğundan herkes alışverişe çıkıp bir şeyler alıyorlar. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’deki refah düzeyinin artması, insanları tüketim çılgınlığına itmişti. Bunu fark eden mağazalar 1950’lerden itibaren Şükran Günün’den sonraki cuma gününde indirimler yapmaya başladı. Amerika’da başlayan bu gelenek, zamanla İngiltere, Kanada ve diğer ülkelere de yayıldı. Son bir kaç yıldır bizim ülkemizde de uygulanıyor.

2-Neden Black?

Black ifadesi kullanılmasının iki sebebi var. Bunlardan biri, muhasebe defterlerinde kar verilerinin siyah, zarar verilerinin ise kırmızı ile gösteriyor olması. Diğeri ise, 1961 yılında Philedelphia eyaletinde, Şükran Günü’nden sonraki ilk cuma gerçekleştirilen mağaza indirimleri o kadar büyük ilgi görmüş ve trafik öylesine tıkanmış ki, bu olaydan sonra Şükran Günün’ün ilk cuması “Kara Cuma” olarak anılmaya başlamış.

kalabalık

Bazı mağazalar “Black” ifadesinin olumsuzluk anlamı katması nedeniyle indirimlerini “Büyük Cuma” diye duyurmayı denemişler. Fakat istedikleri verimi alamamışlar. O gün yaşanan kalabalık, izdiham gibi olaylar ismin hakkını verdirecek nitelikte. Kısacası ABD’de doğan bu geleneğin, hiçbir dinle ilgisi olmadığı, sadece pazarlama taktiği olduğu görülüyor.

Black Friday geleneğinin bu kadar tutması, mağazaları buna benzer yeni günler oluşturmaya çalışıyorlar. Fakat hiçbiri Black Friday kadar etkili olamıyor. Bazı firmalar indirimi hafta geneline yayıyor ancak yine de indirim oranının en yüksek olduğu gün Cuma oluyor. Sırf bu alışveriş için dünyanın çeşitli yerlerinden özel olarak Amerika’ya giden insanlar var.

3-Black Friday’i Boykot Edenlerin Sayısı Her Yıl Artıyor

boykot

Şükran Günü’nün ertesi gününde tatil yapması gerekirken çalışmak zorunda kalan binlerce mağaza çalışanı bulunuyor. Ayrıca bazı mağazalar o gün erken açılıp, geç kapanıyor ya da 24 saat boyunca açık kalıyorlar. 24 saati bulan ağır çalışma şartlarına maruz kalan çalışanlar ve tüketim çılgınlığı karşıtları bu günü protesto ediyor. Öyle ki, artık Şükran Günü yerini Black Friday’e bırakmış durumda. İnsanlar eskiden aileleriyle yemek yiyip sonrasında maça veya eğlence merkezlerine giderken, şimdi alışveriş merkezleri önünde sıraya giriyorlar.

4-Black Friday’in 2017 Rakamları

Bu yıl 23 Kasım’a denk gelen Black Friday’in geçen yılki Türkiye rakamlarını inceleyecek olursak, kredi kartlarıyla o gün tam 2,45 milyar TL harcama yapılmış. Geçen yıla göre kartlı harcamalar %30 artarken, internetten yapılan harcamalar ise 2 katına çıkmış. Harcamaların büyük çoğunluğu elektronik eşya için yapılmış. 24 Kasım 2017 Cuma günü elektronik eşya sektöründe 238 milyon lira, giyim ve aksesuarda 57 milyon lira ve hizmet sektöründe 31 milyon lira harcama gerçekleşmiş.

5-Psikolojik ve Sosyolojik Açıdan Black Friday

Pahalılaşan hayat şartları beynimizdeki acı merkezini harekete geçiriyor. İndirim etiketini gördüğünüzde beyniniz, ödül merkezini harekete geçirerek acı çekmemesi için sizi o ürüne almaya yönlendiriyor. Ayrıca bir çok kampanyada kullanılan, “belirli tarihlerde geçerlidir”,”indirim günleri”, “stoklarla sınırlıdır” ifadeleri tamamen tüketicilerin zihnini satın alma alarmı haline dönüştürmek. İşin garip tarafı, yapılan araştırmalarda tüketicilerin indirimler dolayısıyla manipüle edildiklerinin farkında oldukları, buna rağmen FOMO etkisiyle bu güruha katıldıkları görülüyor.

magaza

Ayrıca özel fırsatları yakalamış olmak, kendimizi özel hissetmemizi sağlıyor. Black Friday çılgınlığının ardında da bu rekabet duygusunu tetikleyen herkesin, iyi bir fırsat yakalamak için adeta avına odaklanmış şekilde beklemesi yatıyor. Aslında olay tamamen “Eğer herkes bunun peşindeyse, bu kesinlikle peşinden koşulacak bir şeydir!” olarak tanımlanan sürü psikolojisi temeline dayanıyor. Evrim süresince tamamen değişecek halimiz yoktu ya. 😀

Black Friday, “ya sev ya terk et” şeklinde tüketicileri ikiye ayırıyor. Bir kısım uzun kasa kuyruklarında beyninin ödül merkezini uyarmakla meşgulken diğerleri onların bu denli gözünün dönmesine anlam vermeye çalışıyorlar. Markaların zihnimizde oluşturduğu daha güzel, daha mutlu, daha eğlenceli, daha popüler vs.”  bu algıları bir kenarıya bırakacak durup 1 dakika düşünün. Gerçekten o ürüne ihtiyacım var mı? Peki ya o ürünü bulamayanlar ya da o ürün üretilirken doğaya verilen zarar?

 

 

 

 

Bilgiyi Yay!