Dünyamızın yaklaşık %70’ini denizler ve okyanuslar oluşturur. Hayatımızda bu kadar yer kaplayan bu su kütlelerini düşündüğümüzde hepimizin kafasında ister istemez bir bilinmezlik oluşur. Fakat bazılarında bu durum, bilinmezlikten korkuya evrilir. Sadece denizin koyu maviliğine bakmak bile korkmanıza sebep olabilir. İşte bu durumda talassofobiye sahip olabilirsiniz. Peki ne bu talassofobi? Talassofobik olduğumuzu nasıl anlarız? Gelin birlikte öğrenelim.

Talassofobi Nedir?

talassofobi

Talassofobi, engin deniz ve okyanus kütlelerinden korkma durumudur. Yunancada deniz anlamına gelen “thalassa” ve fobi anlamına gelen “phobia” kelimelerinin birleşiminden oluşur. Temelde açık deniz korkusu olarak geçse de, aslında alanı oldukça geniştir. Bu fobiye sahip kişiler dalgalardan, doğaüstü canlıların varlığından ya da sadece renginden bile korkabilir.

Nedenleri

Günümüzde yayınlanan filmler, belgeseller, okuduğumuz gazeteler, kitaplar talassofobiyi tetikleyen faktörlerden birkaçıdır. Örneğin; boğulma korkusu olan bir kişi, Titanic filmini izlediğinde talassofobi geliştirmeye yatkın hale gelir. Ya da Jaws ve Moby Dick gibi filmler, devasa köpek balıkları ve dev balinaları anlattığı için kişinin hiç olmayacak senaryolar kurmasına sebep olabilir.

İzlediğimiz filmler, okuduğumuz kitaplar bir yana, bunların hepsini kapsayan ve talassofobiyi tetikleyen tek bir durum vardır: Denizlerin karanlık sularının zihinde açığa çıkardığı bilinçaltı korkuları. Yani aslında korktuğunuz denizler değil, bilinçaltınız. Daha önce yaşamış olduğunuz bir olay ya da o an kafanızdan geçen herhangi bir düşünce bile bilinçaltınızı tetikleyebilir.

Örnek olarak; sığ bir denizde yüzerken, ayağınızın basmadığı bir noktada gerçek hayatta asla var olmayacak canlılar hayal edebilir ve oradan hızlıca kaçmak isteyebilirsiniz. Profesyonel bir dalgıç bile olsanız, denizin derinliklerinde gördüğünüz herhangi bir şey bilinçaltınızı etkileyebilir. İşte bu gibi durumlarda bilinçaltınız irrasyonel durumlar üretir ve korku başlar.

Açık Deniz Korkusu: Talassofobi 1

Semptomları Neler?

Bu fobiyle beraber hem fiziksel hem duygusal semptomlar oluşabilir. Fiziksel semptomlar; baş dönmesi, hızlı kalp atışı, nefes darlığı, sersemlik; duygusal semptomlar ise kaygı, duygu kopukluğu, bunalma, ani kaçış hissiyatıdır. Bu semptomların oluşması için suya yakın olmanıza gerek yoktur. Uçakla üstünden geçerken, haritadan bakarken ya da sadece aklınızdan geçirirken bile bu semptomlar gelişebilir.

Nasıl Anlarız?

Açık Deniz Korkusu: Talassofobi 2

Aslında bunu öğrenmek oldukça basit. İnternet üzerinde yapılan testlerle, deniz fotoğraflarıyla ya da resmi şekilde psikolog yardımıyla öğrenilebilir. Ancak buna gerek kalmadan kendimize soracağımız birkaç soru da öğrenmemize yardımcı olabilir. Bu sorular ise şu şekilde olabilir:

  • Derin sulardan korkuyor musunuz?
  • Denizlerin altında bildiğimiz ya da bilmediğimiz canlılar sizi korkutuyor mu?
  • Yüzmeyi çok iyi bilseniz de ayağınızın basmadığı yerlere gitmeye korkuyor musunuz?
  • Denizin derinliklerinde eskiden insanlara ait olan herhangi bir şeyi düşününce ürperiyor musunuz?
  • Denizi her yönüyle sevseniz de harita üzerinde denizin maviliğine bile bakmak sizi korkutuyor mu?

Eğer bunlardan birine bile cevabınız evetse, talassofobiniz olabilir.  

Tedavi ve Başa Çıkma Yolları

Talassofobi üzerine yapılan kapsamlı bir araştırma yoktur ama diğer fobilerle benzer bir sonuç vereceği düşünülmektedir. Tedavi olarak ise diğer tüm fobilerde olduğu gibi “maruz bırakma” yöntemi uygulanabilir. İlk olarak kişinin kendisini derin bir su kütlesinin yanında görselleştirmesi gerekir. Ardından da kaygı düzeyini azaltmak için derin nefes alıp verme taktiği ile kendini rahatlatmalıdır. Tedavinin ilerleyen dönemlerinde ise, görselleştirmeden çıkarak korkusunun kaynağına geçebilir. Korku azalana kadar, kişi nefes egzersizlerine de devam etmelidir yoksa daha sonrasında anksiyete, panik atak gibi durumlar yaşanabilir.

İleri safhadaki talassofobikler için uygulanan yöntem ise Nöro Dilbilimsel Programlama Terapisi. Bu şekilde direkt olarak kişi korkularıyla yüzleşir ve zihnini yeniden programlamaya başlar. Böylece denize farklı gözle bakmaya başlar. Kişinin korku düzeyine göre seans sayısı değişebilir.

Sonuç olarak hepimizin korkuları var. Kendi isteğimiz ve çabamızla bu korkuların üstesinden gelebiliriz. Talassofobi ne kadar hayatı zehir eden bir fobi olsa da atacağınız en küçük bir adım bile sizi denize bir adım daha yaklaştırabilir. Yeter ki isteyin…

Kaynakça: 1, 2

Editör: Sena Baki