Dijital Şifrelemenin Babası: Alan Turing Kimdir?

Değeri sonradan anlaşılan, bilim dünyasının nankörlük ettiği birçok bilim insanı vardır. Bu yazımızın konusu olan Alan Turing, 20. Yüzyılın en büyük matematikçilerinden biridir aynı zamanda modern bilgisayar ve yapay zekanın temellerini atmıştır. Bugün baktığımızda Turing’in çalışmaları insanlık tarihini derinden değiştiren etkilere sahiptir. Fakat Turing’in hikayesi, başarıları uzun yıllar boyunca anlatılmadı, adı hiçbir yerde anılmadı. Bugün bilgisayar bilimlerinde geldiğimiz noktayı Alan Turing gibi insanlara borçluyuz; hepimiz onu tanımalı ve ona minnet duymalıyız.

Turing, 1912 yılında Londra’da doğdu. Eğitim hayatının ilk yıllarında öğretmenleri onun matematiğe olan beceri ve ilgisini fark ettiler. 14 yaşına geldiğinde Dorset’te bulunan Sherborne okuluna başladı. Bu okul Turing’in hayatındaki ilk dönüm noktası olacaktır. Turing derslerde oldukça başarılı olmasına karşın sosyal olarak dışlanmış durumdaydı ve okuldaki çocuklar tarafından sürekli rahatsız ediliyordu. Bu dönemde Cristopher Marcom ile tanıştı. Marcom’la birlikte vakit geçirdikçe Turing eşcinsel olduğunu fark etmiştir ve Marcom onun ilk aşkıdır. Daha sonra okulun bitmesine kısa bir süre kala Marcom tüberküloz hastalığı sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu olay onun hayata, tanrıya dair tüm inancını kaybetmesine neden oldu.
Turing Sherborne’dan sonra Cambridge’de Kings College’a kaydolur, yaşadığı çöküntüye rağmen çalışmalarına ve kendini geliştirmeye burada devam eder. Bu dönemde Turing makinelerini geliştirir. Bu makineler esasında karmaşık hesapların bir düzenek tarafından yapılmasını sağlayan ilkel bir hesap makinesidir. King’s college’dan mezun olduktan sonra doktora yapmak için ABD’ye gider. Turing 1936-38 yılları arasında Princeton Üniversitesinde matematik, kriptoloji alanları üzerine çalışmalarda bulunur ve ardından 1938 yılında, 2. Dünya savaşının göbeğindeki İngiltere’ye geri döner. Burada İngiliz Ordusunun kriptoloji ekibine dahil olur.

Enigma

enigma

4 Eylül 1939’da İngiltere’nin Almanya’ya savaş ilan etmesi Turing için diğer bir dönüm noktasıdır. Alman ordusu, savaşta haberleşmeyi sağlamak için belirli aralıklarla değişen şifreli mesajlar kullanmaktaydı ve bu şifreleri Enigma adı verilen bir makina ile oluşturmaktaydı. İngiliz hükümeti bu şifrelerin çözülmesi için Bletchley Park’ta bir kriptoloji ekibi kurmuştur. Turing de buradaki kripto analiz ekibinin başına getirilir. Ekip şifreleri çözmek için geleneksel bir biçimde çalışmaya başlar fakat Turing’in aklında çok daha farklı fikirler vardır. Turing şifrelerin çözülmesi için bir şifre çözme makinesinin yapılması gerektiğini düşünüyordu. Bu amaçla geliştirdiği yöntemler sayesinde her gün enigmanın 159 milyar kere milyar olası anahtar arasından o günkü kriptoyu bulan makinesini uzun uğraşlar sonrasında geliştirebildi. Bu makine ‘Bombe’ olarak isimlendirildi. Dijital bilgisayarlara giden ilk adım olarak görülen Bombe cihazları, 2. Dünya savaşının seyrini nazilerin aleyhine değiştirdi ve İngiliz ordusuna büyük bir üstünlük kazandırdı. Turing bu sayede pek çok kişinin hayatını kurtarmış ve savaşın süresini tek başına kısaltmış oldu (yapılan tahminlere göre savaş 2 yıl kısalmış ve milyonlarca hayat kurtarılmıştır).

Savaş sonrası hayatı

Turing’in savaş yıllarındaki başarısı ve geliştirdiği planlar hükümet tarafından “çok gizli” olarak işaretlenmişti. Bu yüzden akademik ve bilimsel yayınlara konu olması mümkün değildi. Fakat bu yıllarda elde ettiği deneyim Turing için yeterlidir, ilk modern bilgisayarların tasarımı için çalışmaya başlayan Turing’in planları Londra Ulusal Fizik Laboratuvarı tarafından onay da almıştır. Ancak tasarımı, aynı dönemde Amerika’daki bilgisayar bilimi üzerine yapılan çalışmaların gölgesinde kalır. Turing endüstriyel planlarını bir kenara bırakarak daha soyut alanlarda çalışmalara başladı. 1948 yılında Manchester’da Matematik departmanına okutman olarak tayin edildi, 1949’da ise yine Manchester’da bilgisayar laboratuvarında vekil yönetici oldu. Burada soyut çalışmalarına devam etti ve aynı yıl “Bilgisayar Mekanizması ve Zeka” isimli ünlü makalesini yazdı.

deney

Örneğin yukarıdaki resimde, duvarın arkasında A ve B bulunmaktadır. Bunlardan, B aslında gerçek bir insan ve A aslında bir bilgisayar üzerinde çalışan yazılımdır. Duvarın arkasındaki C kişisi, A ve B’yi görmeden sadece klavye ve monitör marifeti ile A ve B’ye istediği soruları sorabilir. B kişisi normal cevaplar vermelidir, buna karşılık A bilgisayarının amacı insan gibi davranıp C kişisini kandırmaktır.

Turing bu makalesinde özellikle yapay zekalara değinmiş ve bir makinenin akıllı sayılabilmesi için gerekli standartları belirlediği bir deney tasarlamıştır. Bugün Turing testi olarak isimlendirilen bu deneyin iddiası şuydu: eğer soru soran kişiyi, diyalog içerisinde olduğunun bir insan olduğu konusunda kandırabilirse, bir bilgisayar için düşünmenin söz konusu olabileceğiydi.
Turing son yıllarında(1952-1954) matematiksel biyoloji, özelliklede morfogonez üzerine çalışmalarda bulunmuştur ve bitkilerde bulunan fibonacci rakamlarını incelemiş, 1952 yılında “Morfogenezin Kimyasal Kökeni” isimli makalesini yayımlamıştır.

İntiharına Giden Yol

1952’de Turing’in evi birkaç hafta önce sinemada tanıştığı bir genç olan Alan Murray tarafından soyuldu. Turing bu hırsızlığı derhal polise bildirdi ve polislere verdiği ifadede eşcinsel olduğunu açıkladı. İngiltere’de eşcinselliğin ahlaksızlık ve akıl hastalığı olarak görüldüğü yıllardı ve Turing’in açıklamasından sonra iki seçeneği vardı; ya hapse girecekti ya da 1 yıl boyunca östrojön hormonu alarak hadım edilecekti. Hapse girmek istemeyen Turing ikinci seçeneği kabul etmişti fakat bu hormon tedavisi onu tüketecekti, düşünme yetisi her geçen gün zarar görecekti. Tüm bunlar yetmezmiş gibi Turing’in ‘ahlaksızlıktan’ suçlu bulunmasından dolayı devlet tarafından güvenilirliği kaldırıldı, görevli olduğu projelerden alındı.
8 haziran 1954 tarihinde temizlikçisi Turing’in cansız bedenini buldu, başucunda yarısı yenmiş bir elma vardı. Resmi otopsi ölüm sebebini ‘siyanürle zehirlenmiş elmanın yenmesi’ olarak göstermişti yani intihar diyorlardı fakat elmanın kendisine hiçbir zaman siyanür testi uygulanmadı. Turing yalnızca 41 yaşındayken hayata veda etti, arkasında geleceği değiştirecek çalışmalar bıraktı, modern bilgisayar ve yapay zekanın temellerini attı fakat ölümünden yıllar sonra takdir edilmeye başlandı.  1966 yılından itibaren bilgisayar dünyasının Nobel’i kabul edilen Turing ödülü , Bilgisayar Mekanizmaları Birliği tarafından her yıl birer kişiye verilmeye başlandı ve hakkında yapılan suçlamada 2013 yılında kraliyet affıyla kaldırıldı ve başarıları ödüllendirildi.

Kaynaklar:

Alan Turing Website http://www.turing.org.uk
http://www.turingarchive.org/

http://www.biyografi.info/kisi/alan-turing

Bilgiyi Yay
Deniz Lisesi Komutanlığı son mezun sınıfından, Ytü gemi makineleri mühendisliğinde 2. sınıf öğrencisi.
Bu yazıyı beğendin mi?
00

Bir Cevap Yazın