Albert Einstein’ın Başarısının Perde Arkası

Albert Einstein Başarı

Albert Einstein nasıl dünyanın en başarılı ve en çok bilinen bilim adamı oldu? Sadece zeki olması yeterli miydi? Einstein’ın perde arkası…

Şimdiye kadar gelmiş geçmiş en tanınan bilim adamıdır belki de Albert Einstein! Bütün tabuları yıktı, kimsenin bakmadığı alanlara baktı, evrenin sırlarını açıklığa kavuşturdu… Yaptıklarıyla, teorileriyle, aykırılığıyla, zekasıyla hep gündemde olan bu bilim adamının sırrı neydi? Nasıl başardı? Sadece zeki olmak yeter miydi? Ya da doğuştan gelen bir yeti miydi?

Çok heyecanlı bir konu değil mi? Belki defalarca okuduk, dinledik ama hep merakımız devam etti. Çünkü onun gibi olabilmek bir ayrıcalıktı. O farklıydı, fark yaratanlardan olabilmişti. Öyle bir insandı ki ‘dahi’ kelimesinin vücut bulmuş şekliydi ve ‘dahi’ deyince akla ilk gelen yine odur. Bu kadar övgü yeter, birazda farklı olarak ne yazacağım ona değineyim. İlk olarak böyle bir konuma gelmesinin ana nedeni olarak seçimleri olduğunu düşünüyorum. Sonrasında aykırılığı, düşünce biçimi, zekâsı, merakı ve diğer etmenler geliyor. İşte, bu etmenlere beraber bakacağız. Başlayalım mı, ne dersin?

Başarı Yolundaki Seçimleri

Seçimler; sonu gelmeyen olasılıklar, sonu gelmeyen sonuçlar silsilesi… Einstein’da şüphesiz bu sonuçların ürünü ama onun seçimleri sıradan değildi. Örneğin liseyi bitirmesine 3 yıl varken liseyi bırakmıştı. Her ne kadar bunalım bırakmasındaki ana etmen olsa da onun gibi öğrenme ve bir yerlere gelme tutkusu olan biri için oldukça zor olmalıydı bu karar. Sonrasında Almanya vatandaşlığından kendi isteğiyle çıkıp 5 yıl vatansız olarak yaşaması da ilginç seçimleri arasındaydı. Kaynaklarda askerlik yapmak istemeyişinden falan bahsedilse de bence kendini sadece yapacaklarına odaklamak istiyordu. Yani tek derdi problemler, bilim olsun istiyordu.

Albert-Einstein

Sadece kendi istediği şeylere odaklanmak için yaptığı seçimlerden biri de üniversitede okurken sevmediği derslere girmemesiydi. Sadece ilgilendiği ve hocalarını sevdiği derslere giriyordu. Bu, daha sonraları problemlere neden olsa da artılarının fazlalığı su götürmez bir gerçek. Üniversiteden sonra kendini bilime adamak istiyordu fakat çeşitli nedenlerden ötürü bu mümkün olmadı. 2 yıl neredeyse hiçbir şey yapamazken sonunda o meşhur patent bürosuna girdi. Burada başta maddi sıkıntıları olmak üzere birçok problemi son bulmuştu aslında. Ama onun asıl derdi bilim yapmaktı. Bu yüzden sonrasında nispeten daha az maaşla bir üniversitede bilimsel çalışmalarına devam edecekti.

Diğer seçimlerinden de kısaca bahsedip kalan etmenlere geçelim. Çalıştığı alanlar, o dönemde hakkında çok az şey bilinen ama çok fazla yaygın kanının olduğu olanlardı. Hatta yayınladığı ilk teoriler bir patent memurunun öne süremeyeceği saçmalıklar olarak nitelendirilecekti. Bir diğer öne çıkan seçimi de açık sözlülüğüydü. Hocalarına, arkadaşlarına kısacası çevresindekilere olumsuz veya olumlu olması fark etmeksizin söylemek istediklerini direkt söylerdi. Bu, üniversiteden mezun olduktan sonra üniversitelere kabul edilmemesinin en büyük sebeplerindendi. Belki de böyle olması onu sonraki konumuna daha sağlam bir şekilde getirmiştir. Daha değinmemiz gereken çok seçim var evliliği, çocukluğu, yaşadığı ülkeler, dini seçimi gibi ama şimdilik bu kadarı yeterli…

Başarı Yolunda Aykırılık

Bir diğer etmenimiz olan ve en başarılı kreatiflerde daima gördüğümüz aykırılığa geçelim. Zaten mantıken de sıradan olmak istemiyorsan aykırı olmak zorundasın.  Einstein’da da bu daima vardı. Liseyi terk ettiğinde, hocalarını beğenmediğinde ve yanlışlarını söylediğinde, alışıla gelmiş kuramlara karşı yeni bir kuram geliştirdiğinde, politik görüşlerinde, insanlarla ilişkisinde daima aykırıydı. Bu aykırılığı, Steve Jobs’ta, Leonardo Da Vinci’de, Elon Musk’ta ve diğer birçok fark yaratanda da görebilirsin. O yüzden sıradan değil de fark yaratan olmak istiyorsan mutlaka kalıpların ve öğretilerin dışına çıkmalısın.

Albert-Einstein Renkli

Başarı Yolunda Diğer Etmenler

Düşünce biçimine de en yalın haliyle bakacak olursak; matematiksel-mantıksal, sade, pragmatist ve global pragmatist bir düşünce yapına sahipti. Bundan ötürü kendini daima insanlığın yararına çalışmaya adamıştır!

Çocukken kendisine hediye edilen pusulayla başlamıştı onun merakı. Bu pusulayı çocuk yaşlarındayken aldıktan sonra her şeyin nasılını ve nedenini anlamaya adadı kendini. Nitekim en son olarak sıra evrene geldiğinde tüm dünya onu tanımaya başlamıştı.  Bir pusulayla başlayan süreç evrenin nasılına kadar gittikten sonra sırada her şey vardı. Bu ise şu sıralarda çokça gündemde olan birleşik kuram ile mümkündü. Son yıllarını buna adayan Einstein maalesef bu kuramı oluşturamamıştır.

Albert Eintein’ın Zekası

Zekayı sona bıraktım çünkü bu konuda çokça yanlış anlamalar var. Einstein’ın beyni çalındıktan sonra yapılan yetersiz bir araştırmayla onun normal bir insanınkinden üstün olduğu iddia edildi. Bu iddia o dönemler çokça ses getirse de sonraları çalışmanın yeterli düzeyde yapılmamasından ötürü popülerliğini yitirdi. Elbette belli bir skalanın üstünde zekaya sahipti. Ama onu O yapan zekasının yanında kararları, seçimleri, bulunduğu koşullar vs. idi. Asıl onun bu günlere getiren ise başarının sırrı yazımda da bahsettiğim üzere kendine ve yapabileceklerine olan sonsuz inancıydı. O daima bu konumlara geleceğini biliyordu. Sonuç olarak ‘dahi’ olabilmek için sadece zekâ yetmiyordu.

Yazımın sonuna gelirken birkaç noktaya değinmek istiyorum. Öncelikle, birleşik kuramla ilgili yakında bir yazı yazacağım. Çünkü Einstein’dan daha popüler olmak ve dünyada daha büyük bir iz bırakmanın yollarından biri. İkinci olarak sitemiz güzel bir ivme yakalasa da hala çokça desteklerinize ihtiyacımız var. Lütfen yazılarımızı, sitemizi paylaşın. Ayrıca abone ol bölümünden abone olarak yazılarımızdan mail ile haberdar olabilirsiniz. Son olarak sayfanın en altında bulunan sosyal medya düğmeleri aracılığıyla bizi sosyal medyada takip edebilirsiniz. Teşekkürler, esenlikler, daimî mutluluklar ve başarılar…

Ayrıca Einstein’dan bahsettiğim şu yazılarıma da bakabilirsin:

Seçimini Yap! Sıradan Mı Yoksa Fark Yaratan Mı Olmak?

9 Adımda Kreatif Düşünme Nasıl Olur?

Neden Kreatif Olmalıyız?

Bilgiyi Yay
Tarafından yazıldı Odin Enes ÖZLEN
Kendi hayallerinin peşinden gitmeye cesareti olup mutlu olmaya çalışan kreatifbiriyim :)
Bu yazıyı beğendin mi?
00

Bir Cevap Yazın