Antropik İlke-Evreni Bu Biçimde Görüyoruz Çünkü Varız!

Evrenin insan yaşamını ortaya çıkarmak için ince bir ayara sahip olduğunu ortaya atan bir düşünce şeklidir antropik ilke. İnsancıl ilke olarak da isimlendirilen antropik ilke insanı evrenin merkezine yerleştiren, onun bu evrende özel olduğunu savunan bir düşüncedir. Antropik ilke evrenin insan yaşamına olanak sağlamasından dolayı bu ikisi arasında özel bir ilişki olduğunu söyler. Genel olarak felsefede kullanılsa da antropik ilke astronomi ve astrofizikte de kendine yer bulmuştur. Tabii bilimin bakış açısı daha farklıdır, ilkeyi insan özelinde değil evrendeki herhangi bir gözlemci için inceler. Antropik ilkenin oldukça farklı yorumları bulunmaktadır, biz bu yazıda önde gelen Carter görüşünü inceleyeceğiz.

Antropik ilkenin ortaya çıkışı

1973’te fizikçi Brandon Carter Koperniğin 500. Yaş gününde antropik ilkeyi öne sürdü. Bu şekilde bir zamanlama yapmasının sebebi Kopernik yasalarının insanı evrenin merkezinden çekerek sıradanlaştırmasıdır. Şüphesiz Carter antropik ilkeyle, dünya evrenin merkezinde demiyordu fakat o insan ve evren arasındaki ilişkinin sıradan bir şey olarak ele alınmasınada karşıydı. Carter’ın kendi söylemiyle: ”Bizim durumumuzun merkezde olması gerekmez fakat belli derecede kaçınılmaz olarak özeldir.” Bu düşünce yapısındaki Carter 1974 te iki farklı(zayıf ve güçlü) antropik ilke görüşü sunmuştur.

Antropik İlkenin Çeşitleri

Zayıf antropik ilke: Stephan Hawking’in söylemiyle: ”Zayıf antropik ilkeye göre uzay-zaman yönüyle geniş veya sonsuz bir evrende, akıllı yaşamın gelişimi için gerekli koşullar sadece uzay-zaman yönünden sınırlı belli bölgelerde karşılanır. Bu bölgelerdeki akıllı varlıklar bu yüzden evrendeki yerelliklerinin, varlıkları için gerekli koşulları karşıladığını gözlemlediklerinde buna şaşırmamalıdırlar.” Diğer bir ifadeyle, evrenimiz yaşama uygun olmasaydı, burada yaşayan gözlemciler olarak bu soruyu soramazdık.
Güçlü antropik ilke: Güçlü antropik ilkeye göre çok sayıda farklı evren vardır. Bu evrenlerin çoğunda koşullar zeki yaşamın ortaya çıkması için yeterli değildir; sadece bizimki gibi az sayıda evrende akıllı varlıklar gelişecek ve “evren neden gördüğümüz şekilde?” sorusunu soracaktır. Yanıtı ise zayıf antropik ilke verir: farklı olsaydı biz burada olamazdık. Bu yönüyle güçlü antopik ilke zayıf antropik ilkeye indirgenebilir.

Antropik
Antropik İlkenin Önemi

Astronomi biliminde antropik ilkeye genelde evrenin özellikleri ve kanunları üzerinde çalışılırken başvurulur. Aynı zamanda antropik ilke her biri farklı tabiata sahip olası tüm evrenleri ve akıllı varlıkların oluşmasına imkan tanıyan evrenleri hesaba katar. Bu hesap fizikçilerin paralel evrenlere inanmasının altında yatan sebeplerdendir. Bu yorum aynı zamanda sicim teorisi ile ilgilenen fizikçiler arasında da meşhur bir yere sahiptir.

Evrenin anlamlandırılması hususunda antropik ilkenin felsefi bir yerinin olması bağlamında Stephan Hawkinden bir alıntı daha yapma ihtiyacı hissediyorum: “Dört boyutlu, kütle çekimi içeren ve herhangi bir sonsuz çıkarma olmadan sonlu olan. Ve şöyle devam eder. Antropik ilkeye başvurmaksızın birinci ve ikinci özellikleri açıklamak zordur. Birinci ve üçüncü özellikleri sağlayan ama kütle çekimi içermeyen tutarlı bir kuramın olabileceği görülüyor. Ancak böyle bir evrende, karmaşık yapıların gelişimi için büyük olasılıkla zorunlu olan, maddenin büyük kümeler halinde bir araya toplanmasını sağlayacak çekim kuvvetleri yeterli olmayacaktır. Uzay-zaman neden dört boyutlu olmalı? sorusu, normal olarak fiziğin alanı dışında olduğu düşünülen bir sorudur. Bununla birlikte onun için de uygun bir antropik ilke tezi vardır. İkisi uzay ve biri zaman olmak üzere üç uzay-zaman boyutunun herhangi bir karmaşık organizma için yetersiz olduğu açıktır. Öte yandan eğer üçten fazla uzay boyutu olsaydı, gezegenlerin Güneş etrafındaki veya elektronların çekirdek etrafındaki yörüngeleri kararsız olacak ve içeriye doğru sarmallar çizmeye eğilim gösterecekti. Geriye birden fazla zaman boyutunun bulunması olasılığı kalıyor ama böyle bir evreni imgelemenin çok zor olduğunu düşünüyorum.”

Kaynaklar

Cosmos-Carl Sagan

Zamanın Kısa Tarihi-Stephan Hawking

 

Bilgiyi Yay
Tarafından yazıldı Alper Çakır
Deniz Lisesi Komutanlığı son mezun sınıfından, Ytü gemi makineleri mühendisliğinde 2. sınıf öğrencisi.
Bu yazıyı beğendin mi?
00

Bir Cevap Yazın