Bir dönemin idol aşıkları olarak görüldü VIII. Edward ve Wallis Simpson. Aşkı için tahtı kardeşi VI. George’a bırakmıştı. Herkes helal olsun diyordu. Peki ya olayın perde arkası?

Babası V. George’un ölümüyle tahtın ilk varisi olan VIII. Edward 24 Ocak 1936’da tahtın başına geçmişti. Küçüklüğünden beri Birleşik Krallık ve Hindistan İmparatorluğuna varis olacak şekilde yetiştirilen Edward zeki bir adamdı. Hatta tahtı devrettiği kardeşi VI George’dan daha zeki olduğu söylenir. Anadili gibi Almanca, iyi derece Fransızca ve İspanyolca konuşabiliyordu. Matematiği fazla iyi değildi fakat para ve yatırım işlerinden oldukça iyi anlardı.

Edward yaz tatillerini genellikle Willie Amcasının şatosunda geçirirdi. Almanya hayranlığı Amcası Kayzer 2.Wilhelm’den geliyordu. Amcası, ona Almanca’yı, Almanya’yı çok sevdirmişti. Edward üzerinde oluşan bu Alman hayranlığı, Avrupa’daki barışın ancak İngiliz-Alman dostluğu ile mümkün olabileceği fikrini aşıladı. Edward’ın Nazi hayranlığı hükümet ve istihbarat servisi tarafından biliniyordu  ve hem hükümet, hem de istihbarat servisleri endişe içerisindeydi. Wallis ile tanışması endişeleri iyice arttıracaktı.

Wallis Simpson’ın Gerçek Yüzü

Marbug Dosyaları

Kraliyet, Edward’ın iki kocadan boşanmış olan Wallis Simpson adında Amerikalı bir kadına âşık olduğunu ve bu kadınla evlenmeyi kafasına koyduğunu, tahta çıkmasından sadece birkaç gün geçtikten sonra öğrendiler. Parlamento ile hükümet, iki evlilik yaşamış bir hanımın İngiltere’nin müstakbel kraliçesi olmasına karşıydı. İngiliz gizli servisi, Bayan Simpson’u takip altına
aldı ve Amerikalı hanımın, Kral’ın yanı sıra Guy Marcus Trundle adında bir otomobil satıcısıyla ilişkisi olduğunu fark etti.

Bunun üzerine Bayan Simpson’un üzerinde takipler daha çok arttırıldı. Bu takipler sonucunda şok edici bir gerçeğe daha ulaşıldı. Kral’ın sevgilisi, Hitler’in o tarihlerde Londra Büyükelçisi olan ve daha sonra Nazi Almanyası’nın Dışişleri Bakanlığı’na getirilen Joachim von Ribbentrop ile de beraberdi.

Başbakan Stanley Baldwin ile Winston Churchill kralı ne kadar uyarsalar da ikna edemediler. 10 Aralık 1936’da sadece 325 gün oturduğu tahtından “Sevdiğim kadının yardımı ve desteği olmadan krallık görevlerimi yerine getiremem” şeklinde ifadelerin yeraldığı bir bildiri yayınlayarak feragat etti. Onun yerine tahtın 2. varisi olan VI George geçti.

İhanetin Kanıtları: Marbug Dosyaları V. Cilt

 Bu olay üzerinden 6 ay geçmişti. 3 Haziran 1937’de, Edward ve Wallis Fransa’da dostları Charles-Eugene Bedeaux’a ait olan Conde Şatosu’nda evlendiler. Bu evlilik hayatlarının en sansasyonel yıllarının başladığını gösteriyordu. Edward ve Wallis’i aşklarından daha çok Alman hayranlığı bir araya getiriyordu. Wallis tam bir Nazi hayranıydı. Sarayda bulunduğu süre boyunca öğrendiği tüm bilgileri Joachim von Ribbentrop’a iletmişti.

 Ekim 1937’de çift Almanya’ya bir ziyaret düzenledi. Bu ziyarette Hitler ile görüşen çift, Nazi kamplarını da gezmiştir. Bu hareketlerinden rahatsız olan Kraliyet, eski kralı ilk olarak  Fransa’ya İngiltere Askeri Misyonu’na Fransız ordusunun cephelerini denetlemek amacıyla tayin etti. Buradaki teftişlerinin ardından Bedeaux ile buluşarak bilgi aktarımı yapmaya başladı. Bunu duyan hükümet Edward’a Bedeaux ile ilişkilerini kesmesi için emir gönderdi. Fakat Edward bunu hiç umursamadı.

Marbug Dosyaları

1945’te Nazi Almanya’sının çöküşüyle birlikte, Hitler’in tercümanı Dr. Schmidt, asistanı Üsteğmen von Loesch’ten tüm gizli belgeleri imha etmesi emrini verdi. Büyük çoğunluğunu yok eden Loesch, yargılanmamak ve özgür kalabilmek için pazarlık ederken kullanabileceği birkaç gizli belgeyi bir sandık içerisine koyarak gömdü. Bu sandık içerisinde Windsor Dükü Edward ile Hitler’in yazışmalarını barındıran belgeler mevcuttu. Bu belgelerde, Almanların Britanya’yı kontrol edeceği ve monarşiyi devireceği, Dük’ü tahtına geri döndürecek olan “Operasyon Willi”nin Naziler tarafından tasarlanan planının ayrıntıları yer alıyor.

İngiltere monarşisinin arka planında bu olaylar insanı hayretler içerisine düşürüyor. Aslında Alman hayranlığı konusunda Edward’ı pek suçlamamak lazım. O dönemlerde İngiltere’nin politik görüşü “Almanya yıkılmasın” üzerineydi. Fransa’nın Almanya’ya hakimiyeti, İngiltere’nin Avrupa kıtası ile bağlantısını koparabilirdi. Bu sebepten ötürü Fransa, Almanya’nın Ruhr bölgesini işgal ettiğinde karşısında İngiltere’yi buldu. Ayrıca 1930’lu yıllarda Hitler’in finansörlerinden biri İngiltere Merkez Bankası’nın guvernörü Montague Norman idi. Aynı dönemlerde Almanya’nın Ren bölgesini, Versailles antlaşmasına rağmen yeniden silahlandırmasına, Berlin ile iyi geçinme politikası uğruna göz yuman yine Londra idi.

Her ne sebepten olursa olsun, dillere destan aşkın karizması çizilmiş durumda. Demek ki uzaktan her görülen güzel şey, güzel nedenler barındırmıyor. Demek ki aşk her zaman gerçeği yansıtmıyor.