Şarkıların, filmlerin, hayatlarımızın hep başrolünde olmuş “aşk” kavramı için, herkesin söyleyebileceği bir şeyler vardır. Öylesine biricik, kişiye özel bir durum ki… Yunanca’da ise aşk ve sevgi anlamına gelen belli başlı kelimeler var. Hepsi de sevgiyi farklı açılardan tanımlıyor. Öyle ya, sevgi sadece sevgiliye karşı duyulmaz. Nedir peki aşkın bu türleri?

eros

Eros, Philia, Agape

Anlamı sevgiye çıkan birçok kelime her dilde mevcut, Yunanca’da da bu kelimeler bu bağlamda öne çıkıyor. Bunların dışında hazcılık temelli ludus, dostluk temelli storge, yararcılık temelli pragma gibi sevgi tanımlamaları da mevcut. Eros; içinde tutkuyu barındıran, karşımızdakine dokunma ve uzanma isteği yaratan, romantik aşk tanımını genelleyen bir kavramdır aslında. Sevgi boyut kazanıp nefrete, yıkıma bile uzanabilir erosta. Philia veya philos ise arkadaşımıza, sevdiğimiz bir varlığa duyduğumuz daha masumane sevgi anlamına geliyor. Bir kimsenin kendisinden, doğasından hoşlanmak, “hidrofili” kelimesindeki gibi. 🙂 Agape ise bunlardan daha farklı olarak daha kutsal, karşılığın beklenmediği, fedakarlık ve kendini adamayı barındıran, sadece sevdiğin için sevdiğin aşktır. Tanrı’ya duyulan veya annenin çocuğunu koşulsuzca koruma isteğini gösterdiği sevgi türü budur.


“Elbette sevgi derken; bizi sonradan pişmanlık duyacağımız şeyler söylemeye ve yapmaya iten, seçtiğimiz o kişi olmadan nefes alamayacağımızı düşündüren ve o kişiyi kaybetme fikriyle bile sarsılmamıza neden olan, sahip olunamayacak bir şeye sahip olmak ve elde tutulamayacak bir şeyi elde tutmak istediğimiz için bizi zenginleştireceğine fakirleştiren o şiddetli tutku patlamasından söz etmiyorum.
Benim bahsettiğim; kör gözleri açan, korkuya bile baskın çıkan, hayata mana katan, doğanın yıkım kanunlarına kafa tutan, serpilmemizi sağlayan, sınır tanımayan sevgi. İnsan ruhunun bencilliğe ve ölüme üstün gelmesinden bahsediyorum

Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler – Jan Philipp Sendker
mitoloji aşk

Aşkın En Doğru Hali Nedir?

Alıntıda da gördüğünüz gibi sevginin çeşidi, dışa vuruş biçimi büyük önem arz ediyor. Eminim ki aşkın her tanımında, kendinizden veya ideal tanımınızdan bir şeyler bulmuşsunuzdur. En doğru tanımı yapmak ise tamamen kişinin kendi deneyimi ve yolculuğuyla alakalıdır. Psikiyatrist Cem Mumcu’ya göre aşkın tam ve doğru olabilmesi için agape, philia, libido, eros kavramlarının hepsini barındırması gerekir. Bir diğerinin eksik olduğu, eksik bir deneyimdir diyor. Herkesin bu konudaki serüveninin farklı olabileceği gibi, her serüveninizin birbirinde farklı olabileceğini de unutmayın. Kişisel olarak ruhu zenginleştiren, doğru olduğunu hissettiren aşkın tarafındayım. Ama yalnızca tek bir kavrama yönelmiş aşkın eksik olabileceğine katılıyorum. 🙂 Sizin bu konudaki fikirlerinizi, aşkın sizdeki tanımını, sizce hangi olguları barındırması gerektiğini merak ediyor ve görüşlerinizi bekliyorum. Sevgideki tüm renkleri gökkuşağındaymış misali tatmanızı dilerim!