Herkese Merhaba,
Bu hafta Mustafa Kemal Atatürk’ün ”Hayatta en hakiki mürşit bilimdir!” sözünü nasıl ilmek ilmek işlediğinin en önemli örneklerinden biri olan ve onun isteğiyle yazılan astronomi kitabı: Kozmografya’nın öyküsünü anlatacağız.

Keyifli okumalar…

Kozmografya Kitabı Hakkında

Kozmografya, Ordinaryus Profesör Dr. Ali Yar tarafından 1929’da yazılmıştır. 1933’ten 1979’a kadar tüm liselerde ders kitabı olarak okutulmuştur.

Kitapta, mevsimlerin nasıl oluştuğu anlatılır; kara delik, gezegen gibi astronomi kavramları açıklanır. Ek olarak Aristo’dan Kopernik’e, Kopernik’ten Galileo’ya kadar astronomi bilginleri ile ilgili bilgiler, Samanyolu galaksisinin haritası… Kısacası astronomi ile ilgili her şey bu kitapta yer alır.

map

Yazarın Hayatı:

Kitabın yazarı Ali Yar Bey, Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra 1912’de Paris Yüksek Tayyarecilik Mektebi’nden mezun oldu ve dünyadaki ilk uçak mühendislerinden biri oldu. Atatürk’ün isteğiyle de bu kitabı yazdı. 1933-1938 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesinin dekanlığını yaptı. Türk Matematik Derneği kurucuları arasında yer alan Ord. Prof. Ali Yar Bey 1965 yılında hayata veda etti.

portre

Sadece Bir Kitap Değil…

1933 yılına ait bir Kozmografya kitabının arkasında şöyle bir isim yazılıydı: Fahrettin Akbulut, İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu, 275 numara.

f.page

Peki, Fahrettin Akbulut kimdir?
Fahrettin Akbulut, Türkiye’de matematiği gençlere sevdiren, önemli üniversitelerde dersler veren önemli bir matematik profesörüdür.

Yıllar sonra bir gün Fahrettin Akbulut’un çocuğu Selman Akbulut evdeki kütüphane raflarına bakarken Kozmografya kitabını görür. Alıp inceler. İçinde gökyüzü haritalarının, teleskopların, gezegenlerin ve evrenin fotoğraflarını görünce astronomiye ilgi duymaya başlayan Selman Akbulut, yine yıllar sonra California Üniversitesi Matematik bölümünden mezun olur. Wisconsin Üniversitesi’nde ve Michigan State Üniversitesi’nde profesörlüğe kadar yükselir. “Yaşadığımız uzay Öklid uzayı mı, yoksa onun birer yalancı kopyası mı?” sorusunun cevabını arar ve İngiliz Astronomi Profesörü Christopher Zeeman’ın 1963’te yaptığı tahmini çözümünü bulmayı başarır. Selman Akbulut matematik ve astronomi alanında yaptığı çalışmalardan ötürü uluslararası birçok ödüle layık görülür.
Prof. Dr. Fahrettin Akbulut ve Prof. Dr. Selman Akbulut yıllar boyunca matematik ve astronomi alanında önemli çalışmalara imza atarlar.

Bu kısa öyküde anlatılmak istenen baba oğul ilişkisi değildir elbette. Burada anlatılmak istenen şey Kozmografya kitabının kendisidir. Çünkü Kozmografya kitabı gibi kitaplar bir nesil yetiştirir, bir gelecek yetiştirir. Tıpkı 275 numaralı bir lise öğrencisini yetiştirip sonrada küçük bir çocuğun eline geçerek dünyaca tanınan bir bilim insanı olmasına sebep olduğu gibi.

Peki, olayı tersten düşünelim ya bu kitap Atatürk tarafından Ord. Prof. Ali Yar’a yazdırılmasaydı, liselerde okutulmasaydı ya da eğitimde köklü değişiklikler yapılmasaydı ne olurdu? Cevap basit, Ne Prof. Dr. Fahrettin Akbulut olurdu ne de Prof. Dr. Selman Akbulut, sadece bu bilim insanlarımız değil eğitimde böyle köklü değişiklikler yapılmasaydı kadın-erkek şu ana kadarki bilim insanlarımızın pek çoğu bilim insanı olamazdı.

Son Olarak:

Bu kitap, içerik olarak astronomiyi anlatsa da bir bütün olarak bakıldığında Atatürk’ün eğitime, bilime ne kadar önem verdiğini ve cumhuriyetin kazanımlarını anlatır.
Dileriz ki, Dünyanın düz olup olmadığının tartışıldığı, “evrim kanıtlanmamış adı üstünde sadece bir teori” gibi konuşmaların olduğu şu günlerden, Atatürk’ün “Hayattaki en hakiki mürşit bilimdir!” sözünün kılavuz kabul edildiği günlere bir an önce geçebiliriz. Bunun için de yapmamız gereken şey çalışmak ve yönümüzü bilimin aydınlığına çevirmek.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Bilimle kalın!

Hoşça kalın!

Bu arada şunu da söylemeden geçmeyelim, 1956 yılında Dr. Hugh Percy Wilkins Atatürk’e büyük bir saygı duyduğunu söylemiş ve Ay’daki bir kratere Atatürk’ün adını vermiştir.

Kaynakça:

-www.kitaptansanattan.com
-Kef dergi/makale
-www.bilimkurgukulubu.com