“Bir gün işten çıkmışım, eve geldim gene böyle sırt üstü uzanmışım.  Birden gökyüzündeyim.”

Elimizdeki telefonlarla Instagram hikayelerimiz, videolar, fotoğraflar ve boomeranglar ile baktığımız gökyüzünü acaba görebiliyor muyuz? Yıldız zannettiğimiz parlak cismin aslında bir gezegen, hatta o gezegenin uydusu bile olabileceğini düşünüyor muyuz? Biz düşünmeyi bırakalı çok oldu; fakat bir abimiz düşünmeyi hiç bırakmamış.

Diyarbakır’da Bir Amatör Astronom

Bir şeyler üzerine düşünmeyi, incelemeyi bırakmış, saçma televizyon dizilerini beyinlerimizi teslim ettiğimiz günümüzde düşünmeyi bırakmamış bir abimiz var: Abdülkadir Topkaç. 1954 yılında Diyarbakır’ın Gözegöl Köyü’nde doğan Abdülkadir Abi ilk okul mezunu bir fırıncı. Baba mesleğini kapmış rızkını kazanırken, 1991 yılı temmuz akşamı Diyarbakır’ın kuru ve sıcak gününün sonunda evine yorgun gelmişti. Sekiye şöyle uzanmışken hafif daldı. Rüyasında Dünya’yı, Ay’ı, Güneş’i ve onların dönüşlerini gördü. İşte Abdülkadir abi astronomi ile böyle tanıştı.

Tasavvuf, astronomi ve tıp bilimiyle ilgilenmeye başlayan Abdülkadir abi, önce kendine sorular sordu. Sonra bu soruların cevaplarını bulmaya çalıştı. Şubat 1992’de Ayın dünya çevresindeki dönüşünün dairesel olmadığı fark edip, bunu Nasa’ya bildiren bir yazı yazdı. Nasa da bunu doğrulayıcı bir yazı gönderdi. Ay Teorisi olarak bilinen bu teori 2000 yıldan beri bilinse bile hayat şartlarına rağmen araştırma tutkusunu yitirmemesi, sorgulaması bile birçok kişiye örnek oluşturmakta.

Yaptığı çalışmaları çizimleri Hürriyet Gazetesi’ne gönderdi. Gazetedekiler de İstanbul Üniversitesi’ne gönderdi. Üniversitedeki 5 profesör bilgisayarda yaptıkları hesaplamalarla çizimleri doğruladı. Bu çizimleri ders kitaplarına aktardılar. Fakat kitaplarda Abdülkadir abinin ismini kullanmadılar.

abi

Bir Teleskop Tüm Düşüncelere Bedel

“Evet bu kadar değer, bu kadar çalışma, bu kadar emek verdim ona bedel ödedim. 8 çocuk 1 eş hani kim hiç kimse benim gibi böyle özverili bir şekilde bu olayların üzerine gitmedi.”

Sur olayları başlamadan önce oğlunu ziyarete giden Abdülkadir Abi, tüm çalışmalarının yegane destekçisi teleskobunu kaybedeceğini nereden bilebilirdi ki? Sur olayları ile yerle bir olan evler, hayatlarla birlikte Abdülkadir abinin de teleskobu param parça edilmişti. Zarar ziyan tespiti için bir süre koştursa da sonuç alamadı. Abdülkadir abi çalışmalarının bir araya toplamayı ve gelecek için kaynak oluşturmayı hedefliyor.

Gökyüzüne sadece bakmayan, gören, inceleyen, sorgulayan Abdülkadir abi, kendini sosyal medya endüstrisinin kollarına bırakmış, bir daha kazanılamayacak dakikaları boş içeriklere, yarışmalara, dizilere harcayanlara büyük örnek olsun. Hedefine başlamaktan çekinenler içinde motivasyon kaynağı olması dileğiyle.

Abdülkadir Abi’nin hikayesini kendi sesinden dinlemek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz. Şimdi gökyüzüne tekrar bakın ve bakmaktan daha çok görmeye çalışın. Mavi gökyüzünün arkasında büyük sırlar var. Keşfetmeye hazır mısınız?