Market alışverişi yaparken çoğumuz için klasiktir “arkadan almak”. Neden böyle düşünürüz ki? Parfüm, deodorant gibi ürünlerde kullanılmış olacağından şüphe ederiz belki. Peki deterjanlarda neden arkadan alıyoruz? Onlar da kullanılmış olabilir mi? Büyük bir ihtimalle öndeki ürünlerin tarihlerinin geçmiş olabileceğini ya da son kullanma tarihine az kalmış olabileceğini düşünürüz.

Besin Etiketleri Bize Ne Söylüyor? 1

Deterjanlar bir yana, bugün gıdalardaki besin etiketlerinden bahsedeceğim. Besin etiketlerini okuyanlar genellikle son kullanma tarihi takıntısı olanlar, helal gıda etiketi sorgulayanlar, sporcular ve spor meraklıları, besin alerjisi olanlar ve çoğunlukla benim gibi diyetisyenler oluyor. Bazılarının ise market alışverişinde ürünleri direkt sepete attığından neredeyse eminim.

O zaman besin etiketi okuyan, okumak isteyen ama ne anlama geldiğini tam çözememiş olanlar için besin etiketini tanıyalım ve okurken nelere dikkat etmemiz gerektiğine bir bakalım.

Besin Etiketi Nedir?

besin etiketi

Besin etiketleri, satın aldığımız/alacağımız gıdaların kimlik kartlarıdır. Besin etiketleri gıda ambalajının üzerinde (genellikle arkasında) bulunur ve bizlere gıdanın içerisinde bulunan besin bileşimlerinden alerjen maddelere; enerji değerinden karbonhidrat, protein, yağ gibi besin öğesi miktarlarını gösterir.

Biz tüketiciler olarak besin etiketlerini okumakta özgürüz, okusak tabii ki bizim için daha değerli fakat gıda işletmecileri “Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği”ne uygun olarak gıda üretimi, satışı ve dağıtımı yapmak zorundadır. Bu nedenle beslenme ve sağlık yönü bulunan gıdaların ambalajlarının üzerinde zorunlu olarak bulundurulması gereken “zorunlu etiket bilgileri” vardır. Gıda ambalajındaki etiket bilgisine, ilgili mevzuatta belirtildiği üzere fiziksel, kimyasal, kullanım, saklama özellikleri, besin öğesi içeriği ve ticari bilgileri örnek verilebilir.

Ancak bebek mamaları, sporcu besinleri gibi özel amaçlı gıdalarda herhangi gıda beyanı bulunmasa dahi besin etiketi bulunması zorunludur. Bu gibi gıdaların dışında besin etiketi zorunlu değildir ancak birçok marka gönüllü olarak etiket bilgilerini vermektedir.

Besin Etiketleri Bize Ne Söylüyor? 2

Etiket Okurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

1. Öncelikle besin etiketi üzerinde verilen değerlerin 1 porsiyon için mi yoksa 100 gram/ 100 mL için mi verildiğine dikkat etmelisiniz. Genellikle gıdaların 100 gram/100 mL için besin etiketi uygulaması kullanılır. Fakat paket 100 gram/100 ml den az ya da çok besin içerebilir ya da siz paketin tamamını tüketmeyebilirsiniz. Bu nedenle besin etiketinde yer alan değerleri iyi analiz etmeli ve tüketeceğiniz miktar kadar besin değerlerini oran hesabı ile bulmalısınız.

2. İçindekiler kısmını iyi incelemelisiniz. Orada hem gıda içerisindeki bileşenleri hem gıdanın üretiminde kullanılan gıda katkı maddelerini göreceksiniz. Ayrıca laktoz, gluten, soya gibi ürünlere alerjiniz var ise ilk bakmanız gereken kısım kesinlikler içindekiler kısmı olmalıdır.

3. Etiket üzerinde bulunan enerji miktarı ve karbonhidrat (şeker, fruktoz, fruktoz şurubu, yüksek fruktozlu mısır şurubu, şeker alkolleri, polioller vb.), protein, yağ, tuz, sodyum gibi besin öğeleri değerlendirilmelidir.

Besin Etiketleri Bize Ne Söylüyor? 3

Enerji:

Bir gıdanın düşük enerjili kabul edilmesi için;

-100 g katı gıdanın enerji değerinin 40 kcal/170 kj’ den

-100 g sıvı gıdanın enerji değerinin 20 kcal/ 80 kj’ den fazla olmaması gerekir.

Bir gıdanın enerjisiz/kalorisiz kabul edilmesi için;

-100 mL sıvı gıdanın enerji değerinin 4 kcal/17 kj’ den fazla olmaması gerekir.

Şeker:

Bir gıdanın düşük/az şekerli kabul edilmesi için;

– 100 g katı gıdadaki şeker miktarının 5 g’dan, 100 mL sıvı gıdadaki şeker miktarının 2,5 g’dan fazla olmaması gerekir.

Bir gıdanın şekersiz kabul edilmesi için;

– 100 g katı/100 mL sıvı gıdadaki şeker miktarının 0,5 g’dan fazla olmaması gerekir

Bir gıdanın ambalajında “İlave şeker içermez/ Şeker ilavesiz” ibaresi bulundurabilmesi için;

– Gıdada herhangi bir mono- veya disakkarit veya tatlandırma özelliği için ilave edilen bir başka gıda bulunmaması gerekir. Eğer gıdada doğal olarak şeker bulunuyorsa, gıdanın etiketinde “DOĞAL OLARAK ŞEKER İÇERİR.” ifadesine de yer verilir.

Bir gıdanın çok şekerli kabul edilmesi için;

-100 g katı/100 mL sıvı gıdanın içerisinde 10 g’ dan fazla şeker bulunması gerekir.

Yağ:

Bir gıdanın düşük/az yağlı kabul edilmesi için;

-100 g katı gıdadaki yağ miktarının 3 g’dan

-100 mL sıvı gıdadaki yağ miktarının 1,5 g’dan fazla olmaması gerekir.

Bir gıdanın yağsız kabul edilmesi için;

-100 g katı/100 mL sıvı gıdadaki yağ miktarının 0,5 g’dan fazla olmaması gerekir.

Bir gıdada ambalajında “Doymuş yağ içermez/ Doymuş yağ yoktur” ibaresi bulundurabilmesi için;

– 100 g katı/100 mL sıvı gıdadaki doymuş yağ asitleri ve trans yağ asitleri toplamının 0,1 g’dan fazla olmaması gerekir.

Protein:

Bir gıdanın yüksek proteinli kabul edilmesi için;

-Gıdanın enerji değerinin en az % 20’sinin protein tarafından sağlanması gerekir.

Lif:

Bir gıdanın yüksek lif içerdiğinin kabul edilmesi için;

-100 g ürünün içinde en az 6 g lif bulunması gerekir.

Sodyum/Tuz:

Bir gıdanın düşük/az sodyum ya da tuz içerdiğinin kabul edilmesi için;

-100 g katı/100 mL sıvı gıdada, 0,12 g’dan fazla sodyum veya 0,31 g’dan fazla tuz bulunmaması gerekir.
Ayrıca besin sanayisinde kullanılan ve genellikle ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan monosodyum glutamat, sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu bileşiklerin tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin tuz/sodyum içeriğini artırmaktadır.

Bilinçli satın alma ve sağlıklı beslenme için tüketici olarak yapabileceğimiz en iyi davranış, besin etiketlerini okumaktır. Tüketim çılgınlığına kapılmadan ve gıda şirketlerinin bizleri yanıltmasına izin vermeden kendimiz için en doğru gıdayı bulmalı ve sağlıklı olanları tercih etmeliyiz. Ayrıca besin etiket bilgilerini okuma alışkanlığını sadece hastalık ya da özel durumlarda değil her yaştan sağlıklı bireyler olarak da sürdürmeliyiz.

Kaynakça: 1, 2, 3