Bir Deli Dahinin Günlüğü: Vincent Van Gogh

Günümüzde dünyanın en iyi ressamlarından biri olarak kabul edilen, değeri geç anlaşılmış, boya yiyen, kulağını kesen bir Hollandalı’dan, Vincent Van Gogh’dan bahsedeceğiz bugün…

Van Gogh Resimleri

Vincent Van Gogh 27 yaşına kadar hiç resim yapmadı. İlk resmini yaptığı 27 yaşından öldüğü 37 yaşına kadarsa kendini resim sanatına adadı. Hayatı boyunca bir ressam olarak değer görmemesine rağmen asla vazgeçmedi.

20’li yaşların sonlarında boyamaya ve hayatının son iki yılında çalışmalarının çoğunu üretmeye başlamış olmasına rağmen 10 yılda neredeyse 900 tane resmi bulunmakta. Bu da haftada yaklaşık 2 resim yapmış olduğu anlamına geliyor. Ayrıca tüm resimleri, çizimleri ve eskizlerinin toplamı yaklaşık 2000. Bu bir ressam için inanılmaz bir sayı. Fakat bunlara rağmen o da birçok sanatçı gibi ancak ölünce değeri anlaşılan bir ressamdı. Yaşadığı dönemde ne yazık ki sadece tek bir fotoğrafı satıldı.

Van

(Bu da The Red Vineyards near Arles(Arles’te Kırmızı Bağ) isimli tablo)

Psikolojik Rahatsızlığı Var Mıydı?

Kendi kulağını kestiğini ve renkleri çok sevdiği, takıntı haline getirmeye başladığı için atölyesinde bazen boya yediği ve daha renkli olsunlar diye yemeğine boya kattığını biliyorsunuzdur. Bu tabi ki normal bir davranış değil.

Vincent epilepsi hastasıydı. Halüsinasyon görmeye sebep olan bu hastalık aynı zamanda bazı dönemlerde krizler yaşamasının da sebebiydi. Aslında bunun altında yaşadığı bazı travmatik olayların da çokça etkisi vardı.

Babasının öldüğü dönemde en verimli çağındadır fakat bu arada geçirdiği ikinci bir umutsuz aşk deneyimi üzerine bilinçli olarak elini yakarak kendine zarar vermiştir. Yastığına “Konfor” adı verilen bir madde sıkarak uykusuzluğunu gidermeye çalışmıştır.

Thujone adı verilen maddeye karşı anormal aşerme derecesinde bağımlılığı vardır. Absinthe içeceğinden ve “Konfor”dan ihtiyacını giderdiği bu maddenin öz halini içmeye teşebbüs etmiştir ve bunu akut profira hastalığı tetiklemiştir.

Vincent’ın hastalığından kaynaklı oluşan dengesiz davranışları yüzünden çevresindeki halk, onu Alles’tan göndermek için yetkililerle görüşmeye kadar ileri gitmiştir. Daha sonra Van Gogh kendi isteğiyle akıl hastanesine yatmıştır. Vincent’ın St. Remy’de bulunan akıl hastanesinde bir yatak odası bir de stüdyosu olmak üzere iki odası vardır.

Van

Dr. Gachet’ı resmettiği bu tablosunda “Foxglove” bitkisi görünür, bunun Vincent’ın tedavisinde kullanıldığı düşünülmektedir. Bu bitkiyi kullanan kişilerin gözlerinde sarımsı bir renk vardır ve Vincent da sarı rengi kuvvetli bir şekilde kullanmaya başlamıştır.

Van Gogh ve Gouguin

Eveet kulağını kesti dedik de neden kesti, ne kadar psikolojik sorunları olursa olsun illa bir sebep gerekmez mi?

Van Gogh Fransa’da pek çok ünlü sanatçı ile tanışmıştır. Yaşamında büyük bir öneme sahip olan kişi ise kırklı yaşlarına kadar başarılı bir borsacıyken, işi gücü bırakıp ressam olmaya karar veren Gouguin’dir. Döneminin en önemli sanatçılarından olan Gouguin de sanat ticaretine ve galerilere karşı sert tutum içerisindeydi. Van Gogh Gouguin’i neredeyse tanrı olarak görüyordu.

Gouguin’i Fransa’daki evine davet etti. Beraber sanatı yeniden keşfedecek, yaratıcılığın sınırlarını zorlayacaklardı. İlk etapta daveti geri çeviren Gouguin sonunda gelmeyi kabul etti. Van Gogh günler öncesinden evini temizledi düzenledi, misafirine hazır hale getirdi. Sabırsızlıkla onu bekledi durdu.

İlk bir kaç hafta tatlı rekabet ve hoş bir sanat havası hakimdi. Ancak giderek sohbetler tartışmaya dönüşmüştür. Gouguin, Vincent’in anlayışına ters resimler yaparak can sıkıcı olmaya başlamıştı, aynı zamanda ağabeyi Theo’dan da kötü haber gelmişti: Hiçbir resmi satılamamıştı.

Kulağını Kesti!

Bir akşam Vincent ve Gouguin şiddetli bir tartışmanın içerisine girdiler. Ve Vincent elinde bir jiletle Gouguin’in üzerine yürüdü. Yaşamının tehlikede olduğunu fark eden Gouguin apar topar bir otelde geçirdi o geceyi. Ertesi sabah eşyalarını almak için Van Gogh’un evine gittiğinde kalabalığın evin önünde toplandığını gördü, ortalık kan içindeydi.

Van Gogh kulağını kesip bir zarfa koymuş ve Gabrielle Berlatier’e göndermiştir. Gouguin eve geldiğinde Vincent çoktan hastaneye kaldırılmıştır. Tartışılan o gece, Gouguin gittikten sonra Vincent muhtemelen ağır bir kriz geçirmişti. Kulağını kesip gönderdiği kişi hakkında yıllarca farklı fikirler ortaya atılmıştı ki sonradan yakınlardaki bir çiftçinin 18 yaşındaki kızı Gabrielle’ye kulağını gönderdiği ortaya çıkmıştır.

Van

(Bu gördüğünüz bir Gouguin eseridir. Van Gogh’u adeta bir uzaylı gibi resmetmiştir.)

Bir başka iddiaya göre ise Van Gogh resim yaparken, kullanmadığı fırçalarını ağzında tutuyormuş, o dönemki boyalarda bulunan kimyasalları da farkında olmadan yutuyormuş. Ya bu boyaların ya da içtiği absentin etkisinde kalarak bilinçsiz bir şekilde kulağını kesmiş olabileceği düşünülüyor.

Meniere sendromu ise sanatçının bilinen bir diğer problemi; baş dönmesi, kulak çınlaması, işitme kaybı ve daimi olarak kulaklarda yüksek bir basınç hissetme gibi belirtileri olan bir iç kulak hastalığıdır, ki sanatçı bu rahatsızlıklarından sıkça şikâyet eder. Ataklarının neredeyse 24 saatten uzun sürdüğü hastalığın tedavisi henüz bulunamamıştır. Hatta ünlü ressamın bu çınlamalara katlanamayarak kulağını kestiği de iddia edilir.

Van Gogh 101

Hadi bazı eserlerine tek tek göz atıp hikayelerine bakalım..

Van

Türkçesi Yıldızlı Gece olan Starry Night, Vincent Van Gogh’un en iyi eserlerinden birisi olarak görülmektedir. Sanatçı bu ilham verici eserini aslında Saint-Remy-de-Provence isimli akıl hastanesinin penceresinden göğe bakarken çizmiştir. Aslında bu eseri kendisi çok fazla beğenmemiştir.

“Yıldızlı Gece”, dünyanın en ikonik resimlerinden biri değil, aynı zamanda akışkanlar dinamiği alanındaki en zor konulardan biri olan türbülansı benzersiz bir şekilde canlandırması bakımından da önemlidir. 2004 yılında Hubble Uzay Teleskobunu kullanan gökbilimciler, Van Gogh’un “Starry Night” ı hatırlatan bir yıldızın etrafındaki toz ve gaz yığınlarını gözlemlediler. Bu tabloyu ayrıntılı bir şekilde inceledikten sonra, resmi, ışığın hareket ettiği yolları çok doğru bir şekilde yakalayarak çizdiğini fark ettiler.

Van

Van Gogh, bir yürüyüşçüydü ve çoğu zaman çok uzun mesafeler kat ediyordu. Bir keresinde, İngiltere’nin Ramsgate kentindeki kız kardeşini ziyaret etmek için yaptığı bir yolculukta, üç gün içinde neredeyse dört maratondan 100 mil uzağa yürüdüğü söyleniyor. O zaman, Van Gogh’un resimlerinde botlarını ölümsüzleştirmeye karar vermesi hiç de şaşırtıcı değil.

Van

 Van Gogh’un, kardeşi Theo’ya yazdığı mektup sayısı 600’den fazla iken; Theo’nun, Van Gogh’a yazdığı sadece 40 mektup bulunabilmiştir. Bu mektuplar Theo’ya Mektuplar adı altında bir kitapta toplanmıştır.

Van Gogh, resim kariyeri boyunca kardeşi Theo‘dan aldığı maddi destek sayesinde ayakta durabilmiştir. Geçimini kardeşinin yardımları ile sağlayan sanatçı, Hollanda’da Nuenen ve Anvers’te kaldıktan sonra 1886’da Paris’teki kardeşi Theo’nun yanına yerleşir. 1888’de, ideali olan bir sanat çevresi kurmak için Fransa’nın güneyindeki Arles’e, 1889’daysa akıl hastanesinde kalmak için Saint-Rémy’e gider.

Van

Van Gogh 28 Temmuz 1890 tarihinde, tarlalarda resim yaparken bir akşamüzeri tabancasıyla kendini karnından vurarak intihara teşebbüs eder. Tedavi edilmek istemez ve döndüğü otelde, ertesi gün kardeşinin kollarında hayatını kaybeder. Ölümünden hemen önce kardeşinin kulağına “Sefalet asla bitmeyecek” diye fısıldadığı söylenir.

Ölümünden bir yıl sonra ağabeyi Theo da yaşama veda etti. Van Gogh efsanesinin tüm dünyaya tanıtılmasında ise Theo’nun eşi vesile olmuştur.

Gouguin ise Vincent’in bazı sanatsal başarılarında kendisine bir rol biçti. Hatta bazı eserler üzerinde hak iddia etti. Yaşamı boyunca kıskandığı tek ressam da yine Vincent olacaktı.

Kaynak ve İleri Okuma:

  1. https://onedio.com/haber/14-maddeyle-cilginligin-esiginden-dusen-bir-dahi-van-gogh-743290
  2. https://blog.n11.com/kultur-sanat/11-maddede-van-gogh-hakkinda-bilmedikleriniz
Bilgiyi Yay
Tarafından yazıldı Meysa Kardelen Akan
Merhabaa :) Ben Meysa Kardelen Akan. Moleküler biyoloji ve genetik lisans öğrencisiyim. Bilime her zaman ilgili ve meraklı oldum. Sorgulayıcı ve araştırmacı olmak beni her zaman bir adım öne taşımıştır. KreatifBiri'de hem yazarlık hem de sosyal medya yöneticiliği yapmaktayım. Sizlerin eleştiri ve yorumları kendimi geliştirmekte en büyük katkı, o yüzden yazılarım hakkında merak ettiklerinizi yorumlara ya da [email protected]'a yazabilirsiniz.
Bu yazıyı beğendin mi?
00

Bir Cevap Yazın