Bir Nestle Felaketi!

Nestle

Nestle markasını hepimiz duymuş hatta mutlaka daha önce birçok kez güvenerek satın almışızdır. Peki sizce Nestle markası düşündüğümüz kadar güvenilir mi?

Nestle Boykotu Nasıl Başladı?

Dünya’da en çok boykot edilen dört küresel şirketten biri olan Nestle’ye ilk ve en büyük boykot 7 Temmuz 1977 yılında ABD tarafından yapıldı ve 1980’li yıllarda bu boykot büyüyerek Avrupa’ya kadar ulaştı. Boykotun en büyük sebebi ise anne sütü yerine geçen süt tozu içerikli bebek mamalarıydı. Peki bebek mamaları neden boykota sebep oldu?

19. yüzyılın başlarında Dünya’nın pek çok yerinde bebek ölümleri her geçen gün artıyordu. Doğan her 5 çocuktan biri, daha yaşını dolduramadan hayata gözlerini yumuyordu. Bu durumdan derinden etkilenen ve çalışmalarını bebek beslenmesi konusunda yoğunlaştıran Henri Nestlé, anne sütü alamayan bebeklerin hayatlarının ilk aylarında beslenebilmesi için dünyanın ilk hazır bebek maması Farine Lacteé/ Sütlü Un’u üretti. “Good Food, Good Life” sloganıyla 1866’da, aslında masumca görünen bu çıkartmayla, kurulmuştu ama seneler geçtikçe masumluğu yok oluyordu.

Nestle

Nestle gıda takviyesinin az bulunduğu, içerisine su katılarak yapılan bu mamaları en çok yoksul ülkelere pazarlıyordu. Dolayısıyla bebekler bu şekilde hem anne sütünden uzaklaştırılıyor hem de yeterince besin içermeyen mamalarla besleniyorlardı. 1978 yılında Afrika’daki birçok hükümetle anlaşan Nestle, mamaları buralarda bedavaya dağıtmaya başladı. 23 Mayıs 1978′de sağlık profesyonelleri süt tozuyla beslenen bebeklerde ölüm oranlarının yükseldiğini bildirmeye başladılar. Yeterince arıtılmış suları bulunmayan bu ülkelerde mamalar, birçok bebeğin ölümüne sebep oldu.

Bununla birlikte boykotlar başladı ve boykotu başlatanlar gelişmiş ülkelerde anne sütünü gözden düşürerek yapılan mama satışının bebek ölümlerine sebep olduğunu açıkladılar. İlk boykotu başlatanlardan Prof. Derek Jellife ve eşi Patrice, boykotu yaygınlaştırmak için World Allience for Breastfeeding Action (WABA-Dünya Anne Sütü Eylem İttifakı) adlı bir platform kurdular. Bununla beraber, Çocukları Koru ve Uluslararası Bebek Maması Eylem Ağı gibi örgütlerde Nestle’nin propagandalarını araştırmaya koyuldular.

Nestle

Fakat tüm bu meselelerin öncesinde 1973 yılında The Internationalist adlı bir dergi, Nestle’yi “The Baby Killer” (Bebek Katili) başlıklı bir broşür ile ilk kez radikal bir biçimde eleştirmişti. Bunun üzerine Nestle, The Internationalist dergisini mahkemeye verdi. ABD mahkemesi o dönemde, Nestle’nin pazarlama stratejileri ile bebek ölümleri arasında doğrudan bir bağlantı kurmayı başaramadığı için Nestle mahkemeyi kazandı. Dergi, Nestle firmasına 300 İsviçre Frangı ödemek zorunda kaldı.

1981 yılında Dünya Sağlık Örgütü, anne sütü desteği olarak kullanılacak mamaların içeriğinde olması gerekenler hakkında bir kod daha yayınladı. Kod sağlık görevlilerinin bu mamaların reklamını yapmasını kısıtlıyor hatta yasaklıyordu. 1984 yılında boykot edenler ve Nestle, Nestle’nin ilgili kurallara uyacağını söylemesiyle anlaşmaya vardılar. Ancak 1988 yılında Nestlé’nin gelişmemiş ülkelerde besin değeri düşük mamalar satması nedeniyle boykot tekrar başlatıldı.

1999′da Nestlé,  İngiltere’de Advertising Standards Authority (ASA-Reklam Standartları İdaresi) tarafından bir kez daha cezalandırıldı. Çünkü Nestle’nin boykot karşıtı kampanyası etik-dışı ve sorumsuzluk örneği olarak görülmüştü. Nestle ise sürekli olarak pazarlama stratejilerinde bir sorun olmadığını savundu. Nestle, 2008 yılındaki reklam kampanyasında şu kadarlık bir geri adım attı:

“Anne sütü bebeğinizi beslemenin en iyi yoludur. Fakat sütünüz yetersizse ya da emzirmeyi tercih etmiyorsanız Dünya Sağlık Örgütü’nün anne sütüne alternatif olarak gördüğü tek ürünü kullanabilirsiniz. Nestlé, gittiği her ülkede, o ülkenin Dünya Sağlık Örgütü kuralları uygulamalarına uyar.”

Yıllar geçti fakat boykot bitmedi. Mayıs 2011′de başta Filipinler olmak üzere Asya-Pasifik ülkelerinde Nestlé karşıtı bir kampanya daha başlatıldı. Bu bölgede de yaklaşık olarak 19 büyük sivil toplum kuruluşu, Nestlé’nin üretim ve pazarlama stratejilerinin bebek sağlığını tehlikeye attığı düşüncesinde olduklarını açıkladılar.

Kaynaklar:

1

Bilgiyi Yay
Merhaba ben Eda Nur Çilesiz. Maltepe Üniversitesinde Okul Öncesi Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisiyim. İlgi alanımın çoğunluğunu çocuklar ve psikoloji oluşturduğundan bu alanlarla ilgili kitaplar, makaleler, demeçler okumak bana büyük bir keyif veriyor. Bu platformda sizlere bu zamana kadar oluşturduğum birikimimi sunabilmek öncelikli hedefim.
Bu yazıyı beğendin mi?
50

Bir Cevap Yazın