Bir Sofra Meclisinden Kareler | KreatifBiri

Bir Sofra Meclisinden Kareler

Mustafa Kemal Atatürk, liderlik özelliğiyle ve aldığı başarılı kararlarla Türk halkını ve dünyayı oldukça etkilemiştir. Bu özelliğini sosyal hayatında da devam ettiren Atatürk, sosyal yaşantısıyla da çevresini etkileme özelliğine sahipti. Atatürk birçok alanda olduğu gibi yemek tercihleri, beslenme alışkanlıkları, sofra tarzı ve kültürüyle de farklı bir kişilik olmuştur. Kendine has bir yemek kültürü oluşturan Atatürk’ün yemeği sevdiği besinleri ve sofra düzeni hakkında her şeyi öğrenmek için sizi buraya alalım. Hazırsanız başlayalım. 🙂

Atatürk Ne Yer, İçerdi?

Atatürk’ün sofra kültürü herkes tarafından konuşulmuş ve üzerinde tartışılmıştır. Genelde içki içilen bir sofra olarak çokça eleştiri alsa da işler görüldüğü gibi değildi. Atatürk boğazına düşkün bir insan değildi. Çok yemek yenmesinin sağlığa zararlı olduğunu ve tasarrufa aykırı olduğunu savunurdu.

Sabah kahvaltısında, çay veya kahve içer fazla bir şey yemezdi. Bazen soğuk ayran ve bir dilim ekmek tercih ederken bazen de bir kase yoğurt yer, arkasından sütlü kahve içerdi.

Öğle yemeğinde bir iki dilim ekmek yanına da kuru fasülye tercih ederdi. Pilav en çok sevdiği yemekti. Yanına ayran ve limonata içiyordu. Ek olarak yoğurtta yiyordu. Ne kadar çok çeşit yiyor gibi gözükse de hepsinden az az tercih eder ve genelde sofradan doymadan kalkardı. İkindi vakti de bir bardak ayran içmeyi ihmal etmezdi.

Akşam yemekleri Atatürk için ayrı bir öneme sahipti. Çünkü akşam yemeklerini devletten önemli yetkililer veya diğer ülkelerden gelen misafirleriyle birlikte yerdi. Devlet işleri akşam yemeklerinde de devam ettiği için misafirleri sindirim açısından yormayacak, ağırlık bastırmayacak şekilde, genel olarak hafif zeytinyağlı sebze yemeklerini tercih ederdi. Etli taze bamya, karnıyarık, zeytinyağlı limonlu bakla ezmesi sevdiği yemekler arasındaydı. Soğan, sarımsak ve pastırma gibi kokulu yiyecekleri hiç sevmezdi.

Tatlıyı pek sevmeyen Atatürk, tatlı olarak sadece gül reçeli tercih ederdi. Meyvelerden de en çok kavunu severdi. Günde en az 10-15 fincan kahve içer ve günde 2 paketten fazla sigara bitirirdi. Atatürk’ün akşam sofralarında rakı ve bira bulunurdu. Fakat asla ölçüsünü kaçırmaz. Özellikle önemli bir kanun veya sorun görüşülecekse asla içmezmiş.

yemekte Atatürk

Akşam Yemekleri Meclis Havasındaydı

Atatürk’ün sofrası asla bir içki ve cümbüş sofrası değildi. Dostları ile hatta düşmanları ile sohbet ve tartışma meclisiydi. Pek azı zevk ve eğlence meclisi olmuştur. Saatlerce pek ciddi şeyler okur yazardık. Türk dili ve Türk tarihi meselelerinin, onun sofrasında tam bir fakültelik zaman tutmuş olduğunu tahmin ediyorum.

-Falih Rıfkı Atay

Atatürk’ün sofraları, bir akşam yemeğinden daha öte ülke problemlerinin tartışıldığı meclis havasındaydı. Akşam yemeklerine dönemin her konudaki uzmanları davet edilir. Her türlü kültürel ve bilimsel konular tartışılırdı. Buradaki maksat yemek içmekten daha ziyade fikir alışverişinde bulunarak sorunları çözmekti.

Sofranın karşısında daima bir kara tahta, tebeşir ve silgi bulunurdu. Ayrıca her tabağın yanında bir not defteri ve kalem eksik olmazdı. İç politika, dış politika, iktisadi politika, tarih, dil ve coğrafya vb. konular tartışılırdı. Her ne kadar birçok konu tartışılıp, çözüme kavuşturulmaya çalışılsa da tüm devlet işleri bu sofrada çözülmezdi.

Atatürk’ün sofralarına yeri geldiğinde müzisyenler ve şarkıcılar da eşlik ederdi. Hatta uzayan konuşmalar nedeniyle sanatını icra edemeden geri döndükleri geceler bile olmuştur. Bu sofraları şarkılarıyla süsleyenler ise Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Denizkızı Eftelya, Hafız Saadettin Kaynak ve Münir Nurettin Selçuk’tur. Bu ses sanatçılarına eşlik eden müzisyenler ise Selahattin Pınar, Necati Tokyay, Mesut Cemil, Nubar Tekyay, Vecihe Daryal ve Aleko Bacanos’tur.

 

Bilgiyi Yay
Written by Ecem Bölük
22 yaşında bir Bilgisayar Mühendisi. Okumaya, yazmaya ve kodlamaya delicesine bağlı kreatif biri.

Leave a Reply