Bir Tercih Meselesi: Biyomühendislik

Herkese merhaba. Biliyorsunuz ki üniversite sınavına az bir süre kaldı. Bununla beraber gelen “Hangi bölümü yazsam? Hangi bölümde başarılı olabilirim?” gibi soruların kafamızda popülasyon oluşturduğu bir dönem. Bu nedenle biz de KreatifBiri olarak sınav döneminde ve tercih döneminde sizlere yardımcı olmak adına kendi bölümlerimiz ile ilgili bilgi amaçlı yazılar paylaşacağız. Takipte kalın. 🙂
Ben de bu hafta, okumakta olduğum Biyomühendislik bölümünü sizlere kendi perspektifimden anlatmaya çalışacağım.
Keyifli okumalar…

Biyomühendislik Nedir?

Temel bilimler (biyoloji, kimya,fizik) ve tıp ile mühendislik tekniklerini birleştirerek sorunlara çözümler üretmektir.
“Ne oluyor şimdi bu Biyomühendislik?” denildiğinde şahsen ben böyle açıklıyorum. Örnek olarak da yapay organ çalışmalarını, biyosensör üretimini verilebilirim.
Tabi ki herkes farklı bir tanımlama yapabilir. Gördüğünüz gibi hayli geniş bir alan, hatta o kadar geniş ki bazen açıklayamıyorsunuz bile 🙂

Çalışma Alanları:

Bir hocamız “Biyomühendisliğe Giriş” dersinde “canlı olan her şey sizin çalışma alanınız” demişti. Teorik olarak doğru olabilir, fakat pratikte – Türkiye şartlarında- çokta doğru bir ifade değil.

Mezunların ve hocaların dediklerine göre:

Okul bittikten sonra, ortalaması iyi olan öğrenciler yüksek lisans programlarına başvuruyorlar. Bazıları ilaç şirketlerinde çalışıyor, bazıları da kendi şirketlerini açıyor.
Eğer benim büyük hayallerim var, bilim insanı olmak istiyorum diyorsanız kendinizi çok iyi geliştirmeniz gerekiyor. Çünkü maalesef Türkiye’deki biyomühendislik bölümlerinin -en azından kendi okulum adına- yeterli altyapısı yok, altyapısı olsa bile perspektifi geniş değil. Aslında Türkiye’nin genel eğitim sorunlarından biri, temel bilimler(fen ve sosyal bilimler), moleküler biyololoji ve genetik, biyomühendislik gibi alanlar için yeterli altyapının ve bütçenin olmaması. Bu durumu değerli projelerin hakkını vererek, bu alanlara daha fazla bütçe ayırarak değiştirebiliriz.

Konumuza geri dönersek, “Hiç mi iyi yanı yok bu bölümün?” diyebilirsiniz. Tabi ki var 🙂
Biyomühendislik özellikle birçok alana ilgi duyanlar için okuması çok zevkli bir bölüm; çünkü “hop” diye insanı bilimin içine atıyor. Örneğin bir tıp doktoru da biyomühendislik bölümüyle çalışmalar yapabilir; bir fizikçi, bir mühendis de.
Ayrıca yurt dışında çok değerli ve imkanı fazla olan bir bölüm. Bu nedenle eğer yurt dışına gitme gibi bir durumunuz olursa, kendinizi geliştirmeniz için çok iyi bir fırsat yakalamış olursunuz. Bu imkanı da not ortalamanızı yüksek tutarak, projelere başvurarak, hocalardan referans isteyerek sağlayabilirsiniz.

Moleküler Biyoloji ve Genetik Gibi Alanlardan Farkı Ne?

1. Biyoprosess Mühendisliği
2. Genetik Mühendisliği
3. Biyomedikal Mühendisliği
4. Biyoteknoloji
5. Moleküler Mühendislik

Bunlar biyomühendisliğin alt dallarıdır. Biyomühendislerden beklenen şey mezun olunduğunda bu alanların tümüne hakim olmaktır. Mümkün mü? Salt okul eğitimiyle tabi ki değil. Yukarıda dediğim gibi kendinizi geliştirerek, ezberleyerek değil öğrenerek, günü kurtarmayı düşünerek değil geleceği düşünerek mümkün. Yoksa göreceğiniz derslerin çoğu kimya mühendisliğiyle ortak dersler bu nedenle de kendinize “Acaba ben kimya mühendisliğinde mi okuyorum?” sorusunu sorabilirsiniz.
Yine belirteyim, kendi okulumun ders programına göre konuşuyorum. 🙂

Farkına gelecek olursak;

Moleküler biyoloji ve genetik bölümü, genetik ve biyoteknoloji alanı üzerine kuruludur. Bölümü bitirenler moleküler biyolog unvanı ile ilaç endüstrisinde, laboratuvarlarda ve hastanelerde çalışabilirler.
Biyomühendislik bölümü ise; mühendisliğin temel ilkeleri çerçevesinde biyolojik bilimleri incelerler. Mezunlar yukarıda bahsedilen unvanlar ile yine aynı alanlarda çalışabilirler. Mezun olduktan sonra iş alanı olarak ciddi bir fark yoktur. Sadece okurken biyomühendislikte daha fazla mühendislik dersi görülür.

Tabi ki bu bölümlerin çalışma alanlarına ek olarak başka ortak özellikleri de mevcut. Örneğin “Bölümün 2 yıllık mı 4 yıllık mı? İş var mı ki bu bölümde?” gibi sorulara maruz kalmak ve tercih döneminde ebeveynler ile girilen bu bölümlerden herhangi birini yazıp yazmama tartışmaları gibi.

Son Olarak:

İyisiyle, kötüsüyle biyomühendislik bölümünü sizlere anlatmaya çalıştım. Umarım yararlı olmuştur. Tamamen iyi taraflarını anlatsam gerçekçi olmazdı. Olumlu ve olumsuz tüm durumları göz önüne alarak gerçekten bu alana ilgim var diyorsanız ve idealist olup bu bölümü okumak istiyorsanız tüm söylenenlere kulak tıkayıp, çok çalışıp yolunuza devam edin. Aklınızın bir köşesinde Canan Dağdeviren, Gözde Durmuş gibi bilim insanlarımız olsun. Onları örnek alın, sonunda mutlaka başarı gelecektir.

Unutmayın, bilimin ışığı daima yol gösterir.

Bir sonraki yazımda görüşünceye dek…

Bilimle kalın!

Hoşça kalın!

Ek olarak; biyomühendislik bölümü sıralamalarına buradan bakabilirsiniz.

Paylaş!
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •