Bilindiği gibi beynimizin sağ ve sol yarım küreleri bulunmaktadır. Onları tam ortadan ikiye ayırırsak, ayrılan beyin iki farklı kişi mi yaratır? Peki bir yerine iki beyine sahip olmak mümkün müdür?

İnsan beyni aslında zihinsel işlevleri oldukça organize bir şekilde yapan iki ayrı beyin olarak işlev görür. Örneğin sol yarım küre genellikle hesaplama ve okuma gibi analitik görevlerden sorumludur. Aynı zamanda konuşma için baskın bölgedir. Beynin yarım küreleri arasında bağlantıyı sağlayan bölge ise korpus kallozumdur. Latincede sert cisim anlamına gelir ve yaklaşık 200 milyon akson içeren bir sinir lifidir. Bu bağlantı ayrıca, vücudun bir tarafından beynin karşı tarafına belirli duyusal sinyallerin iletildiği ve motor kontrolünün ters yönde gerçekleştirildiği bir kanal görevi görür. Yani, sağ yarım küre vücudun sol tarafını kontrol eder.

Bölünmüş Beyin

Bölünmüş Beyin Ne Anlama Gelir?

Beynin yarım kürelerini birbirine bağlayan sinir demeti olan korpus kallozumun kısmen veya tamamen kesilmesiyle bölünmüş beyin sendromu yaşanır. Korpus kallozumun kesilmesi ilk olarak 1940’larda New York’da 26 kişilik bir grupta, şiddetli epilepsi için tedavi olarak uygulandı. Epilepsi, beyinde sinir hücrelerinin aşırı sinyal vermesinden kaynaklanmaktadır. Bölünmüş beyin prosedürü uygulanarak, bu elektriksel iletişimin büyük ölçüde kesilmesi, epileptik nöbetlerin sayısının ve ciddiyetinin azaltılması amaçlandı.

Bölünmüş beyin ameliyatından sonra, iki yarım küre eskisi kadar verimli bilgi alışverişinde bulunmaz. Birçok hasta, hafızasını ve sosyal becerilerini korur. Bölünmüş beyin hastaları ayrıca durumlarının başlangıcından önce öğrenilen ve vücudun her iki tarafını da kullanmayı gerektiren – yürüyüş, yüzme, bisiklete binme gibi- motor becerilerini sürdürür.Fakat piyano çalmak gibi iki elin birlikte hareketini gerektiren yeni şeyleri öğrenemez. Bilgi iki yarım küre arasında doğrudan paylaşılamadığı için hastalar, özellikle konuşma ve nesne tanıma ile ilgili olağandışı davranışlar sergiler.

Bölünmüş Beyin

Sağ göz tarafından elde edilen bilgiler sol yarım kürede, sol göze gelenlerse doğrudan sağ yarım küreye iletilir. Bölünmüş beyinli bir hasta, gözü kapalıyken sol elinde tuttuğu tanıdık bir nesneyi isimlendiremez çünkü dokunma hissi için bilgi vücudun sol tarafından sağ yarım küreye iletilir. Sağlam bir korpus kallozum olmadan sol elinde nesne tutan kişi, sol yarım küredeki sözlü bilgilere erişemez. Aynı nedenle hasta, sözlü komutları uygulamak için sol elini kullanmakta güçlük çeker, motor aktivite ile komutlara cevap veremez. Eğer gözleri bağlıyken nesneyi sağ elinde tutarsa bilgiyi sol yarım küreye aktarır, baskın sözel tarafına erişim sağlar ve bu sayede nesnenin adını söyler.  

Bölünmüş Beyin

İki yarım küre de bölünmüş beyin ameliyatından sonra hala öğrenebilir ancak bir yarım kürenin diğer yarım kürenin ne deneyimlediği veya öğrendiği hakkında hiçbir fikri yoktur. Günümüzde bölünmüş beyin operasyonunda yeni yöntemler, korpus kallozumun tamamını değil sadece küçük bir kısmını kesmeyi mümkün kılıyor.

Ellerin bireyden bağımsız hareket ettiği durumlar da vardır. Buna yabancı el sendromu denmektedir. Örneğin; sağ eliyle giyinirken aynı anda sol eliyle giydiğini çıkaran, sağ eliyle kapıyı açıp eş zamanlı olarak sol eliyle iterek kapatan hastalar vardır.

Yapılan Çalışmalar

Roger Sperry ve Michael Gazzaniga 1960-1970’li yıllarda bu konuda araştırmalar yaptılar ve şaşırtıcı sonuçlar elde ettiler. Roger Sperry yaptığı çalışmalarla 1981 yılında Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü kazanmıştır.

Araştırmalar, sol ve sağ yarım kürelerin farklı görevlerde uzmanlaştığını gösterdi. Örneğin sağ yarım küre, bir harita oluştururken veya evinize nasıl gideceğinize dair talimatlar verirken devreye girer. Aynı zamanda dile duygusal bağlamda katkıda bulunur. Onun yardımı olmadan, “köpek” kelimesini okuyabilirsiniz ancak ne olduğunu hayal edemezsiniz.

Bölünmüş Beyin

Sol beyin konuşmamıza izin verirken sağ beyin üç boyutlu bilgiyi işlemeyi sağlar. Bölünmüş beyin hastasından alınan çizimler, bu gerçeği göstermektedir. Hastaya örnek görüntü gösterilip, sol eliyle kopyalanması istendiğinde görüntünün üç boyutlu yapısını anladığı açıktır. Bunun yerine görüntüyü sağ eliyle kopyalaması istenirse kontrolün sahibi mekansal olarak yetersiz sol beynidir. Üç boyut kavramı olmayan tarafla çizimler tuhaf duruyor değil mi? 

Sağ beyin yüzleri tanıma becerisine sahiptir. Akıl yürütme, icat etme, etrafındaki dünyayı yorumlama söz konusu olduğunda ise sol beynin önemi göz ardı edilemez. Bu konuda 30 yıllık çalışması bulunan Michael Gazzaniga şöyle diyor: “Bizim laboratuvarda bir söz vardır: Sol yarım küren olmadan evden çıkma.”

Kaynakça: 1, 2, 3