İnsan ırklarının birbirlerine üstünlüğünü temel alan ırkçılık felsefesini 8 yaşındaki çocuklara anlatacak bir öğretmen olsaydınız nasıl anlatırdınız?

Bölünmüş Bir Sınıf

Jane Elliot, Lowa kasabasında 3. sınıf öğrencilere öğretmenlik yapıyordu. Elliot, öğrencileriyle her ay Dünya’nın önemli liderlerini tanıştırıyordu. Bir proje ile yaptıkları yenilikleri, yönetim şekillerini, farklarını vs. anlatıyordu. 1968 yılının Şubat ayında da dünya genelinde ırkçılığa karşı savaş vermiş Martin Luther King’i anlatmıştı.

Aradan iki ay geçmişti ve 4 Nisan 1968 günü gelip çatmıştı. İşten dönmüş Elliot, koltuğuna oturmuş haber kanallarında gezerken Martin Luther King’in kaldığı otelin balkonunda silahla vurularak öldürüldüğü haberini gördü. Irkçılığın ve tutuculuğun çok olduğu bu kasabada Elliot, yarın öğrencilerinin bu konuyla ilgili sorduğu sorulara ne yanıt vereceğini kara kara düşünmeye başladı ve sonunda sekiz yaşındaki öğrencilerine bunu en güzel şekilde açıklamak ve anlatabilmek için bir deney yapmaya karar verdi.

Deneyin 1. Aşaması

Derse girdiğinde tam da Elliot’un tahmin ettiği gibi oldu ve öğrencisi Steven Armsrong öğretmeni Jane Elliot’a ”O kralı neden vurdular?’‘ diye sordu.Bunun üzerine Jane, tüm sınıfa; ”Bunu anlatmamı istiyor musunuz?” diye sorduğunda tüm sınıf koro halinde ”Evet” diye bağırdılar ve böylece bölünmüş sınıf deneyi başladı.

bölünmüş sınıf deneyi
Bölünmüş Bir Sınıf Deneyi Belgeseli

Jane Elliot, öncelikle sınıfına Martin Luther’in ırkçılık sebebiyle öldürüldüğünden bahsetti. Ardından ırkçılığı benimsetmek için deneye başladı. Öğrencilerin tümü beyaz tenliydi bu yüzden onlara ırkçılığı benimsetmek için başka bir yol düşünmüştü. Nazilerde mavi gözlüler üstün ırkı, kahverengi gözlüler ise yok edilmesi gerekenleri temsil ediyordu ve ölümleri göz renklerine göre karar veriliyordu. Elliot da bundan yola çıkarak öğrencilerine ırkçılığın ten rengine değil aslında göz rengine göre sınıflandırıldığını söyledi ve onlara mavi gözlü olanların, kahverengi göz renginde olan kişilere göre daha üstün olduklarını söyledi.

Deneyin ilk gününde Elliot, sayıları az olan mavi gözlü öğrencileri diğerlerinden ayrılmak için onların koluna kahverengi bir kuşak bağladı ve onları sınıftaki ön sıralara oturttu. Mavi gözlü öğrencilerin üstünlüğünün daha iyi anlaşılması için öğrencilerine mavi gözlülerin öğlende daha fazla yemek yiyebileceklerini, teneffüsü daha uzun yapabileceklerini, açılan orman spor salonuna girebileceklerini, onların daha temiz olduğunu söyledi. Mavi göz rengine sahip çocuklar daha ilk günden havaya girmiş ve kendilerinin üstün oldukları düşüncesiyle diğer arkadaşlarından uzak durmaya başlamışlardı.

Jane Elliot, günün son saatlerinde bir sınav yapmaya karar verdi. Yapılan sınavın sonuçlarına göre mavi gözlü öğrencilerin aldığı notlar bariz bir şekilde diğer öğrencilere göre oldukça yüksekti. Bunun üzerinde mavi gözlü öğrencilerin daha zeki olduğunu söyledi. Aslında olay tamamen özgüvendi ama çocukların bundan haberi bile yoktu. Jane Elliot o gün çocuklara hiçbir şey söylemeden günü bitirdi.

Bölünmüş Sınıf Deneyinin 2. Aşaması

Pazartesi günü olmuştu. Mavi gözlü öğrenciler yine aynı özgüvenle sınıfa girip en ön sırada oturdular ve öğretmenleri Jane Elliot’ı beklediler. Elliot, derse girdi ve bir açıklama yapacağını söyledi. Onlardan özür dileyerek bir hata yaptığını asıl üstün ırkın kahverengi gözlüler olduğunu ve bunu düzeltmesi gerektiğini söyledi. Mavi gözlü çocukların kolundaki kuşakları topladı ve kuşakları kahverengi gözlü çocukların koluna bağladı. Ayrıcalıkların artık mavi gözlü öğrencilerde değil kahverengi gözlü öğrencilerde olduğunu söyledi ve onları övmeye başladı.

Jane Elliot, cuma günü yaptığı deneyin ilk aşamasında mavi gözlü öğrenciler diğer arkadaşlarına karşı sert davranışlar gösterirken, deneyin ikinci kısmında kahverengi gözlü öğrencilerin mavi gözlü öğrencilere çok sert davranışlar göstermediğini gözlemledi. Çünkü kahverengi gözlü çocuklar bu ayrımın ne kadar kötü hissettirdiğini biliyorlardı.

Bölünmüş Sınıf Deneyi: Irkçılığın Doğuşu 1
Bölünmüş Sınıf Deneyi Belgeseli

Deneyin Sonunda

Aynı gün içerisinde Jane Elliot aslında bunun bir deney olduğunu tüm sınıfa açıkladı. Göz renginin bir üstünlük olmadığını, üstünlük taslamanın ve ayrımcılık yapmanın ırkçılığın ta kendisi olduğunu öğrencilerine açıkladı ve öğrencilerinden birbirlerine sarılmalarını istedi. Ardından sınıftan bu deney hakkında yazı yazmalarını istedi ve yazılan yazıları Martin Luther King’in eşine gönderdi.

Deneyin ardından ırkçılığın yaygın olduğu kasabadan ve velilerden çok tepki alsa da Elliot, deneylerine 6 yıl boyunca devam etti. Yaşadığı bölgenin yüzde 80’i kendisine minnettar olduğunu söylerken yüzde 20’sinden eleştiriler aldı ve kendisine ”Zenci sevgilisi” gibi isimler takıldı. Bu deney, okul içerisinde kalmayıp gazete ve televizyonlarda yayınlandı. Jane Elliot bu deneyle bir çok ödül aldı. 1970 yılında ”Bölünmüş Sınıf Deneyi” ardından 1996 yılında ”Mavi Gözler” adında bir başka belgesel filmi çekildi. Ardından Elliot, 2016 yılında BBC’nin ”Dünyayı geliştiren 100 Kadın” isimli listesine eklendi.

Bölünmüş Sınıf Deneyi: Irkçılığın Doğuşu 2
Jane Elliot

Elliot’a birçok kişi “Masum çocuklar üzerinde bu deneyin uygulanması ne kadar doğru?” sorusunu sormuştu. Elliot’ın cevabı ise yüzümüze bir tokat gibi vuruyordu: ”Bir günlüğüne yaşadıkları bu olayın onları bu kadar derinden etkilediğini düşünüyorsanız, o çocuklar çok şanslı. Zira bunu bazı insanlar ölene dek yaşadılar.” 

Dikkatinizi Çekebilir

http://35.180.221.225/fasist-grubun-yaratilisi-ucuncu-dalga-deneyi/
http://35.180.221.225/fasist-grubun-yaratilisi-ucuncu-dalga-deneyi/

Kaynakça:

  1. http://etkdunia.com/etkin-psikoloji/bolunmus-sinif-deneyi/
  2. http://www.senbildiye.com/jane-elliott-isimli-bir-ogretmenin-irkcilik-dersi-vermek-icin-sinifinda-yaptigi-psikolojik-bir-deney-bolunmus-sinif-deneyi/