Türkiye’nin gururları serimizde bugün Mete Atatüre var. Mete Hoca, birçok takipçisi gibi benim de kişisel olarak çok sevdiğim ve taktir ederek yakından takip ettiğim yakışıklı, bir o kadar sempatik bilim insanı. Bugünkü yazımda gıpta edilesi insan Mete Hoca’yı tanıyacağız.

Mete

Mete ATATÜRE 19 Şubat 1976 tarihinde Kayseri’de doğdu. Siyasetçi bir baba ve ressam bir annenin oğlu Mete, ilkokulda 4 farklı okul değiştirdi. İlkokul eğitiminin ardından ailesiyle birlikte iki seneliğine Amerika’ya taşındı. Amerika’da diğer derslerle beraber aldığı fizik derslerinde, dersin kendisine basit geldiğini bunun sonucunda arkada oturup “şımarıklık ve yaramazlık” yaptığını söylüyor Mete Hoca. Bu derslerden birinde hocasıyla olan alışverişini kendi sözleriyle şöyle niteliyor:

“İnsanların hayatlarında anlar vardır, geleceklerini belirleyen. Tam o an oldu.”

Daha sonra öğretmeninin kendisini yanına çağırdığında kendisine kızmadığını söylüyor ve girdikleri iddiayı anlatıyor. Öğretmeni, öğrencisi Mete’ye diğer sınıf arkadaşlarını rahatsız ettiğini ayrıca onların kendisinin aldığı notları alamadıklarını, o yüzden diğer öğrenciler için Mete’nin derse gelmemesini istediğini söyler. Mete’ye vereceği fizik kitaplarının içlerinden sorduğu soruları Mete’nin doğru cevaplaması halinde bir sene boyunca Mete’nin derslere gelmeyeceğini ve notunu “A” yani 100 vereceğini; fakat cevaplayamaması halinde Mete’nin en ön sırada oturup kendisine yardım edeceğini anlatır.

Sorulardan çoğunu doğru cevaplandıramayan Mete ikinci duruma uyar ve artık fizik dersini sevmiştir. Kendisi gibi iyi durumdaki arkadaşları için ileri fizik dersi açılır ve kendilerini o derste ileri götürüp normal derste öğretmenlerine yardımcı olurlar.

İşte Mete Hoca kendi geleceğini oluşturan olayın bu olduğunu belirtiyor!

https://www.youtube.com/watch?v=g1jBgsmVwI0

Bunları kendi ağzından yukarıdaki link aracılığıyla dinleyebilirsiniz.

Mete

Eğitim hayatı serüvenine dönelim. Lise eğitimini almak için tekrar Türkiye’ye dönen Mete ATATÜRE 1992’de Ankara Gazi Anadolu Lisesi’nden mezun oldu. Liseden mezun olduğunda öncesinde pilot olma hayalleri kuran Mete Hoca, ortaokuldaki öğretmeninin etkisiyle Bilkent Üniversitesi Fizik Bölumü’ne girdi, 1996’da mezun oldu.

Mezuniyetinin sonrasında doktora çalışmaları için Boston Üniversitesi’nin Kuantum Görüntüleme Laboratuvarı’na katıldı. 2002 yılından 2007 yılına kadar doktora sonrası araştırmacı olarak Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü’nde Ataç İmamoğlu’nun grubunda çalıştı. Haziran 2007’deyse Cambridge Üniversitesi’nin Cavendish Laboratuvar’ına öğretim görevlisi olarak katıldı. 2011’de doçentliğe, 2015’te profesörlüğe yükseldi.

Mete ATATÜRE’nin Tarihi Başarısı!

Mete Hoca 2015’te ölçülmesi imkansız denilen ve 35 yıldır sürekli denenip ölçülemeyen “ışık seviyesinin gürültülü ölçümü”nü başarıyla ölçerek tarihi bir başarıya imza attı. Bu ölçümü “ışığı sıkıştırma” denilen bir yöntemle yaptı. Bu esnada atomdan 100 kat güçlü bir süper atom elde etti.

Mete

Nasıl olduğunu Mete Hoca’nın kendi cümlelerinden okuyabilirsiniz;

Bu çok küçük ama çok temel kuantum etkiyi gözlemleyebilmek için önce doğal atom yerine, kuantum nokta dediğimiz yarı-iletken nanomateryal kullandık. Böylece ışıkla etkileşimi tek bir atomdan 100 kat daha fazla olan bir ‘süper atom’ elde etmiş olduk. Yıllardır gözlenemeyen bu kuantum gürültüsünü böylece net bir şekilde ortaya çıkardık. Yani, tam karanlıkta bile her daim var olduğunu düşündüğümüz temel gürültü seviyesinin, o karanlığa çok az miktar ışık eklediğimizde düşürülebileceğini ispat ettik. Bu etkinin var olabildiği deney koşullarında gürültü ölçümü 35 yıldır çok denenmesine rağmen başarılamamıştı. Bunun ana sebebi olarak, etkinin var olduğu ışık seviyesinin gürültü ölçümü için çok az olmasıydı.

Peki Işık Seviyesinin Gürültü Ölçümü Ne Demek?

Yine Mete Hocamızdan dinleyelim;

 Kuantum fiziğine göre gürültü, sinyalin şiddetinden bağımsız olarak arka planda hep vardır. Bu yüzden hiçliğin gürültüsü olduğunu iddia edebiliyoruz. Gürültü, sinyalin oynak olması demektir. Denizdeki dalga gibi… Deniz dalgalıysa derinliği değişir. Bu oynamaya gürültü diyoruz. Aslında buradaki gürültünün sesle bir alakası yok.

Bu buluştan sonra hayatında neler olduğunu ise Posta Gazetesi’ne verdiği demeçte şöyle anlatıyor:

Eskiden çalışmalarımı kendi kendime yapıyordum. Türkiye’de adım pek bilinmezdi. Buluşumuz İsrail’de, Amerika’da, Fransa’da, Almanya’da haber oldu ama Türkiye’de tesadüfen öğrenildi. Haberi olduktan sonra fizik okumak isteyen birçok Türk öğrenci bana yazdı. Çoğu öğrenci ailesinin fizik okumalarını istemediğini yazıyor.

Amy Winehouse’nin hırçın kedisi ve Mietziko

Amy Winehouse öldüğünde kedisini Mietziko’nun sahibi alır. Yeni kedi Mietziko’yla anlaşamaz, adam da Mietziko’dan vazgeçip onu bir sanat merkezine bırakır. Atatüre de Mietziko’yu ordan edinir.

Mete

Hawking’den Atatüre’ye “kaş ucu” Selamı

Mete

Mete Hoca Evrim Ağacı ile yaptığı canlı yayında geldiği ilk hafta cafede oturmuş kitap okurken yanından Stephen Hawking’in geçmesinin hissettirdiklerini ve kendine verdiği kaş ucu selamını anlatıyor.

Mete Atatüre’nin Biz Öğrencilere Tavsiyesi

Hem çalışın hem eğlenin. Bilim, çok çalışmaktır; bu kesinlikle doğru. Gecelerimizi gündüzümüze katıp kendi kendimize bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ama bunu eğlenmeden yapıyorsak kayıp bir hayattır bu. Onun için hem bilimi seçin hem bilime doğru dönün hem de bunu yaparken çok eğlenin. Sadece fizik, sadece laboratuvarda problem çözmeyle değil; hayatın değişik alanlarında da çok aktif olan bir insan olun.

Sonuç

KreatifBiri ekibi olarak Mete Atatüre’nin ve 15 kişilik grubunun çalışmalarında başarılarının devamını temenni ediyoruz. Nice başarılara Mete Hocam, sizinle gurur duyuyoruz!

 

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere;

Bilim ve mutlulukla kalın.

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8,