Çocuk yetiştirmek tıpkı bir taşı yontmak gibidir. Küçük yontma hataları büyük sorunlara sebep olabilir. Onları yetiştirirken yaptığımız en ufak bir hata onların gelişimlerinde büyük bir etki yaratabilir. Peki her hareketimizin üstlerinde etki bıraktığı, her şeyden değerli olan çocuklarımızı ne kadar doğru yetiştiriyoruz?

1. Telaffuz

Minik çocuklarımız dili ilk çözmeye başladıkları zamanlarda kelimeleri tam ve doğru şekilde telaffuz edemezler. Bu telaffuzlar ne kadar tatlı olsa da onların yanlış söylediği kelimeleri taklit etmek biz ebeveynlerin yaptığı en büyük hatadır çünkü dil pekiştirilme yolu ile öğrenilir. Onları taklit ederek kelimenin doğru söylenişinden onları uzaklaştırabilir ve konuşma gelişimlerini kötü yönde etkileyebiliriz.

2. Öz Beceriler

Çocukların küçük bedenleri bizde öz becerilerini gerçekleştiremezler ve sürekli yardıma ihtiyaçları varmış gibi bir izlenim bırakır. Onların yapması gerekenleri (bağcıklarını bağlamak, giyeceklerini seçip giydirmek, yemek yedirmek vs…) biz ebeveynler yaparız ve onlara iyilik ettiğimizi düşünürüz. Ama yanıldığımız bir şey var! Bu bizim için çok küçük görünen yardımlar çocuklarda öz güven problemine sebep olur. İyiliklerini isterken onlara hiçbir şeyi yalnız başına yapamayacaklarını düşündürür ve öz güvensiz bireyler yaratırız.

3. Duygusal Dışa Vurumlar

Çocuklar duygusal problemler yaşadıklarında bunu anormal davranışlarıyla (şiddetli ağlama, tırnak yeme, parmak emme vs.) dışa vururlar. Burada biz ebeveynler, çocukların bu davranışının üzerinde durmamalı ve onlara sert tepkiler göstermemeliyiz. Çocuklara sert tepki gösterdiğimiz takdirde onların bu duygusal anormalliğini daha da tetiklemiş oluruz ve buna bağlı olarak çocuklarımızda inatçılık, tatminsizlik ve mutsuzluk kalıcı bir davranış biçimi haline gelir. Bunun yerine anormalliklerin duygusal kökenini araştırılmalı ve çözümlemeliyiz.

çocuk

4. “Tamam, Tamam Ağlama”

Sizden bir dileği olan çocuklarınıza yaklaşımınız “ya hep ya hiç” olmalıdır. Ağlama davranışı sizi ne kadar yıpratırsa yıpratsın ağladığı için “tamam, tamam ağlama yapıyorum.” Dediğiniz anda savaşı kaybedersiniz. Çocuklar tahmin ettiğimizden çok daha zekilerdir ve bu durumdan çıkarımları “ağlarsam her şey benimdir.” olur. Onlarla savaşmayı öğrenmeli ve ağlayarak her şey ulaşabilecekleri fikirlerini yıkmalıyız.

5.Aşırı Koruyucu Tutum

Ülke şartlarımız altında ebeveynler haklı olarak çocuklarına aşırı koruyucu tutumla yaklaşırlar. Anne babanın aşırı koruması, çocuğa gereğinden fazla kontrol ve özen göstermesi anlamına gelir. Bu tip aileler çocuklarına hep düşman bir çevre içindeymiş gibi davranırlar ya da çocuklarının kendi başına bir şey beceremeyeceklerinden endişe ederler bu sebepten dolayı çocuklarına karşı aşırı düşkünlük gösterirler. Bu şekilde yetişen çocuklar, aşırı bağımlı, güven eksikliği yaşayan ve duygusal kırıklıkları olan kişiler haline gelebilirler. Bu bağımlılık çocuğun yaşamı boyunca devam eder. Bizim yapmamız gereken, kendine güveni olan bağımsız çocuklar yetiştirmektir.

6. Çocuk İçin Televizyon

Bazı zamanlarda çocuklar dur durak bilmezler ve sürekli zıttımıza giderler. Biz ak desek onlar kara derler. Böyle zamanlarda ebeveynler  televizyonları,videoları vb  bir kaçış yolu,onları sakinleştirmek için bir mucize olarak görebilirler  fakat bu kaçış yöntemi   çoğu zaman zararsız görünse de gelişimi kötü  yönde etkileyen bir yöntemdir.  Uzun süre belli bir yere bakmak çocuklarda ilerleyen dönemlerde asosyalliğe, konuşma problemlerine en kötü ihtimali düşünecek olursak da  otizme sebep olabilir. 

7. Ölüm

Çoğu zaman bu kelimeyi okumak bile bizi bambaşka anılara götürüp canımızı acıtabilir. Minik çocuklarımızın da hem bu acıyı yaşamalarını istemeyişimiz hem de anlamayacaklarını düşündüğümüzden dolayı  her hangi bir ölüm gerçekleştiğinde bu kelimeyi onlara sarf etmekten kaçınırız. Bir ölümden söz edecekseniz çoğu zaman onlara “O şimdi uyuyor.”  Demeyi tercih ederiz fakat doğru olan  gerçeği söylemektir. Çocuğunuzu korumaya çalışmak amacıyla yaptığınız bu açıklama onun uykudan korkmasına neden olabilir. İster inanın ister inanmayın çocuklar ölüm kavramını çok küçük yaşlardan itibaren kavrayabilirler. Çocuk yetiştirirken  yapmamız gereken en önemli şey onların akıllarını hafife almamamız gerçeğidir.