Çoklu evrenler teorisi, pek çok insanın bildiği ve tartıştığı bir konsept olmasına rağmen bu konuda ifade edilenler pek de açık değildir aslında. Alternatif geçmiş ve gelecek senaryolarından çok daha fazlasıdır çoklu evrenler teorisi.

Öncelikle çoklu evrenlerin esasında bilimsel bir teori olmadığı, fizikteki çeşitli teorilerden çıkan bir sonuç olduğunun belirtilmesi önemlidir. Bilimsel teoriler iyi çalışılmış, gözlemler, deneyler ve bilimsel metodun diğer yöntemleriyle tekrar tekrar test edilmiş açıklamalardır; nasıl ve neden sorularına yanıt verirler ve çoğunluğun sandığının aksine varsayımdan ibaret değildirler. Çoklu evrenler de henüz bir teori aşamasında olmamasına karşın arkasında güçlü fiziksel kanıtlar barındıran bir konsepttir.

evren

Çoklu evrenlere giden tek bir yol yoktur; çok sayıda fiziksel teorinin bağımsız olarak böyle bir sonucu işaret ettiği bilinmektedir. Bilim insanları bu sebeple, çoklu evrenlerin var olma olasılığını tek bir evren bulunmasından çok daha fazla bulurlar. Çoklu evrenlerin var olma olasılıklarının değerlendirilmesinde çoğunlukla kullanılan iki temel sınıflandırma bulunmaktadır. Bunlardan ilki 2003 yılında MIT profesörü Max Tegmark tarafından tanımlanmıştır.

Tegmark Sınıflandırması

  • Sonsuz Evrenler: Uzay-zamanın geometrik yapısı bilim insanlarının henüz konsensüse varamadığı bir konudur, ancak genel olarak düz bir şekilde sonsuza uzandığı kabul edilir (Küresel veya halka şeklinde olduğuna dair görüşlerde vardır, hatta bu yapılarda zaman yolculuğunun mümkün olabileceği de düşünülür). Eğer uzay-zaman sonsuzluğa doğru akan bir yapıda ise belirli bir noktadan itibaren kendisini tekrarlaması gerekmez mi? Neticede parçacıkların bir araya gelebileceği sınırlı sayıda konfigürasyon bulunmaktadır, bu da sınırsız bir uzay-zamanın bir noktadan sonra kendisini tekrar etmesine sebebiyet verebilir. Ancak bu öteki evrenleri, kozmik ufkumuzun ötesinde uzanan evrenler olacaklarından dolayı, gözlemleyebilmemiz pek de söz konusu değildir.
sarı
  • Kabarcık Evrenler: A. Vilenkin tarafından ortaya koyulan, sonsuz enflasyon teorisinin bir sonucu olan kabarcık evrenler modeli, birbirinden bağımsız bir evrenler topluluğunun ifadesidir. Kaotik şişme olarak da adlandırılan teoriye göre, evrenin genişlemesi bir bütün olarak sonsuza kadar devam eder, ancak uzay-zamanın bazı bölgelerinde genişleme durur ve bu noktalarda kabarcıklar oluşur. Bu modelde evrenler birbirinden bağımsız olduklarından dolayı, oldukça farklı fizik kanunlarına sahip olmaları da olasıdır.
mavi
  • Kuantum Çoklu Evrenleri: Kuantum mekaniğinin çoklu evrenlere yaklaşımı ise olasılıksal bir çerçevede gelişir. Teoriye göre, her şey olası tüm hallerinde bulunur, ancak farklı evrenlerde. Aynı anda tüm olasılıkların farklı evrenlerde geçerli olduğu bu modelde aldığımız her kararla yeni bir evren yaratmış oluruz. B. Greene, Saklı Gerçeklik kitabında bu durumu şöyle tanımlıyor: “Her evrende, eylemlerinin sonuçlarından birine veya da diğerine tanıklık eden bir kopyan bulunur, ve (yanlış olarak) kendi gerçekliğinin tek gerçeklik olduğunu sanır.”
  • Matematiksel Evrenler: Matematik evreni tanımlamak için kullanılan yararlı bir araç mı, yoksa gerçekliğin temeli mi? Matematiğin bir icat mı yoksa bir keşif mi olduğu sorusuna henüz kesin bir cevap bulabilmiş değiliz. Ancak gerçekliğin matematiksel bir yapı olması durumunda, Tegmark’a göre, evrenimizi oluşturan matematiksel yapının dışında da yapıların olması muhtemeldir, ve bu matematiksel yapılar da kendi evrenlerinde var olacaklardır.

Greene Sınıflandırması

B. Greene, ‘Saklı Gerçeklik’ kitabında pek çok açıdan Tegmark’ın sınıflandırmasına benzer, dokuz tür çoklu evren tipi tanımlamıştır. Bu sınıflandırmaların arasında, yukarıda tanımlananların dışındaki çoklu evren modelleri şöyledir (Greene sınıflandırması dahilindeki Brane, Landscape ve Halka Çoklu evren modellerini, sicim teorisiyle ilgili bir sonraki yazımda ele alacağımdan dolayı burada açıklamadım) :

  • Holografik Çoklu Evren: Holografi ilkesini temel alan bu varsayıma göre, evrenin sınırlayıcı bir yüzeyinde bulunan, bizim evrenimizle ilgili her şeyin yansıtıldığı bir paralel evren bulunmaktadır.
Çoklu Evren Modelleri #1: Fiziksel Varsayımlar 1
  • Simülasyon Evrenler: Teknolojinin bizimki kadar karmaşık evrenleri simüle edebileceği bir noktaya geleceğini söyleyen Greene, böyle bir durumda simülasyon olarak üretilecek çoklu evrenlerin de var olabileceğini belirtir.
  • Nihai Çoklu Evren: Çoklu evren varsayımlarının en uç noktası olan nihai model, kısaca yukarıdaki bütün teorilerin bir biçimde var olması gerektiğini söyler (mantık yasalarının ihmal edilmediği ölçüde).

Yararlanılan Kaynaklar:

  1. Saklı Gerçeklik-Brian Greene
  2. Parallel Universes: Theories & Evidence

Editör: Onur Çamlıca