Birçoğunuz belki de bu canlıyı haberlerde çok duymuş olabilirsiniz, kaçak avcılar haberlerin gözdesiydi bir aralar. Birçoğunuz ise şu an burada ilk defa görüyor olabilir. Deniz patlıcanı bir diğer adıyla da deniz hıyarı ülkemizde büyük gelir kaynaklarındandır. Denizden çıkan her şeyi yiyen uzak doğu ülkeleri bu canlıyı kapış kapış alıyorlar. Hatta birçok balıkçı bu canlılar sayesinde bir gecede 20 bin lira kazanç sağladı. Peki bu canlıyı bu kadar özel kılan şey ne?

Omurgasızlardan Deniz Patlıcanı

deniz patlıcanı

Ülkemizde son yıllarda yazılı ve görsel medyada çokça yer edinen bu ilginç canlı, pek bilinmeyen oldukça faydalı ve rağbet gören bir deniz sakinidir. Halk arasında daha çok deniz hıyarı veya deniz patlıcanı isimleriyle bilinir. Derisi dikenlilerden familyasına (Holothuroidea) mensup omurgasız bir canlı çeşididir. Deniz patlıcanlarının vücut şekli bir hıyar veya sosisi hatırlatır. Ağız ve anüs karşılıklı iki uca yerleşmiştir. Hayvanın sosis şeklinin bir ucunda ağzı diğer ucunda da anüsü yer almaktadır. Genellikle 30 cm ebatlarında olan deniz hıyarları boyutları itibarıyla 60 cm’ye kadar çıkabilmektedir. Daha çok sığ suların kıyıya yakın kesimlerinde yaşayan deniz patlıcanlarının bilimsel olarak sınıflandırılmış 900 çeşidi bulunmaktadır. Diğer derisidikenlilerden, kutuplar yönünden geçen eksenin uzamasıyla farklılaşır.

Deniz patlıcanları kıyıya yakın yerlerde genellikle kumlar üstünde gezinerek ya da “U” şeklindeki kayaçlar arasında saklanarak beslenir. Deniz patlıcanları yumurtlayarak çoğalırlar. Sığ sulardaki kumlar üzerinde usul usul hareket eden deniz patlıcanları ambulakral olarak isimlendirilen tüp ayaklara sahiptir. Bu ayaklar o kadar küçüktür ki canlı bir sosis şeklinde görülür. Deniz patlıcanlarının bu küçük ayakları, aynı zamanda onun su altındaki dış dünyayı algılama organlarıdır.

Denizlerin Filtresi

Bu canlıların ayrıca çok güzel bir özelliği deniz biyologları tarafından keşfedilmiştir. Deniz biyologları bu canlıları denizlerin filtresi olarak kabul etmektedir. Araştırmalara göre ortalama bir deniz patlıcanının bir senelik zaman zarfı içerisinde ortalama olarak 150 ton deniz kumunu temizlediği ortaya çıkmıştır. Özellikle tatil olanaklarının gelişmesi, doğanın her anlamda filtresi olan yeşil alanların tahrip edilmesi ve sanayi atıklarının filtrelemeden denize bırakılmasının yarattığı deniz kirliliği düşünüldüğünde deniz patlıcanlarının ekosistem için ne kadar hayati bir rolü olduğu görülmektedir.

Ayrıca bu canlıların çok garip bir özelliği daha vardır: Deniz patlıcanları sahip oldukları metabolik özelliklerinden ve protein yapılarından ötürü istedikleri zaman sıvı forma geçip her türden engelin içerisinden geçebilirler. Sıvı haldeyken küçük çatlaklardan geçebilir ve tekrar eski hallerine dönebilirler. Bazı türler kendilerini futbol topu kadar şişirebilir, bazıları ise su püskürterek çakıl taşı gibi görünebilirler. Bir tehlike sezdikleri zaman ise düşmanlarını şaşırtacak çok güçlü bir silahları vardır: Midesini anüsünden çıkarabilirler. Midesini anüsünden çıkaran deniz patlıcanı, mide sıvısı içinde yer alan asit ve diğer toksik maddeleri salarak oldukça geniş bir alandaki tüm canlıları öldürebilir. Deniz patlıcanının bu saldırısı o kadar şiddetli ve ölümcüldür ki saldırıda kendisi de hayatını kaybedebilir.

Deniz Patlıcanlarının Uzak Doğu’daki Yeri

Uzak Doğu’da deniz patlıcanı hem gıda ürünü olarak mutfakların vazgeçilmezi hem de kozmetik, medikal sektörünün önemli bir kaynağı olarak kullanılmaktadır. Çin tıbbında yorgunluğa, cinsel hayata, bağışıklık sistemine ve eklem ağrılarına iyi geldiğini inanılan deniz patlıcanı, aynı zamanda yüksek protein kaynağıdır. Güneydoğu Asya ve Avustralya sahillerinde yaşayan insanlar, deniz patlıcanını deniz suyunda pişirip, kuruturlar. Yeneceği zaman da tatlı suda kaynatıp, özellikle çorbasını yaparlar. Çok yavaş hareket eden bu hayvanlara, denizlerin kıyılara yakın sığ yerlerinde rastlanır. Yüksek proteinli içeriğinden dolayı; spor yapan kişilerin vücut gelişimine yardımcı olduğu, diş eti rahatsızlıklarına, yorgunluğa ve cinsel hastalıklara iyi geldiği biliniyor. Uzun yıllardır Uzak Doğu yemeklerinin vazgeçilmezi haline gelmiştir.

deniz patlıcanı

Deniz Patlıcanlarının Ülkemizdeki Yeri

Ülkemizde kontrollü bir şekilde toplanıp yetiştirilen deniz patlıcanlarının ”tekil bireyler” tarafından toplanması yasak. Çünkü, deniz patlıcanları su altındaki yaşam dengesini ciddi şekilde etkiliyor.

Ülkemizde deniz patlıcanı avcılığı sektörü 2000’li yıllara dayanmaktadır. Özellikle Ege ve Marmara Denizi kıyılarında yüzlerce dalgıç geçimini deniz hıyarı toplayıcılığı yaparak sürdürür. Son yıllarda Uzak Doğu ülkelerine yapılan ihracatla senede 300 bin tona kadar deniz hıyarı satışı yapılmaktadır. TÜİK verilerine göre senede yaklaşık 7 milyon dolarlık bir gelir elde edilmektedir bu satıştan. Son senelerde kontrolsüz bir şekilde deniz patlıcanı avcılığı yapıldığı için Tarım Bakanlığı konuya el atmış ve her sene sadece belli alanlarda avcılığa izin vermektedir.

deniz patlıcanı

Günümüzde ise yoğun talep ve yüksek fiyatlar sebebiyle birçok kişi kaçak deniz patlıcanı avlıyor. Uzak Doğu’dan gelen talepler doğrultusunda kaçak olarak deniz patlıcanı avlayan kişilerin yakalanmaları halinde, kanunlara göre 1113 TL’lik para cezasına çarptırılırlar. Eğer ki yakalanıp cezasını ödeyen kişi kaçak bir şekilde deniz patlıcanı avlamaya devam ederse para cezası katlanmaktadır.

Avlanılması yasak olan deniz patlıcanına ulaşmak bu sebepten ötürü biraz zordur. Genel olarak her yerde satılmamaktadır. Deniz patlıcanının kilosu başına satış fiyatı 30 dolardan başlamaktadır. Fakat genel olarak 150 dolar civarından satılmaktadır. Türkiye’de deniz patlıcanı tüketmek isteyenler genel olarak Alibaba.com gibi Çin menşeili sitelere başvurmaktadırlar.

Kaynak ve İleri Okuma: 1, 2