Üniversitenin birinci sınıfında olduğum için çevremdeki insanlarda çok normal bir ikilem görüyorum; dersleri mi çok iyi mi yapsam yoksa diğer faydalı şeylerle mi uğraşsam? Dersleri çok iyi yapmak için maalesef bazı şeylerden ödün vermemiz gerekiyor, buna elbette ders dışı etkinlikler dediğimiz şeyler de dahil olmak üzere. Burada ders dışı dediğim şeyler eğlence gibi şeylerden ziyade faydalı bir şeyler yapmak, kendini geliştirmek, kendine değer katmak… Aslında bu ikilem bir şeyler yapmak isteyenlerde oluyor. Çünkü bu insanlar farkında çoğu şeyin. “Tamam kardeşim, çok uzatma da bu durumdan nasıl çıkarız sen onu söyle.” dediğini duyuyorum. Hemen ona geçelim o halde.

Az da olsa bir şey okuyorsan ya da yararlı şeyler izliyorsan dünyadaki başarılı insanların profilini, durumunu biliyorsundur. Çok büyük bir çoğunluğu ders dışında birçok şeyle uğraşmış kişiler. Özellikle Steve Jobs, Elon Musk, Mark Zuckerberg gibi insanlar. Bunları görünce aslında çoğu şeyi anlıyoruz ama araya büyük bir duvar giriyor: Türkiye! Hepimizin bildiği üzere burada, bu güzel ülkemizde ilk görünen insanların sadece diplomaya ve notlara baktığıdır. Tıpkı göründüğü gibi de maalesef, büyük bir çoğunluk böyle; fakat durum değişiyor. Çünkü değişmek zorunda.

Neden Değişim Zorunlu?

Değişmek zorunda dedim evet, çünkü piyasadaki kalifiyeli eleman algısı tıpkı diğer gelişmekte olan ülkelerdeki gibi değişiyor. Hadi bir işe alım mülakatı canlandıralım.  Mülakata iki kişi geliyor biri 3,75 diğeri de 2,5 ortalama yapmış yeni mezun bilgisayar mühendisi. 3,75’lik olan ortalamanın biraz üzerinde bir yerde staj yapmış ama onun dışında hiçbir ders dışı etkinliği yok neredeyse. 2,5’lik olanda ortalama sayılabilecek iki yerde staj yapmış. Ama bunu yanında birçok amatör projede yazılımcı, yazar, danışman vs. olarak görev almış, bunların yanında da profesyonel yerlerde çalışmış ve başarılı işler yürütmüş. Yeri gelmiş bir ekibin lideri olmuş, yeri gelmiş kendi projelerini oluşturmuş. Bazen müzikle bazen de tiyatroyla ilgilenmiş. Şimdi siz olsanız hangisini seçerdiniz? Ya da soruyu değiştireyim siz olsaydınız 3,75’liği alan şirkette mi yoksa 2,5 ortalaması olanı alan şirkette mi çalışmak isterdiniz?

Bu konuda geçen çok garibime giden bir şey okudum. Elon Musk, SpaceX’i ilk kurduğu yıllarda işleri sürekli büyüttüğünden yeni işe alımlara ihtiyaç oluyormuş. Bu yeni ihtiyaçlar genelde yoğun başvuru sayesinde çözülse de bazen Musk istediği gibi elaman bulamıyormuş. Böyle bir durumla karşılaştığında üniversitelerdeki çok da başarılı olmayan ama kendini sevdiği alana (jet motorları, uzay taşımacılığı…) yöneltip bu alanda ufak da olsa başarıyı yakalamış insanları bulup, bizzat görüşüp kriterlerine uyduğu takdirde işe alıyormuş.

elon musk

Aslında tüm bu yazdıklarım dönüp dolaşıp taa bu siteyi, oluşumu ilk kurduğumda yazdığım bir konuya dönüyor: Seçimini Yap! Sıradan Mı Yoksa Fark Yaratan Mı Olmak? Lütfen orada yazdıklarımı oku, tekrar buraya aynı şeyleri yazmak istemiyorum ve seçimini yap. Hani bir söz vardır ya en kötü karar, kararsızlıktan iyidir diye hah durum işte aynen o. En kısa zamanda seçimini yap ve ona göre ilerle. İçinde hep hissettiğin duygulara engel olma, dayatmaların seni ezmesine, yok etmesine izin verme. Çünkü sen farklısın, fark yaratacaksın…