Determinizm ve Psikanaliz

“Determinism vs Freewill” tartışmasına felsefe alanına ilgi duyan birçok insan tanık olmuştur muhakkak. Determinizm düşüncesine, yaşayış ve doğa alanında ne kadar uzak olsam da varoluştaki etkisini kabul ediyor olmamdan mütevellit, bugün yaptığımız bilinçsizce hareketlerin dahi aslında bir bakıma “bilinçli” olduğunu düşündürmeye dair bir yazı yazmaya karar verdim. Evrenin ne kadarı neden sonuç ilişkisine dayalı ne kadarı tesadüf, bakış açısına göre fazlasıyla şekillenebilen bir konu olmasına rağmen psikanalizde yaptığımız en küçük hareketi bile değerlendiren Freud bu konuya da el atmış tabi ki. Bugün de detaya inmeden birkaç Freud terimini sizlerle paylaşmak istiyorum.

freud

Kateksis

Kateksis, düşünceni belirli bir nesneye, duyguya veya enerjiye yönlendirmek olarak geçiyor. Klasik örneklendirmeler yaparsak şayet olumlu kateksiste açken canının çektiği yemeğin, geldiğin geleneğe kültüre bağlı olması trieb’in (dürtü) nesnelliği olarak yorumlanırken, olumsuz kateksis ise dini görüşünün, yediğin yemeğini ya da farklı faaliyetlerini sınırlandırmasından dolayı enerjiye ya da nesnelliğe dökememek olarak tanımlayabiliyoruz. Kısacası kateksis, toplumsal hayatımızın düşüncelerimize dürtülerimize olan dönüşümüdür. Bu bilinçli yaptığımız davranışlarımızı değerlendirmek için kullanılan bir eylem olduğundan yazılarımdan da belli olduğu üzere bilinçdışına olan ilgimden ötürü konuyu bir diğer belirsizliğe getireceğim: parafraksa.

karar

Parafraksa Determinizm Etkisi

Parafraks, konuşurken yaşanan dil sürçmesi, unutkanlık, varmak istediğimiz yere geç kalma gibi bilerek yapmadığımızı düşünürken aslında “bilinçdışında bilerek mi yapıyoruz?” sorusunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir Freudyen teoride. Buna birlikte birkaç örnek verelim; misal biriyle buluşmak için karar alıyoruz. Söz verilen saatten daha geç saatte vardığımızda ise trafikten dolayı olduğunu söylüyoruz ki bu kısmen de doğru oluyor. Ancak içten içe ne kadar o kişiyle buluşmak istiyoruz? Çevremizdeki birinin söylediklerini hatırlamadığımızda unutkanlığımıza dem vururken hakikaten ne kadarını hatırlamak istiyorduk ki? Yapılan bir dil sürçmesi aslında o konuşmaya odaklanmak istemediğimizden yapılan bir hata değil mi düşündüğümüzde? Bunlar bu konu üzerinde verebileceğimiz en yüzeysel örnekler olabilir. Freud ve işinde başarılı birçok psikanaliz bunu biraz daha detaylandırıyor, basit gördüğümüz küçük olaylarımızın dürtülerimizden doğan o etkilerini bize parafraks teorisiyle göstermeye çalışıyor.

bilinç

Hadi biraz daha detaylandıralım şu parafraksı: Diyelim ki bir ilişkiniz var. Sevgiliniz sizinle beraber yaşamak istediğini söylüyor, evinin anahtarını veriyor kendi kıyafetlerinizin bir kısmını taşımanızın uygun olacağını ve mutlu olacağını söylüyor. Bunun sizin için de uygun olduğunu düşündüğünüzden evine taşınıyorsunuz. Her akşam sevgilinizin evine yakın olan parkta köpeğinizi yürüyüşe çıkarırken bir akşam eve döndüğünüzde köpeğiniz mama kabını yere düşürüyor, ortalık pislendiği için köpeğinize kızıyor evin içinde bağırarak sinirli sinirli geziyor öfkenizi dindiremiyorsunuz. Partneriniz bu duruma niye bu kadar sinirlendiğinizi sorduğunda köpeğinizin yaramazlıklarının sizi yorduğunu söylüyorsunuz. Belki de sebep budur… Ama belki de ciddi bir ilişkiye hazır değildiniz. Kendi özgür hayatınızı, kendi yatağınızda döne döne uyumayı, ejekülasyonun daha uzun olduğu bağlılık yaşamadığınız kişilerle olan sekslerinizi, sizi arkadaş ilişkilerinizde kısıtlamasından dolayı içinizde biriktirdiğiniz onca şeye kızdınız. Bunun gerçekliğini kendinizden daha net verecek kimse olamaz elbet… Ama dediğim gibi bu da bir olasılık…

Parafraks ve kateksis üzerine küçük bir özet geçtim sizlere. Freudyen terimleri öyküleştirerek daha da detaylı incelememi isteyen okurlarım olursa eğer, yorumlarını bir şekilde şahsıma iletmesi beni çok mutlu edecektir.

Baharın insana verdiği o güzel neşeyle beraber gülümsemenizin daim olması dileğiyle güzel KreatifBiri okurları…

Kaynakça:
www.egitimpsikolojisi.com
docs.neu.edu.tr