Diyet neydi? Diyet emekti, diyet sabırdı…  Özellikle korona döneminde hem hareketsizlik hem de evde kalmanın getirdiği sürekli yemek yeme isteği, ister istemez birçok kişide kilo artışına sebep oldu. Kimileri evde kendi kendine zayıflama yöntemleri denerken kimileri de bir uzmandan destek almayı tercih etti. İyi ama her iki türlü de nasıl diyet yapıyoruz? Ne yaptığımızı gerçekten biliyor muyuz?

Diyetin, diyet yapmanın kelime anlamını halk arasında rejim yani kilo vermek anlamında kullanılsa da aslında öyle değildir. Gün içerisinde hatta tüm hayatımız boyunca tükettiğimiz her şey aslında bizim diyetimizi oluşturuyor. Bu da demek oluyor ki milyarlarca insan bir diyete sahip ve milyarlarca çeşit diyet tipi var ama bilinen bu kadar diyet tipi yok.

diyet

İşte biz diyetisyenler bütün bu diyet çeşitlerden ortak çıkarımlar elde edip genel bir yeterli ve dengeli beslenme düzeni oluşturuyoruz. Bunu yaparken ülkelerin beslenme tipi yıllarca araştırılarak ve o ülkenin halkına, gelenek göreneklerine, tüketim şekillerine göre en uygun şekilde önemli üniversiteler ve çeşitli bakanlıklar tarafından hazırlanan beslenme rehberlerinden yararlanıyoruz. Yani diyet; herkesin bildiği gibi rejim yapmak, zayıflamak demek değil aksine yeterli ve dengeli beslenme demektir.

Diyet yapmak yani beslenme alışkanlarını, yaşam tarzını değiştirmek öncelikle kişinin isteğiyle başlar. Kilo sadece güzellik algısından ibaret değildir. Kişinin kan değerleri, kronik hastalıkları olup olmaması, fazla kilonun getirdiği fiziksel zorluklar gibi sağlık faktörleri diyet yapma zorunluluğunu çoğu zaman beraberinde getirir. Bunda çevreden gelen “Sen biraz kilo mu aldın?”, “Kilo versen çok güzel / yakışıklı olursun aslında.”, “Kilo verince daha genç görünürsün.”, “Sen kıyafet bulabiliyor musun?” gibi daha birçok sıralayabileceğimiz çevresel faktörlerin de etkisi vardır şüphesiz.

beslenme

Diyet yapmaya karar veriyoruz, bizim için gereken her şeyi hazırlıyoruz. Her yeni ilk adımda olduğu gibi pazartesi gününü heyecanla bekleyip diyete başlıyoruz. Bazen her şey doğru gidiyor gibi görünse de bir süre sonra “Bir yerlerde yanlış mı yapıyorum acaba?” sorusu aklımızda dönmeye başlıyor. İşte bu “acaba”lardan bazılarının yanıtlarını aşağıda bulabileceğinizi ve hatalarınızı görebileceğinizi düşünüyorum.

İşte Diyetteyken En Sık Yaptığımız 5 Hata

1. Ekmek Tüketmemek Ve Karbonhidrat Tüketimini Azaltmak

Ekmek yememek diyet yapanlarda en en en sık karşılaşılan hatalardan biridir. Ekmek yiyin ama doğru çeşidini yiyin. Örneğin beyaz ekmek yerine tam buğday, kepekli, çavdar ekmeği yiyin. Karbonhidratların verdiği enerji ve sağladığı yararlar düşünüldüğünde ekmeğin sağlıklı kilo verme sürecindeki rolü unutulmamalıdır. Doğru porsiyon ve çeşitte tüketildiğinde içerisindeki lif, vitamin ve minerallerle ekmek bir diyetin temelini oluşturmaktadır.

2. Yeterince Su İçmemek

Toplumumuzun en kötü alışkanlıklarından birisi de su içmemek şüphesiz. Yetişkin bir insanın günde ortalama 1,5 – 2 litre su içmesi gerekir fakat çoğu insan su yerine gün içinde çay, kahve, süt, ayran ya da meşrubat gibi içecekleri içiyor ve su içme ihtiyacı hissetmiyor. Yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan ve vücudun tüm fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol üstlenen su, sağlıklı beslenmenin de vazgeçilmezidir.

Diyette En Sık Yapılan 5 Hata 1

3. Öğün Atlamak / Ara Öğün Tüketmemek

Çoğu insan diyet yaparken ne kadar az bir şeyler yerse o kadar hızlı kilo vereceğine inanır fakat durum pek de öyle değildir. Günde 2 öğün beslenen bir kişiyle 6 öğün beslenen bir kişi gün içerisinde aynı kaloride besin tüketmiş olabilir fakat gün sonunda aynı enerjiyi alan iki vücudun kilo verip vermemesi farklı olur çünkü öğünleri gün içerisine yaymak hem metabolizmanızı sürekli aktif tutmayı hem de bir sonra öğünde uzun süre açlık yaşamadan porsiyon kontrolü yapmanızı sağlar. Bu yüzden sizin için bir diyetisyen tarafından planlanmış bir diyet listesi varsa listede yazanlardan az ya da fazla tüketmemek sizin için en iyi tercih olacaktır

Diyette En Sık Yapılan 5 Hata 2

4. Fiziksel Aktiviteyi Az Yapmak / Hiç Yapmamak

Genellikle diyet ve spor bir arada yapılmıyor. İkisinden biri sürekli göz ardı ediliyor. Oysa sporla istenilen vücuda hatta diyetle istenilen vücuda kavuşmanın %30’unu spor %70’ini beslenme oluşturuyor. Hal böyle olunca bu ikiliyi bir arada götürmek bizi hedefe net olarak götürüyor. Günde en az 30 – 40 dakikalık orta tempolu bir yürüyüş bizler için yeterli olacaktır fakat bunun için zaman bulamayanların market, bakkal gibi kısa mesafelerde yürümesi ve asansör ya da yürüyen merdiven yerine normal merdivenleri kullanması az da olsa hareketlilik sağlayacaktır.

Diyette En Sık Yapılan 5 Hata 3

5. Mucizelere Ve Kulaktan Dolma Bilgilere İnanmak

Evet, günümüzde gelişen teknoloji ile her bilgiye kolayca ulaşabiliyoruz. Peki ulaştığımız her bilgi doğru mu? Tabii ki değil. Sağdan soldan duyduğumuz, tıp literatüründe kanıtlanmamış ama mahalleden x kişisi, öbürünün görümcesi/eniştesi bunu yapmış zayıflamış. Olmaz! Herkesin bedeni farklıdır, her duyduğumuz ilacı kafamıza göre kullanamadığımız gibi beslenme ile ilgili her duyduğumuz bilgiyi de kendimizde uygulayamayız. Bu tarz inanışlar sizi hedefinize götürmez. Aksine yolunuza taş koyar ve ilerlemenize engel olur.

Diyette En Sık Yapılan 5 Hata 4

Bonus: Çevreden Gelen Psikolojik Şiddete Kulak Tıkayın!

Dışarıdan konuşmak insanlar için her zaman en kolay olanıdır. Diyete başlarken “Bunu da ye bir şey olmaz.”, “Zaten kuş kadar yiyorsun.”,” Şimdi ye, akşam yemezsin.”, “Aman, bir lokmadan ne olacak?” gibi bütün bu dış tepkilerden kendinizi olabildiğince soyutlamalısınız. Biliyorum zor ama siz kararlı olursanız bir süre sonra bu insanları susturmayı başardığınızı ve hedefinize rahatça ilerleyebildiğinizi göreceksiniz.

Diyette En Sık Yapılan 5 Hata 5

Sonuç olarak diyet sizin beslenme alışkanlıklarınızdır. Bu alışkanlıkları değiştirme kararı aldığınızda birçok insanın yaptığı bu hataları yapmamaya özen gösterin. Diyeti siz yapıyorsunuz, sonuçlarını da siz alacaksınız. Dışarıdan gelen onlarca mucize, yanlış bilgiye inanmamak da sizin elinizde. Bu yüzden her duyduğunuz bilgiye inanmayın ve olabildiğince gerçek uzmanlara danışın. Sağlığınız her şeyden daha önemli olduğunu unutmayın!

Türkiye için oluşturulmuş beslenme rehberini buradan inceleyebilirsiniz.

Editör: Berfincan Doğan