Görme engelli bireyler etrafta gördüğümüz yüzlerce renk tonunu göremeseler bile algılayabilirler mi? Renkler onlarda ne çağrıştırıyor olabilir? Cevabını öğrenmeye ne dersiniz?

görme engelli

Harvard Üniversitesi’nin Renkler ile ilgili Araştırması

Kırmızı” ve “adalet” kavramlarını bir düşünün. Aklınızda canlananlar tam olarak nedir? Eğer görüyorsanız, gözlerinizdeki koni hücrelerinden gelen sinyallerle ilgili olan “kırmızıyı” en güçlü şekilde, duyusal deneyimle yani somut bir kavramla ilişkilendireceksiniz. Fakat adalet kelimesine ilişkin duyusal niteliklere sahip olmadığınızdan, dil aracılığıyla öğrendiğiniz “adalet” veya adalet gibi diğer soyut kavramlarla ilişkili olduğunu anlayarak anlamını bir müddet düşüneceksiniz. 

Harvard Üniversitesinde yapılan deney tam bu konu üzerine gerçekleştirildi. Görme engelli insanların renkler hakkında ne düşündüğünü belirlemek isteyen Harvard Üniversitesinden Alfonso Caramazza ve ortakları, doğuştan kör olan 12 kişi ve gören 14 kişi üzerinde beyin görüntüleme cihazı ile bir çalışma gerçekleştirdi. Çalışma kapsamında beyin görüntüleme cihazına giren gören ve görme engelli bireylere öncelikle somut ve hissedilebilen “fincan, tabak” gibi gündelik kavramları, ardından soyut olan “özgürlük, aşk ve zafer” gibi kavramları ve en son olarak sadece görsel olarak algılanabilecek “gökkuşağı ve kırmızı” gibi kavramları okundu.

görme engelli

Deneyin sonucunda, somut olarak hissedilebilen kavramlar tüm deneklerin beyninin mediyal ATL (somut nesneleri düşünürken çalışan kısmın) kısmı harekete geçti. Soyut olan kavramlarda da tüm deneklerin dorsolateral ATL’nin (soyut nesneleri düşünürken çalışan kısım) harekete geçtiği görüldü. Gören ve görmeyen bireyleri birbirinden ayıran kısım ise renkler oldu. Görme engelli katılımcılar renkleri düşünüp hayal ederken beyinleri bir duyguyu düşünüyor ve hayal ediyor gibi tepki veriyordu. Yani görme engellilerin aslında renkler üzerine güçlü algılar mevcuttu. Ancak görebilen bireyler renkleri fiziksel bir yansıma yani somut olarak algılamaktaydı.

Araştırmacı Caramazza, görme engelli insanların duyusal renk deneyiminden yoksun olsalar da dil sayesinde zengin ve doğru renk konseptleri oluşturabileceklerini, aynı zamanda renkler arasındaki farklılıkları da öğrenebileceklerini sadece deneyimledikleri diğer duyusal özelliklerden farklı olarak nesnelerin veya sahnelerin bir özelliği olduğunu öğrenmeyeceklerini belirtiyor.  

görme engelli

Deneyi Kanıtlar Nitelikteki Ressam – Eşref Armağan

Ünlü ressam Eşref Armağan 1953 yılında İstanbul’da görme engelli biri olarak dünyaya geldi. Çok meraklı bir kişiliğe sahip olan Armağan’ın en büyük destekçisi babasıydı. Armağan, kabartmalarına dokunarak, nesneleri eline alarak keşfettiği cisimleri çizmeye başladı. Bir kelebeği eline almak istemesi üzerine babası, ona bir boyama kitabı aldı ve şekilleri kesip etrafını çivileyerek Eşref Armağan’ın şekilleri anlamasını sağladı.

görme engelli
Eşref Armağan

Çizimlerden sonra sıra renklere gelmişti. Bu konuda da babası imdadına yetişti ve boya kalemlerini belli bir sıraya dizdi. Sırayla dizmesiyle renkleri ezberleyen Armağan, hala boyalarını belli bir sırayla kullanmaktadır. En büyük hobisi resim haline gelen Armağan’a bir müddet sonra çevresindekilerin, resimlerine boyut kazandırmasını söyledi. Bunun üzerine Armağan’ın gölge eklemeyi, perspektifi öğrenmesi gerekti. Resim tutkunu Armağan, perspektifi daha iyi anlamak için Marmara Üniversitesindeki bir resim öğretmeninden yardım istedi. Marmara Üniversitesindekiler, kabartma bir külahla perspektifi anlattılar. Böylece Armağan resimlerinde perspektifi de kullanmaya başladı.

görme engelli

Görme engelli bir ressam olan Eşref Armağan çok geçmeden ismini duyurdu ve resimleri Amerika, Çin, İtalya gibi birçok ülkede sergilendi. Discovery Channel kanalında “Real Super umans (Gerçek Süper İnsanlar) belgeseline ve “The Colors of Darkness (Karanlığın Renkleri)” isimli ödüllü belgesele konu oldu.

görme engelli
SAN GİOVANNİ VAFTİZHANESİ

Discovery Channel, Eşref Armağan’ı Floransa Meydanı’na götürdü, Felipo Brunoleci’nin imzasını taşıyan San Giovanni Vaftizhanesi’nin küçük bir maketini vererek maketin yukardan ve önden görünüşünü çizmesini istediler. Çizerken herkes sessiz kaldı. Eşref Armağan başarısız olduğunu düşündüler. Ancak bittiğinde herkes alkışlamaya başladı. 600 sene sonra, üç kaçışlı perspektifi çizen ilk kişi olmuştu.

Tüm dikkatleri üstüne çeken Armağan, Harvard Üniversitesi nöroloji bilim dalındaki profesörlerin de dikkatini çekti. Bunun üzerine, profesörler Armağan’ın beynini incelediler ve normal gören insanların bir şeye baktığında beyninde hareketlenme olan kısmı ile Eşref Armağan’ın parmaklarıyla bir şeye dokunduğunda hareketlenme olan kısmının aynı olduğunu tespit ettiler.

görme engelli

Bu mucizevi hayat hikayesi bana hiçbir durumun insan için engel olamayacağını gösterdi. Öyleyse bugünün mottosu; “Her şeyi başarabiliriz yeter ki yürekten isteyelim!”

Görüşmek üzere sevgili okurlar. 🙂

Dikkatini çekebilir!

KAYNAKÇA: 1,2,3,4

Editör: Minem Kesen