Türk Edebiyatında hikayeleri ve çevirileriyle adından sıkça bahsettiren Tomris, bir çok şaire de eşsiz şiirler yazdıran özgür bir kadındır.

tomris uyar

Turgut Uyar, Cemal Süreya, Edip Cansever ve Tomris Uyar… İkinci Yeni döneminde kendi eserleri ve kendi adına yazılan şiirler sayesinde Türk Edebiyatında derin izler bırakmıştır.

15 Mart 1941’de İstanbul’da doğan Tomris, Ortaokulu, İngiliz Kız Ortaokulunda, Liseyi Amerikan Kız Koleji’nde  (şimdi ki adı Robert Koleji) bitirdi. Üniversiteyi de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi-Gazetecilik bölümünden mezun olarak tamamladı.

Cemal Süreya ve Ülkü Tamer ile beraber Papirüs dergisi kurucularından olan Uyar’ın deneme, eleştiri ve kitap tanıtma yazıları, Yeni Dergi, Soyut, Varlık gibi dergilerde yayımlandı.

Ülkü Tamer

Ülkü ve Tomris kolejden mezun oldukları zaman evlendiler. İlk çevirisi olan “Şekerden Bebek”i Tamer soyadıyla yayımladı. Evliliklerinde “Ekin” adında bir kızları oldu. Ne yazık ki Ekin çok küçükken sütten boğulduğu için hayatını kaybetti ve çift kızlarının ölümünden çok kısa bir süre sonra ayrıldılar.

tomris uyar

Cemal Süreya

Cemal ile Tomris tanıştıklarında ikisi de evliydi. Bazı söylentilere göre Tomris’in Ülkü Tamer’den ayrılma sebebi Cemal Süreya’ya olan sevgisiydi. Aynı şekilde Cemal Süreya da eşinden Tomris’e olan aşkından dolayı ayrılmıştı.

tomris uyar

Üç yıl süren bu aşk, Cemal Süreya’ya okuduğumuzda içimizi garip bir hüzne boğan ve Sezen Aksu’nun ise harika sesiyle yorumladığı “Sayım” şiirini yazdırdı:

 Ay ışığında oturduk 
 Bileğinden öptüm seni
 Sonra ayakta öptüm
 Dudağından öptüm seni
 Kapı aralığında öptüm
 Soluğundan öptüm seni
 Bahçede çocuklar vardı
 Çocuğundan öptüm seni
 Evime götürdüm yatağımda
 Kasığından öptüm seni
 Başka evlerde karşılaştık
 İliğinden öptüm seni
 En sonunda caddelere çıkardım
 Kaynağından öptüm seni 

Tomris Uyar, Cemal Süreya için şunları söylemişti: “Her akşam işten çıkıp şıp diye eve damlıyordu Cemal Süreya. Bir gün Tomris Uyar, ‘biraz gez dolaş arkadaşlarınla falan buluş’ dedi. Ertesi gün geç geldi Cemal Süreya, daha ertesi gün de, hep geç geldi. Bu akşamlardan birinde, örtü silkelemek için pencereyi açan Tomris Uyar, apartmanın girişinde oturan Cemal’i gördü ve gerçek ortaya çıktı. Her akşam iş çıkışı eve geliyor ama aşağıda oturup ‘gecikiyordu’ Cemal Süreya…”

Biten bu aşk, dostluğa evrildi. Ayrılık sonrası Tomris Uyar, Cemal Süreya için ”Beni bıraktı ama rahat edemedi. Ona göre bana sahip olunamazdı.” dedi. Cemal Süreya ise “Senden ayrıldığım anda, senin hakkında, hikayen hakkında sevdiğimi belirtecek hiçbir şey söylemeyeceğim, benim ağzımdan kimse duymayacak” dedi ve dediğini yaptı. Tomris Uyar hakkında hiçbir şey yazmadı…

Turgut Uyar

En uzun soluklu aşkı Turgut Uyar ile oldu.

Ankara’da tanışan ikilinin şiir üzerine başlayan muhabbetleri büyük bir aşkı doğurdu. Yedi yıl boyunca şiir yazmayan Turgut, Tomris’ten sonra aldı eline kalemini yeniden…

tomris uyar
 Güzeller güzeli eşi için şu dizeleri yazdı:

 Herkes seni sen zanneder.
 Senin sen olmadığını bile bilmeden,
 Sen bile
 Seni ben geçerken
 Derim ki,
 Saati sorduklarında;
 Onu ''O'' geçiyordur
 Kimse anlam veremez.
 Tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
 Ettirmek istiyor musun demezler.
 Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
 Zamanı durdururum yüreğimde,
 Sensiz geçtiği için,
 Akrep yelkovana küskündür.
 Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
 Bil ki akrep yelkovanı geçerse,
 Atan bu yüreğim durur.
 Bırak bozuk kalsın, hiç değilse
 Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. 

1969 yılında evlenen çiftin Turgut adında bir oğulları oldu. Tomris’in tutkuya ya da aşka olan zaafından kaygılanan Turgut Uyar, çok aşık olduğu eşi Tomris’i kaybetmekten çok korkuyordu. Tomris, eşi Turgut Uyar için şunları söylemiştir:

“Turgut, her an elinden kaçıracakmış gibi gereksiz bir kaygıyla yıpranacak; ben de hiçbir rekabetin söz konusu olmadığı bir alanda, boyuna birinci seçilmekten yorulacaktım.” Yoruldu da, fakat bu aşk hiç bitmedi. Turgut Uyar’ın Göğe Bakma sebebiydi sevgili eşi.

1985’te Turgut Uyar hayata veda etti. Bu aşkı ise ancak ölüm ayırabildi…

Edip Cansever

Turgut Uyar’ın en yakın arkadaşı olan Edip Cansever, Tomris’e büyük bir hayranlık duyuyordu. Edebiyat dünyasının bildiği ama hep gizli kalmaya çalışılan bir hayranlıktı bu. Her 15 Mart’ta Tomris’in doğum günün de bir şiir yayımlıyordu Edip. Hayranlığını en güzel böyle anlatıyordu.


Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
Mart ayında patlıcan, ağustosta karnabahar
Mutfağın mutfak olalı böyle
Bir adın vardı senin, Tomris Uyar’dı
Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene
Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
Oysa güneş pek batmadı senin evinde
Söyle
Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.

tomris uyar

Edip Cansever’in deyişiyle “Tomris rakıyı severdi, Edip de onu”. Bu hayranlığı fark eden Tomris ise Edip Cansever için şunları söylemiştir. “Sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. Bitmeyen tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana”.

tomris uyar

 4 Temmuz 2003 yılında, 62 yaşında yemek borusu kanseri nedeniyle onca güzel eser, dostluk, fikir ve aşklarıyla bu dünyadan gitti Tomris.

Günümüzde hala Cemal’in, Turgut’un, Edip’in şiir kitaplarını karıştırırken yaşatıyoruz aşklarını.

Bitmeyen ve bitmeyecek aşklara saygılırımla!

Kaynakça: 1, 2

Editör: Minem Kesen