Dünya Dışı Yaşamın Keşfine Adım Adım: Uzaylılar | KreatifBiri

Dünya Dışı Yaşamın Keşfine Adım Adım: Uzaylılar

Herkese Merhaba,
Bu hafta dünya dışı yaşamı yani uzaylıları ele alacağız. Dünya dışı yaşam var mı? Araştırmalar ne yönde ilerliyor? Renkleri neden yeşil? Gibi sorulara cevap arayacağız.

Keyifli okumalar…

Nedir Bu Uzaylılar?

Uzaylı, kökeni Dünya olmayan yaşam formudur. Uzaylılar için birçok kaynakta “Dünya Dışı Yaşam” kavramı kullanılır. Bu alanda araştırmalar yapan bilim dalına Astrobiyoloji denir. Daha önceden yazmış olduğum Astrobiyoloji ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz 🙂

mor

Uzaylıların Varlığı Hakkında:

Uzaylıların varlığı hakkında şu ana kadar kesin bir kanıt bulunmasa da bu konuda araştırmalar büyük bir hızla devam ediyor.
Şimdi sizinle küçük bir yolculuğa çıkacağız, kemerlerinizi bağlayın 🙂

Uzayda olduğumuzu ve Samanyolu galaksisinde dolaştığımızı hayal edelim. Yolumuz uzun çünkü Dünyanın da içinde bulunduğu Samanyolu galaksisinin çapı 100.000 ışık yılı ve yıldızların sayısı 200 milyar ile 400 milyar arasında. Bu yıldızların dörtte birinin yörüngesinde dönen gezegenler var. Bu gezegenlerden 500 milyon kadarı da Dünya gibi yaşamı destekleyen “yaşanılabilir bölge” denilen bölgelerde yer alıyor.
Çok da büyük değilmiş diyorsanız Samanyolu galaksisinin dışında da birçok galaksinin var olduğunu ve bu galaksilerin içinde de birçok gezegen olduğunu belirtmemiz gerekir ki tüm bunlar göz önüne alındığında canlı yaşamının sadece Dünyaya özgü olması pek mümkün değil hatta hiç değil.

uydu

Evrende Yalnız Mıyız?

Peki, meşhur “ evrende yalnız mıyız?” sorusuna cevabımız hayır ise bu canlılar Nasıl? Neye benziyor? Bizimle iletişime neden geçmiyorlar?

Bu soruların hiçbirinin kesin bir cevabı yok. Çünkü dediğimiz gibi henüz uzaylıların varlığı hakkında kesin bir kanıt yok. Fakat Dünya dışında basit bakteri formunda yaşam olabileceği yönünde hipotezler bulunmakta. Tabii ki araştırmalar ilerledikçe bu hipotezler değişiklik gösterebilir. Söz konusu uzaylılar basit bir organizmada olabilir karmaşık yapılı bir canlıda olabilir. Bunu zamanla göreceğiz.
Bizimle iletişime geçmemesi de yine birçok nedene bağlanabilir. Şöyle ki, eğer insanların şu anki teknolojik becerisine erişen bir uzaylı uygarlığı varsa, bizim gibi onlar da “evrende yalnız mıyız?” sorusunu kendilerine sorup iletişime geçmek isteyebilirler. Ancak ne madde ne ses ışık hızından daha hızlı olamayacağı için ilettikleri mesaj bize gelmiyor olabilir. Başka bir şey de, eğer teknolojileri bizden daha ileriyse iletişim yöntemleri de ileri ve farklıdır. Bu nedenle bize gelen mesajları saptayamıyor olabiliriz. Yine başka bir şey, uzaylılar belki de gelişmemiş, keşfedilmeyi bekleyen küçük mikroorganizmalardır. Böyle ise eğer zaten iletişim kuramayız. Son olarak da, belki: “biz bize yeteriz, kendi halimizde mutluyuz başka uzaylı dostlarımızla iletişim halindeyiz zaten” deyip bizimle iletişime geçmiyor olabilirler. Yani, uzaylıların gelip Dünyayı işgal etmesi ya da Dünyaya gelip “merhaba Dünyalı, biz dostuz” demesi bilim kurgunun ve bazı karikatürlerin konusu olarak kalacak gibi gözüküyor.

Uzaylı Yaşam Araştırmaları:

En önemli araştırma SETI 1960’lı yıllarda geliştirilerek 1971 yılında NASA tarafından başlatılan Dünya dışı akıllı yaşam araştırmasıdır. Bu araştırmanın amacı Dünya dışı bir uygarlıktan ya da gezegenden gelen mesajların saptanması ve incelenmesidir. SETI halen birden çok topluluk tarafından yürütülmektedir.

Mars yüzeyinde gözlem yapan Curiosity, yine Güneş Sistemi dışındaki gezegenleri gözlemleyen Kepler teleskobu uzaylı yaşam araştırmalarından birkaçıdır.

astronot

Mars gezegeninde; Satürn ve Jüpiter gezegenlerinin uydularında (Europa, Titan, Encaladus) ayrıca keşfedilen Gliese 581d ve 5 gibi ötegezegenlerde yaşamın daha önceden var olduğu ve halen devam ettiği düşünülmekte ve araştırmalar devam etmektedir.

Küçük, Yeşil, Büyük Gözlü= Merhaba Uzaylı, Biz de Dünyalı

Böyle bir eşitlik doğru mu bilmiyoruz fakat bilim kurgu filmlerinde, karikatürlerde uzaylılar hep yeşil, küçük ve büyük gözlüdür. İnsanlara da “uzaylıları tasvir edebilir misiniz?” diye sorsak cevap çoğunlukla yukarıdaki başlık gibi olur. Peki, neden?

yesil

Hemoglobin, alyuvarda bulunan ve kana kırmızı rengini veren maddedir. Hemoglobin demir oksit yani pas içerir.
Eğer hemoglobin demir yerine bakır içerseydi kanımız mavi-yeşil bir görünüme sahip olurdu ve deri rengimizde bu tonlarda olurdu yani tasvir edilen uzaylıların rengi gibi.
Dünyada bu renkteki kana sahip olan canlılar mevcuttur. Örneğin “Nal yengeci”. Buradan da şu sonucu çıkarmak yanlış olmayacaktır, dünyada bu özelliğe sahip canlılar varsa uzaylılarında böyle bir özelliği olabilir. Bu nedenle uzaylıları da yeşil renk ile tasvir etmek çokta yanlış olmayacaktır.

Sonuç Olarak:

Önceden de belirttiğimiz gibi uzaylıların varlığı kesin olarak kanıtlanmadığı için bu yazılanlar kesinlik içermemektedir. Fakat kesin olarak söyleyebileceğimiz şey; uzaylılar ile iletişime geçilene kadar zekalarının da, renklerinin de, şekillerinin de bizim için birer tahminden ibaret olacağıdır.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Bilimle kalın!

Hoşça kalın!

Kaynakça:

-National Geographic

-How It Works/ Uzay Hakkında Her Şey

-www.kozmikanafor.com

-www.wikipedia.org/dünya dışı yaşam

Bilgiyi Yay
Written by İlke Yüksel
Merhaba, Ben İlke Yüksel Yıldız Teknik Üniversitesi Biyomühendislik bölümünde okuyorum eminim ekibimizle birlikte çok güzel şeylere imza atacağız. Sevgiler.... Bilimle kalın....

Leave a Reply