Dünyanın ilk hayvan hastanesi nerede? Kim tarafından kuruldu? Hangi hayvanları tedavi ediyor?

Hayvanları seven insanları da sever derler. Bu doğru bir yargıdır. Hayvan ve bitkileri seven bireylerden nasıl bir zarar gelebilir ki? Onlara saygısı olan bireyin kendi türüne de saygısı olur. Biz bu dünyayı hep birlikte kullanıyoruz. Doğal bir döngü içerisindeyiz ve bu döngünün sorunsuz hareket edebilmesi için birbirimize ihtiyacımız var. İşte bu düşünceden hareketle atalarımız dünyanın ilk leylek hastanesi olan Gurabahane-i Laklakan’ı kurmuştur. Türkçesi ise Düşkün Leylekler Evi, sizce de harika değil mi? İnsanlar gibi onlarında ihtiyaçları olabileceğini düşünmüşler. Hadi daha yakında tanıyalım kendisini. 🙂

Dünyanın İlk Leylek Hastanesiyle Tanışmaya Hazır Mısınız? 1Leylerler adına şenliklerin düzenlendiği Osmanlı döneminde dünyanın ve Türkiye’nin ilk hayvan hastanesi 19. yy’da Bursa’da inşa edilmiştir. Bursa’da Kapalıçarşı’da yemeni satanların bulunduğu Haffaflar(Ayakkabıcılar) Çarşısı’nın meydanında yaralı leylekler, kargalar, baykuşlar olmak üzere tüm kuşlara halk tarafından bakılmaktaydı. Daha sonra bu işi Vakf-ı Gureba-ı Laklakan adlı vakıf üstlenmişti. 19. yy zamanında Bursa’nın varlıklı Ermeni ailelerinden biri olan Fransız Konsolosluğunda görevli Grégorie Bey, Haffaflar Çarşısı’ndan getirdiği bir kaç yaralı leyleği tedavi etmiştir. Daha sonra bu leylekler için Gurabahane-i Laklakan adını verdiği bu yeri kurmuştur. Fransız münzeviye ait Setbaşı’nda bulunan bu köşkü Rıfat Çelpeşlioğlu tütün deposu şeklinde kullanmış, hayvan hastanesi kısmını da Nurettin İskenderoğlu’nun evi olmuştur. İskenderoğlu soyadı tanıdık geldi öyle değil mi? O nefis İskender yemeğinin sahibi İskender Efendi’nin üç oğlundan biridir kendisi. Bu da küçük dipnot olsun. 🙂 Hastane leyleklerle birlikte tüm göçmen kuşların göç yollarında bulunmaktaydı. Böylelikle göç sırasında oluşan yaralarını tedavi edebiliyorlar ve onları tekrar göç yoluna katılmalarını sağlıyorlardı.

Ahmet Haşim 1923 yılında yayınlanan Yeni Mecmua’nın özel Bursa sayısında gezmek için gittiği Bursa’da karşılaştığı bu hastahaneyi Gurabahane-i Laklakan adında gezi yazısında anlatmıştır. Yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Ahmet Haşim’i bu hastahane o kadar çok etkilemiştir ki denemelerini topladığı kitaba bu hastanenin adını vermiştir. Bu fikir, hastane fikirinin ne kadar büyüleyici olduğunun göstergesi değil midir?

Dünyanın İlk Leylek Hastanesiyle Tanışmaya Hazır Mısınız? 2

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bir makalesinde Haffaflar Çarşısı’nda bakılan hayvanlardan şöyle bahsetmektedir:

“Bilmem Bursa’yı gezerken gördünüz mü? Haffaflar Çarşısı’nın ortasında bir meydan var. bu meydan sakat bazı hayvanların darülacezesidir. Kanadı veya bacağı kırık leylekler, bunamış kargalar veya sağır baykuşlar burada halkın sadakesiyle geçindirilir. Ben de bu kuşlardan farklı mıyım? Bu köşe onlar ve benim için bir gurubahanedir.”

Yazarları bile etkileyen bu ince düşünce ve bu ince düşünceyle kurulmuş hastane 2008 yılında tekrar restore edilmiştir. Daha sonra bu yapı BUFSAD’a devredilmiştir. Hatta hastanenin bir odası ona hitaben sokak hayvanlarının tedavisi için kullanılmaktadır.

Tarihimizde böyle ince düşüncelerin olması ne kadar da mutluluk verici. Eğer sizinde bildiğiniz böyle ince düşünceler varsa aşağıda yorum olarak paylaşırsanız herkes öğrenebilir. Yorumlarınızı bekliyorum. 🙂