26 Aralık 2004 tarihinde Dünyanın en büyük on felaketinden biri sayılabilecek Hint Okyanusu depremi gerçekleşti. Deprem beraberinde tsunamiyi de getirirken binlerce insanın ölümüne yol açtı. Bu yazımda tarihe adını kara harflerle yazdıran bu olayı sizlere anlatacağım.

Her Şeyin Başlangıcı: Deprem

Dünya

Deprem 26 Aralık gecesi saat 00.58 sıralarında gerçekleşti. Merkez üssü Endonezya’nın Sumatra bölgesinin batı kıyılarıydı. Yer kabuğunun 30 km derininde gerçekleşen depremin büyüklüğü 9.1 olarak ölçülürken şiddeti 9.3 olarak kayıtlara geçti. Verilere göre şiddet büyüklükten ağır basmış çünkü depremin ürettiği enerji, ulaştığı yıkım gücünün büyüklüğünden ağır basmıştı. Deprem yaklaşık 8-10 dk boyunca devam etti ki bu şiddette bir deprem ve bu süreyle kaydedilmiş en uzun deprem olarak literatüre geçti. Deprem tüm gezegeni 1 cm merkez çaplı mesafede titreterek yerinden oynattı. Sadece Endonezya’yı değil etrafında bulunan Bangladeş, Hindistan, Malezya, Myanmar, Tayland ve Singapur’u da etkiledi.

Bu depremle beraber bölgede tahliyeler başladı. Birçok ev depremden zarar görmüştü ve çoğu insan hayatını kaybetmişti ancak asıl büyük felaket bu değildi. Depremden saatler sonra sabah vakti gelecek olan tsunami Afrika’ya kadar büyük bir etki bırakacaktı.

İkinci Büyük Felaket: Tsunami

Dünyayı Merkezinden Oynatan Tarih: 26 Aralık 2004 1

Bölgede yer alan kıta levhasının çökmesi ve depremin enerjisiyle beraber sabah saatlerinde boyu yaklaşık 30 metreyi bulan dalgalar tsunami yarattı. Yüksek hızlı dalgalar halinde Somali, Endonezya ve Batı Hindistan kıyılarını vurmaya başladı. Dalgaların büyüklüğü ve şiddeti o kadar yüksekti ki Afrika sahillerine kadar büyük bir etki bıraktı. Hızlı şekilde geldiği için kıyıda bulunan insanlar için artık kaçış çok geçti. Sudan kaçıp bir şeylerin üstüne tutunan insanlar da maalesef sular altında kaldı.

Uzmanlar depremden hemen sonra tsunaminin geleceğini biliyordu ancak deprem gece tsunami ise sabah olmuştu. Aralarda 8 büyüklüğünde artçı depremler devam etti ancak peşinden tsunami gelmedi. Bazı bölgeler deprem sebebiyle tahliye edilse de tsunaminin gelmesi beklenmediğinden dolayı halk hazırlıksız yakalandı.

Kayıplar

Dünyayı Merkezinden Oynatan Tarih: 26 Aralık 2004 2

Amerikan Jeolojik Araştırma Merkezi’nin verilerine göre ölü sayısı 228 bin olarak kayıtlara geçmiştir. Ayrıca yaklaşık 128 bin yaralı kayıtlara geçmiştir. En fazla kayıp Endonezya’nın olurken onu takip eden diğer ülkeler de Sri Lanka, Hindistan ve Tayland oldu. Kendi vatandaşlarından ayrı o bölgeye turist olarak gelen 600 Alman, 300 İngiltere ve 570 İsveç vatandaşı hayatını kaybetti. Kayıtlara göre İsveç, 1700 yılındaki Polltava savaşından beri bu kadar vatandaşını kaybetmemiştir. Ölüler toplu mezarlara gömülmüştür.

Sadece tsunami kaynaklı ölümler gerçekleşmedi. Tsunami sonrası 1 ay boyunca kurtarma çalışmaları devam etti ve bu süreçte kaynakların yetersizliğinden dolayı insanlar aç ve susuz kaldı. Tsunaminin yarattığı kirlilikle beraber kolera, hepatit A ve hepatit B gibi hastalıklar ortaya çıkmaya başladı. Tsunamiden kurtulanlar bu hastalıklar yüzünden hayatlarını kaybettiler. Hastalıklar, yaralanmalar ve tsunami kaynaklı ölümler toplandığında, toplamda Dünya üzerinde 1.3 milyon insan bu olaydan etkilenmiştir. Olay sonrası tüm ülkelerden toplamda 14 milyar dolar yardım parası toplandı. Sağlık, kurtarma, gıda yardımı için tüm ülkelerin sağlık kuruluşları seferber oldu.

Çevreye Etkisi

Tsunami sadece insanları değil çevreyi de çok büyük şekilde etkilemiştir. Ülke olarak geçimini balıkçılıkla sağlayan halk suyun kirliliği ile bu işi bırakmak zorunda kaldı. Bölgedeki bitki örtüsü yok oldu, balık çeşitliliği azaldı, tarım arazileri yok oldu ve ağaç nüfusu azaldı hatta yok olma durumuna geldi. Tsunami öncesi ve sonrası yapılan fotoğraflamada da bu açıkça gözükmektedir.

Dünyayı Merkezinden Oynatan Tarih: 26 Aralık 2004 3

O günden bugüne bölge sakinleri her yıl ölülerini anıyor ve o günkü gibi aynı hüzünle yaşıyorlar. Günümüz ve ilerisi için bu olayları yaşamamak ya da daha az zaiyat vermek adına önlemleri daha çok arttırmalı ve ülkemizin de bir deprem bölgesi olduğunu unutmadan yaşamalıyız.

Kaynak: 1, 2

Editör: Sena Baki