“Keşke benim de olsa..” dediğinizi duyar gibiyim. Pandemi, ekonomik kriz, vb. sebeplerle Türkiye’de araç fiyatları aldı başını gidiyor. Bırakın elektrikliği, yürüyen (araç satıcılarının tabiriyle 😊) araç almak bile hayal oldu diyor da olabilirsiniz.

Bir aracı kullanmak, satın almaktan çok daha masraflı aslında. Ücretli yollar, benzin fiyatları, vergi, kasko, bakım derken gözümüz korktu kabul ediyorum ama bir yandan da araç sahibi olmak hepimizi cezbediyor. Elektrikli araçlar, satın alma maliyeti yüksek olsa da uzun vadede sizin cebinizi yakmayacak bir tercih olacak.

Bu yazımda sizlere elektrikli araçların aslında o kadar ulaşılmaz olmadığını göstermek istiyorum. Dünya evriliyor, hadi biz de takip edelim!

Elektrikli Araçlar (EA)

Bir teknoloji, insan hayatını kolaylaştırdığı gibi çevre dostu bir duyarlılığa da sahip olabilir mi? Otomotiv sektörü bu soruya şu şekilde cevap veriyor: Mükemmeli, sessizliği, gücü, erişilebilirliği ve konforu bir arada düşlüyorsanız aradığınız her şey elektrikli araçlarda gizli.

Bir elektrikli araç, araç dışı kaynaklardan gelen elektrikle bir kolektör sistemi aracılığıyla çalıştırılabilir veya yakıtı elektriğe dönüştürmek için bir batarya, güneş panelleri, yakıt hücreleri veya bir elektrik jeneratörü ile bağımsız olabilir.

Plug-in electric – Bu yöntem, aracın tamamen elektrikle çalıştığı ve şarj için fişe takıldığında tüm gücünü aldığı anlamına gelir. Çalışmak için benzine veya dizele ihtiyaçları yoktur. Bu nedenle geleneksel arabalar gibi herhangi bir emisyon üretmezler.

Plug-in hibrit – Bu araçlar esas olarak elektrikle çalışır ancak aynı zamanda geleneksel bir yakıt motoruna da sahiptir. Böylece benzin veya dizel de kullanabilirsiniz. Şarjınız biterse araç yakıt kullanmaya başlayacaktır. Yakıtla çalışırken bu araçlar emisyon üretecek ancak elektrikle çalıştıklarında bu olmayacaktır. Plug-in hibritler, pillerini şarj etmek için bir elektrik kaynağına takılabilir.

Hibrit elektrik – Bu araçlar ise esas olarak benzin veya dizel gibi yakıtla çalışır ancak aynı zamanda rejeneratif kırma yoluyla şarj edilen bir elektrikli bataryaya da sahiptir. Bunlar, bir düğmeye dokunarak yakıt motorunuzu kullanma ve ‘EA’ modunu kullanma arasında geçiş yapmanıza olanak tanır. Bu araçlar bir elektrik kaynağına bağlanamaz ve enerji için benzine veya dizele ihtiyaç duyar.

Araç

Elektrikli araçlar ilk kez 19. yüzyılın ortalarında, elektriğin motorlu taşıtların itiş gücü için tercih edilen yöntemler arasında olduğu, dönemin benzinli araçlarının ulaşamadığı düzeyde konfor ve kullanım kolaylığı sağladığı bir dönemde ortaya çıktı.  2000’li yıllarda kusursuzluğu yakalayan elektrikli araçlar, yukarıda bahsedilen mükemmellik ve konfor arayışının bir ürünü olarak sürücüleri yepyeni bir yolculuk deneyimine hazırlıyor. Sürüş konforu, estetik, kullanım kolaylığı ve sıfır karbon ayak izi değerleriyle elektrikli araçlar, herbir kilometrede geleceğe daha da yaklaşıyor.

Peki Nasıl Çalışıyor Bu Araçlar?

İçten yanmalı motorlardan farklı olarak elektrikli araçlarda yakıt deposu yerine batarya ve pil setleri bulunur. Enerji ile çalışan elektrikli motora gereken güç ise bu batarya ile sağlanır. Herhangi bir elektrik kaynağından şarj edilebilen batarya, aynı zamanda fren sırasında da motorun ihtiyaç duyduğu enerjiyi depolar. Böylece güç, benzin ya da dizel bir yakıtın yanması ile değil bataryalarda depolanan elektrik enerjisinin motoru beslemesiyle elde edilir. Çevre dostu elektrikli araçlarda elbette egzoz olmadığından karbon salınımı sıfır ve gürültü de bulunmuyor.

Elektrikli araç

Elektrikli Araçlar Nasıl Şarj Oluyor?

Yakıtla doldurmak kolay, elektrikli bir aracı şarj etmek biraz daha karmaşık görünüyor. Farklı konektörler, uyumluluk ve değişken şarj oranları, karmaşık bir iş gibi görünmesine neden olabilir ancak elektrikli otomobil şarjının bu kadar kafa karıştırıcı olmasına gerek yok.

Elektrikli bir aracı bir prize takarak veya bir şarj ünitesine bağlayarak şarj edebilirsiniz. 

Soketli – Tip 1 veya Tip 2 kabloyu bağlayabileceğiniz bir şarj noktası.

Bağlı – Tip 1 veya Tip 2 konektörlü bir kabloya sahip bir şarj noktası.

Elektrikli bir arabayı şarj etmenin üç temel yolu vardır: evde, işte veya halka açık bir şarj noktasında.

Elektrikli otomobiller, üzerinde bulunan donanım sayesinde 220V ev prizinden 400V trifaze sanayi prizine kadar elektrik olan her yerden doğru ekipman ile şarj olabilir. Yollar üzerinde ya da vakit geçirilen yerlerde bulunan şarj istasyonlarının kullanımı ise son kullanıcı için daha kolaydır ve bu istasyonlar evlere dahi kurulabilir.

Türkiye’de evde şarj henüz yaygın olmasa da site yönetimlerinin otoparklarında veya müstakil evlerde kullanımı yavaş yavaş uygulanmaya başlamış görünüyor. Evde şarj ederken kullanacağınız enerji sanayi prizi gibi yüksek voltaj olmayacağından enerji aktarım süresi uzayabilir.

Halka açık EA şarj cihazları ise akaryakıt istasyonlarında, otoparklarda, süpermarketlerde, sinemalarda, hatta yolun hemen yanında bulunabilir.

Akaryakıt istasyonları gibi halka açık şarj cihazları 20-30 dakika gibi kısa bir sürede %80’e kadar şarj sağlayan hızlı şarj ünitesi ile uzun yolculuklar için en uygun olanıdır.

Elektrikli Araçlar Ve Şarj İstasyonları 1

%100 Dolu Şarj Sizi Nereye Götürür?

Elektrikli araçların kısa bir menzile sahip olduğunu ancak şehir içi mesafelerde yol kat edebileceğinizi düşünüyorsanız yeni nesil bataryalar sizi şaşırtabilir. Geliştirilen yazılımlar, güçlendirilen bataryalar sayesinde günümüzde elektrikli bir araç ile yaklaşık 600 kilometreye kadar seyahat edebilirsiniz.

Bugün piyasada satılan elektrikli otomobillerin tek şarj ile gidebildikleri menzil, marka/modele göre 150 km ile 600 km arasında değişkenlik göstermektedir. Ortalama bir aracın günde 30 km kullanıldığı varsayıldığında bir elektrikli otomobil günlük ortalama kullanım ihtiyacını fazlasıyla karşılamaktadır. 

Elektrikli Araçların Pil Ömrü Ne Kadar Ve Piller Sonrasında Ne Oluyor?

Birçoğumuz kullandığımız telefonlarda ve dizüstü bilgisayarlarda pil performansının kısa zamanda hızla ve önemli ölçüde düştüğünü biliyoruz. EA’larda bu durum neredeyse hiç yaşanmamış. Bunun ana nedenlerinden biri EA’ların hasara neden olabilecek pilleri aşırı şarjdan ve çok hızlı şarj edilmekten koruyan gelişmiş pil yönetim sistemlerine sahip olmasıdır.

Elektrikli Araçlar Ve Şarj İstasyonları 2

Günümüzde birçok EA, uzun pil garantileriyle sunulmaktadır. Örneğin Nissan, araçlarda kullanılan piller, orijinal kapasitelerinin %25’inden fazlasını kaybederlerse değiştirileceği veya onarılacağı garantisini sunar.

Elektrikli araçlardan çıkan performansı düşmüş piller (dikkatinizi çekerim ömrünü henüz tamamlamamış), özel geri dönüşüm tesisleri bulunan bir Avrupa ülkesine ihraç edilebilir. Piller daha sonra yüksek sıcaklıklarda yakılır ve kobalt ve nikel gibi kritik elementler de dahil olmak üzere her pilin kabaca %50’si geri kazanılabilir. Diğer seçenek, pilleri yeniden kullanmaktır. Yaklaşık 8 ila 10 yıl sonra bir lityum iyon elektrikli otomobil aküsünün performansı önemli ölçüde düşecektir. Pil, elektrikli bir araca güç sağlamak için kullanılacak kadar iyi değildir. Ancak elektrik depolamak için kullanılabilirler. Örneğin; performansı düşmüş lityum iyon pil, bir futbol sahasının aydınlatılmasında kullanılabilir.

Çevresel Avantajları

Bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz açısından maddeler halinde ele alacağım.

  • Yenilenemeyen bir enerji kaynağı olan petrole ihtiyaç ortadan kalkacak.
  • Şehir ve hava kirliliğindeki azalmaya bağlı olarak oluşan küresel ısınmanın önüne geçilecek.
  • Daha az emisyon salınımı ile sera gazı etkisi ortadan kalkacak.
  • Otomobillerin egzoz gazı salınımına bağlı olarak neden olduğu çevre kirliliğinin önüne geçilecek.
  • Gürültüsüz çalışacak. (Gürültü kirliliğine son.)

Peki Türkiye’de Durum Ne?

Biliyorsunuz ki geçtiğimiz aralık ayında TOGG yerli elektrikli araçları kamuoyuna sundu. Bu da Türkiye’nin gelişen, kendini sürekli yenileyen ve dünyaya ayak uyduran bir ülke olduğunun göstergesi.

Yerli otomobilin de piyasaya sürülmesi ile mevcutta bulunan istasyon sayısı elbetteki artacaktır.

Mevcutta Türkiye’de belli başlı özel firmalar tarafından otoparklar, akaryakıt istasyonları, AVM’ler, rezidanslar vb. yerleştirilen yaklaşık 2000’i aşkın istasyon var ve Renault, BMW, Toyota, Honda gibi markaların elektrikli, hibritli araçları Türk pazarında satılıyor.

“Aracımı nasıl şarj ederim?” gibi sorularınızı ortadan kaldıran ve içinizi bir nebze ferahlatan bir yazı olduğunu umuyorum. Daha temiz bir geleceğe elektrikli araçlarımızla yol alabiliriz.

Kaynakça: 1, 2, 3, 4

Editör: Berfincan Doğan