Seni bu başlığa çeken şey ne biliyor musun?
-OLUMSUZLUK

Haber, magazin başlıkları da öyle değil midir?

Zincirleme kaza:10 ölü

Feci kaza

Feci şekilde can verdi!

Ünlü çift boşanıyor mu? 

Hâlbuki bu başlıklar yerine yalnızca; “kaza oldu …” gibi sade başlıklar kullanamazlar mı?

Olumsuzluk insanların her zaman ilgisini çekiyor çok garip değil mi?

Bir kitapta okumuştum tam sözü hatırlayamasam da şöyle diyordu: İnsanlar yolculuk yaparken bir sürü güzel sayılabilecek manzaranın yanında geçip giderler öylece…  Ama asla arabalarını durdurup o manzaraya uzun uzun bakmazlar. Fakat yolun kenarında bir kaza görmeyedursunlar hemen ilgilerini çeker arabalarını durdurur incelerler olayı durdurmasalar da kafalarını kazayı görmeyecek mesafeye gelene dek izlerler.

İnsanoğlu böyledir. Hayatını olumsuza kitler.

Geçmişine baksa en çarpıcı anıları acı çektiği, zorluklarla savaştığı anlarıdır. Belki de kendiyle gurur duymak için yapar bunu. Ben nelerle savaştım yıkılmadan geçtim o yollardan diyebilmek için!

Geleceği düşünse aman ne yapacağım, nerede çalışacağım endişeleriyle doludur. Hepimiz öyle değil miyiz?

Peki neden olumsuz şekilde düşünüyoruz?

Olumsuz düşünmemizin sebebine bakalım;

prsnBen Kendimi En Kötüsüne Hazırlıyorum

Ben kendimi en kötüsüne hazırlıyorum ki gerçekleştiğinde çok fazla kırılıp incinmeyeyim. Bu  bilinçaltının size sürekli olarak gönderdiği mesajdır.

Bilinçaltının en önemli görevi kişiyi koruma çabasıdır. Yöntem doğru yada yanlış! Bilinçaltı bununla ilgilenmez yalnızca sonuca bakar. Bilinçaltı bu şekilde kişiyi korumuş ve incinmesini önlemiş olacaktır.

Yani bilinçaltı hedefe odaklı çalışır diyebiliriz.

Belki de bilinçaltının bize bunu yapmasının sebebi okuduğumuz olumsuz başlıklar, gördüğümüz-yaşadığımız  korkunç olaylar. Bilinçaltı bunları kaydediyor sonrasında tedbiri almak için.

Demek istediğim olumsuz düşünmemize sebep etrafımızda olan biten kötü kategorisindeki her şey. Bilinçaltı içimizde bunlara karşı savunma mekanizması oluşturuyor tedbir amaçlı. Buda olumsuz düşünmeye neden oluyor.

Buna da OND(OTOMATİK NEGATİF DÜŞÜNCE) deniyor. İşte haber, magazin başlıkları bu yüzden ilgimizi çekiyor olabilir. Bilinçaltımızı uyarıp harekete geçirdiği için.

Bilinçaltının savunma mekanizması ve bizi kötü etkilemesiyle ilgili bir örnek paylaşmak istiyorum.

Allah cızırtını vermesin

Mesela bir korku filmi izlediniz: bomboş bir ev, ışık yok, oda sayısı fazla, zaman dilimi: gece ve tabii ki karakter tek başına. Evin karaktere en uzak odasından bir ses geliyor. Karakter asla bekleyemez ve bulunduğu yerden çıkar o odaya gidene dek ne kadar korkunç şey varsa yaşanır. Odaya varınca da kötü olağanüstü bir canlı vardır görmeyiz biz onu. Karakter sese yaklaşır ve ruhu ele geçirilir. Bence herkes hayal edebildi. Klasik korku filmi teması çünkü.

Yazdığım senaryo bir kenara bu bizi nasıl etkileyecek ona bakalım. Neden bir korku filmini ele aldığımı da hemen söyleyeyim. Korku filmleri duygulara en sert şekilde hitap eden filmlerdir.

Bu tarz bir film izledikten sonra kişi filmden etkilenerek karşılaştığı cisimleri korktuğu film karakterlerine benzetir.

Hani olmayacak şeyi oldurmak tabiri vardır ya öyle bir şey bu. Olmayacağı halde olumsuzluklara ve endişelere kapılırız. Bilinçaltının koruma içgüdüsüyle.

İşimize çok yarayan bu özellik, bazı durumlarda bize zarar vermeye başlayabilir. Bu nedenle beynimizi olumluya odaklanmak için eğitmeliyiz.

pchrKendini Olumluya Odakla: Nasıl?

  1. Ya hep ya hiç ilkesinden vazgeç
  2. Zorundayım yerine –meliyim kullan
  3. Kendini olumsuz sıfatla etiketleme(ben başarısızım.)
  4.  Geleceği asla kesin olarak bilemeyeceğini kendine hatırlat ve Geleceğe dair merakını taze tut ve geleceğin olumlu bir şekilde şekilleneceğini düşün.(bu sınavı asla geçemeyeceğim x)
  5. Başkalarının düşüncelerini okuma(beni sevmiyor x)

 

 

 

 

 

Kaynaklar;
http://www.kigem.com/negatif-dusunceleri-pozitife-cevirin.html
https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_19293.htm