1) Acar BALTAŞ, Hayalini Yorganına Göre Uzat

Acar Baltaş, nöro-bilimsel temelli psikoloji çalışmaları, beden dili, kişilik ve liderlik çalışmalarıyla tanınan bir psikolog. Bu konuşmasında insan potansiyelinin en üst düzeyde kullanılmasının yatkınlık, istek ve çok çalışmayla olan ilişkisini anlatıyor. Çünkü başarının tanımı sadece tanınma isteği ve çok para kazanmakla ilgili olmamalıydı, kendi potansiyelini tam anlamıyla kullanabilmekle ilgili olmalıydı.

2) Evrim KURAN, Yeni Kuşakları Anlamak

Evrim Kuran, bir kuşak araştırmacısı. İnsanları anlamının, kuşakları anlamaktan geçtiğini düşünüyor. Türkiye’nin 5 kuşağını konu aldığı “Telgraftan Tablete” ve “Z: Bir Kuşağı Anlamak” kitaplarının yazarı. Bu konuşmasında kuşakların kısa bir özetini ve birbiriyle olan iletişimlerini anlatıyor. “Umarım, iyi bir nesil bırakıyoruzdur dünyaya..” diyerek yeni kuşakları anlamanın önemine vurgu yapıyor.

3) Barış ÖZCAN, Köprüyü Yavaş Geçenler

Barış Özcan bu konuşmasında, uzun yaşamın neyi ifade ettiğine ya da neyi ifade etmeyeceğine değiniyor. Uzun bir yaşam sürerek arkada hiçbir şey bırakmamak mı daha anlamlıdır, yoksa yaşamın her anını yeni bir an gibi yaşayıp güzel şeyler bırakabilmek mi daha anlamlıdır ya da daha “mantıklıdır”?

4) Ahmet NAÇ, Sen Atatürk’sün Senin Elin Kanar mı?

Ahmet Naç, yeni nesil bir sınıf öğretmeni. Meslek hayatında “az zamanda, büyük işler yapmak” motivasyonuyla hareket ediyor. Öğrencilerine sanatı, bilimi ve anlamlı öğrenmenin ne demek olduğunu uygulayarak anlatıyor. Bu konuşmasında Atatürk’ün hayatını farklı bir bakış açısıyla ele alıyor ve Atatürk’ün asıl mesleğinin öğretmenlik olduğunu dile getiriyor.

5) Canan DAĞDEVİREN, CD28-Aşk İle Kalınız

Canan Dağdeviren, Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi üyeliğine seçilen ilk Türk bilim insanı. İnsanlığa, sevgiye, bilime ve çok çalışmanın gücüne inanıyor. Bu konuşmasında yaşamının ilk yıllarından, eğitim yaşamından ve insanlığa ithaf ettiği bilimsel çalışmalarından bahsediyor. Canan Dağdeviren, ülkemiz için büyük bir değer.

6) Kerem DEVECİ, Bir Fikrim Var

Kerem Deveci, fikri hür bir inşaat mühendisi. Bu konuşmasında hayallerinden vazgeçmeyerek nasıl başarıya ulaştığını anlatıyor. Yabancılar yapamadıysa biz de yapayız anlayışını cesaretimizle kırmamız gerektiğini söylüyor. İlerlemenin ancak ticari anlayışa değil, vizyona önem vererek sağlanabileceğine vurgu yapıyor.

7) Mümin SEKMAN, Başarı(sızlık) Yazılımımız Nasıl Çalışıyor?

Başarının ve başarısızlığın tanımlarını, T ve L harfleriyle yapan Mümin Sekman; başarısız olmakta neden ısrarcı davrandığımızı sorguluyor. Kişisel gelişim uzmanı olarak birçok kitabı da bulunuyor ve başarının temelinde; istek, azim ve çok çalışmanın olduğunu söylüyor.

8) Refika BİRGÜL, Hayal Ederken Eşekten Düşülür Mü?

Refika Birgül; Refika’nın Mutfağı’nın kurucusu, tv programcısı ve yazar. Aslında disleksi sahibi olması onun için bir avantaj; tariflerdeki talimatları asla sırasıyla uygulayamıyor ve bu durum onun çok yaratıcı tarifler keşfetmesini sağlıyor. Bu konuşmasında, yaşamındaki euraka anlarından bahsederek kendi yaşamımızın anlamını kendimizin oluşturması gerektiğini söylüyor. “Ben elimdekilerle, şu anda ne yapabilirim?” çarpıcı sorusunu kendimize, her an sormamız gerektiğini düşünüyor.

9) Ümmiye KOÇAK, Köyden New York’a Sanat

Ümmiye Koçak, hayalleri zamandan ve mekandan bağımsız bir oyuncu, çiftçi, yazar ve yönetmen. Onun kitaplardan kazandığı ve çevresinden bağımsız olarak gelişen farkındalığı gerçekten hayret uyandırıcı. Bir şeyleri değiştirmek istediğinde ve diğer insanların da bir şeyleri fark etmesini istediğinde bunu vazgeçmeyerek yapıyor.

10) Emre BAŞKAN, Geç Kalma Harekete Geç

Hepimiz için sadece hayal kurmak, harekete geçmekten daha kolay gelir. “Oysaki herhangi bir anda harekete geçebiliriz ve geleceğimizi şekillendirebiliriz” diyen Emre Başkan, şu 3 maddeden bahsediyor; “kendini bil”, “konfor alanını terk et” çünkü konfor alanı değişememe riskini ifade eder ve değişmezsek geleceğin bir parçası olamayız, “çakıl taşı gibi ol” özünü hiç kaybetmeden var olmaya devam et. Tüm bu düşüncelerini Şems-i Tebrizi’nin bir sözüne bağlıyor; “..güzel bir şeye başla. Ama hep güzel olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta. Geç kalmayasın..”