Bir parfüm kokusuyla belki yıllar öncesindeki öğretmeninizi hatırlayabilir ya da bir baharat kokusuyla çocukluğunuzda yediğiniz yemeği hatırlayarak o güne geri dönebilirsiniz.  

Evet, duyularımız anılarla bağlantılı. Fakat koku duyumuzun anıları canlandırması… Nasıl? 

Çünkü kokularla ve anılarla/duygularla hareket eden beyin bölgelerinin birbirine çok bağlıdır. Bu yönüyle, koku alma duyunuzun beyninize bağlanma biçimi, diğer duyularınız arasında özgün bir özelliğe sahiptir. 

Kokuyu Betimlemek

kokluyor

Elde edilen bilgiler kokunun en ilkel duyu olduğu yönünde. Canlılar görmeden, işitmeden hatta dokunmadan önce etraflarındaki kimyasallara tepki verecek şekilde evrimleşmiştir. 

Diğer bütün duyu organlarından farklı olarak koklama duyusu en az 1000 farklı reseptör tipine sahiptir. Bu nedenle ayırt edebileceğimiz tüm kokular bir isme sahip olamıyor. Kokunun en az konuşmaya alıştığımız duyu olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, nesnelerin nasıl göründüğünü tarif edebiliyor ya da kulağa nasıl geldiğini söyleyebiliyoruz. Ancak kokularla onları ilişkilendirildikleri şeylere göre etiketlemeye indirgenmiş oluyoruz.  Taze çim kokusu, nemli eşya kokusu gibi… Yeşil gibi renkten başka bir şey ifade etmeyen renkler için isimlerimiz varken kokular için yalnızca “bunu üreten şey” anlamına gelen adlara sahibiz. 

Koku Duyumu

Duyular arasında koklamanın en belirgin özelliği doğrudan beynin derinliklerine gitmesidir. Görme ile işitme duyuları göz ve kulakta yani ilgili organlarda başlar ve beynin diğer bölgelerine geçmeden önce aktarma merkezi işlevi gören talamusa yani ara beynin orta bölümüne geçer. 

Koku, burnun içinden beynin koku alma ampullerine doğru süzülen, duyunun ilk olarak beyin tarafından okunabilen bir forma dönüştürüldüğü kimyasal bir bilgidir. Beyin hücreleri bu bilgiyi beynin, duyguların işlendiği, amigdala adı verilen küçük bir bölgesine taşır. Ardından öğrenme ve hafıza oluşumunun gerçekleştiği bitişikteki hipokampusa taşır.

kokluyor

Anıların Canlanışı 

Hipokampus, beynin kokuları işlemekten sorumlu olan ve “koku soğanı” olarak adlandırılan beynin yanında bulunan yapıdır. Deniz atı anlamına gelen hipokampus, bir denizatı gibi kıvrıldığı, beynin derinliklerinde iç içe olduğu için korteksin geri kalanının her yerinden gelen bilgilerin birleşme noktası olduğu için bu isme sahiptir.  

Beynin duygusal merkezi olan limbik sistemin bir parçası olan koku soğanı, duygusal anılarda rol oynayan amigdalaya kolayca erişebilir. Koku alma ve amigdala arasındaki bu yakın ilişki, kokuların bazı anıları hatırlatmasının nedenlerinden biridir.  

kokluyor

Bir koku duyarsınız, onu tanımlayamazsınız belki ama bazı anılarla ilişkilendirebilirsiniz. İşte bu, bir gün bir kurabiye kokusunun size neden çocukken yediğiniz o kurabiyeyi hatırlattığını açıklar. Çocuk burnunuzun koku alıcıları kurabiyenin kokusunu almış, hiç isim bulamadığınız bu koku doğrudan beyninize hareket edip deneyimleri kodlayan bölgenin yanına yerleşmiştir. Orada, kurabiye ile ilgili kelimelere hiç dökülmemiş bilinçli olarak hatırlaması güç ama yine de hafızanızda yer etmiş diğer anılarla karışmıştır. Yıllar sonra bugün o kokuyu aldığınızda o çocukluk günlerinizi hatırlamanız bundandır…

Kaynakça: 1, 2, 3

Editör: Minem Sena Kesen