Canlılarda ve biyolojide ilgi çekici ama aynı zamanda karmaşık gelen bir konudur. Çünkü rejenerasyonu duyunca aklımıza lise biyoloji derslerinde üremede anlatılan konu geliyor. Gözlerimizle baktığımızda rejenerasyonu kullanarak üreyen canlılar göremiyoruz sadece kertenkelenin kopan kuyruğunu tamamlamasını görüyoruz. Bu kafa karıştırıyor çünkü üremeyi yeni bireyler meydana getirmek olarak biliyoruz ancak rejenerasyonla üreyen canlılar görmüyoruz. Gözlerimizle göremiyorsak yok mu acaba? Yoksa bakmayı mı bilemiyoruz? Rejenerasyon kelime anlamı bakımından yenilenme anlamına gelir. Biyolojide ise canlı organizmanın, çeşitli sebeplerle yaralanan ya da kopan vücut parçalarının yerine yenilerinin gelebilmesi, doku ve hücrelerin yenilenmesi özelliğidir. Ayrıca ilkel canlılar bu şekilde üreyebiliyor iken canlılarda komplexlik arttıkça rejenerasyon sadece doku ve hücre yenilenmesi düzeyinde kalıyor.

kertenkele

Hangi Canlılarda Gerçekleşir?

Denizyıldızı, hidra, planarya gibi canlılar kopan vücut kısımlarından rejenerasyon yaparak yeni bireyler oluştururlar. Yani ürerler. Planarya ya da hidrayı mikroskoplar ile birlikte görebildiğimiz için fazla bilinen canlılardan değil bu yüzden rejenerasyonla üreyebildiği az biliniyor. Bu üreme şeklinde oluşan yeni bireyler koptuğu canlıyla ayna görüntüsü misali aynıdırlar. Bu yüzden genetik çeşitlilik çok azdır. Semender ve kertenkele gibi canlılar kopan kuyruğunu, yengeç ise kopan çenesini yenileyebilir. Ancak bu canlılarda kopan parçalardan yeni bireyler oluşmaz. Sadece kopan parça yerine yenisi çıkar. İnsanda ise daha çok karaciğer, deri ve midede görülür. Bu organlarda meydana gelen herhangi bir hasarda kendilerini yenileyebilirler. Kalp kası ve sinir dokuda ise yok denebilecek kadar azdır. Yani kalbimizi ve kafamızı iyi korumalıyız. Sonuçta hala ömür boyu bu bedenlerdeyiz.

 

kurbaga

Yapılan Son Çalışmalar

Yeni doku ve organlar konusunda önemli olan bu olay bilim insanlarını da gelecek için umutlandırıyor. Tufts üniversitesinde genetik bilimci olan Michael Levin kopan uzuvlarımızı tamamlayabileceğini düşünüyor. Levin hücrelerdeki biyoelektrik akımını kontrol ederek altı bacaklı kurbağa, iki kafalı solucanlar gibi acayip canlılar yaratıyor. Şuan sadece soğukkanlı canlılar üzerinde çalışan Levin eğer bir sorun çıkmazsa önümüzdeki yıllarda insanlar üzerinde çalışmayı da planlıyor.

Bitkilerde Rejenerasyon

Her gün artan nüfus sonucunda, artan besin ihtiyacını karşılamak için bilim insanları bitkilerin verimini arttırıyorlar. Bunun için denenen yöntemlerden biri de rejenerasyondur. Ankara üniversitesinden bilim insanları ırak florasındaki ekmeklik buğday çeşitlerini araştırmıştır. Araştırmada, kullanılan çeşitlerde kallus(farklılaşmamış bitki hücre kütlesi) ve rejenere bitkicik potansiyelinin in vitro(laboratuvar ya da yapay koşullar) koşullarında belirlenmesine çalışılmıştır. Yani hangi buğdayın nasıl ortamlarda daha iyi rejenere olduğu incelenmiştir. Bunun sonucunda en iyi verim için buğdayların hangi koşullarda yetiştirilmesi gerektiği saptanmıştır.

Kaynakça

http://www.biyolojisitesi.net/uniteler/ureme/rejenerasyon.html

https://popsci.com.tr/iki-basli-solucanlar-kopmus-uzuvlarin-yeniden-olusmasini-saglayabilir/

http://tarimbilimleri.agri.ankara.edu.tr/2007/111_3/makale18.pdf