Girişimcilik Mentoru Ve Design Thinking Eğitmeni Levent Kopuz Ile Oldukça Faydalı Bir Röportaj Gerçekleştirdik | KreatifBiri

Girişimcilik Mentoru ve Design Thinking Eğitmeni Levent Kopuz ile Oldukça Faydalı Bir Röportaj Gerçekleştirdik

Levent Kopuz

Ödül partnerlerinden olduğumuz Startup Grind İstanbul‘la yaptığımız iş birliği çerçevesinde her ay düzenlenen etkinliklerde bir kişiye ya da girişime KreatifBiri’nde yer alma fırsatı sağlıyoruz. Bunlardan biri Levent Kopuz oldu. Levent Bey güzel bir kurumsal kariyerden sonra girişimcilik ekosistemine geçiş yapmış ve eğitmenlik, mentorluk, program yürütücülüğü gibi görevlerde bulunuyor. Biz de kendisiyle özellikle girişimciler için çokça faydalı bir röportaj gerçekleştirdik.

Merhabalar, kısaca kariyer hikayenizi dinleyebilir miyiz? Levent Kopuz kimdir?

Merhaba 33 yaşındayım, İstanbul’da doğdum ve 2011’in sonundan beri iş hayatındayım. Önce bir buçuk yıl kadar bir televizyon deneyimim oldu. Sonra 6 yıl boyunca Nike için pazarlama-perakende projeleri yaptım. Bu 6 yıllık süre zarfında Nike’taki takım çalışması, marka kültürü, inovasyon ve yaratıcılık öğrenimlerimi 2018 Ekim’den bu yana Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi’nde bir girişimcilik programında geliştirdim . Temmuz 2019’a kadar da bu programı yürüttüm. Şu anda da ekosistemde mentorlüğe ve eğitmenliğe devam ediyorum.

Neden kurumsaldan girişimciliğe geçiş yaptınız?

Çünkü bazı kurumsal değerlerin, girişimciliğin gelişmesi için dengeli bir şekilde girişimcilikte yer alması gerektiğini düşündüğümden dolayı.

Peki nasıl bir gereklilik bu?

Girişimcilik aslında bir bakış açısı. Yani bir sektörden ziyade insanların kendini ifade etme ve üretme biçimlerinin 2019 yılındaki adı. Girişimcilik bir kariyerden ziyade konulara yaklaşım biçimi, problemleri çözme biçimi. Bugün kurumsal dediğimiz büyük şirketler zaten 10 yıl öncesinde birer girişimlerdi. 

Benim buradaki geçişim ise aslında girişimcinin kurumsal değerlere gereksinim duyacağını öngördüğümden, girişimciliği daha içinde ve özünde öğrenme isteğiydi. Bundan dolayı Boğaziçi Üniversitesi’nde görev aldım. Çünkü girişimciliği gerçekten profesyonellerinden, girişimcilerden öğrenmek kurumsaldan öğrenmekten çok daha güçlü bir etki yaratıyor. Ama bunu kurumsalda veya girişimcilik ekosisteminde tekrar devam ettirmek ise şu an benim tercihim zaten. İki taraf da şu an buna çok açık bir şekilde hızla ilerliyor. 

Dünyadaki gelişmeler de bu yönde, işte Almanya’nın aldığı son karar, Çin’in yükselişi, Amerika’nın ilerleyişi… Türkiye’de de bu bakış açısı kurumlara yansımış durumunda. Yakın gelecekte inşallah bir devlet politikası haline de gelir. Bundan dolayı ben bir öğrenim süreci olarak görüyorum bu geçiş sürecimi ve öğrenim sürecimin birinci aşamasını böylelikle tamamladım.

Girişimcilik ekosisteminde neler yapıyorsunuz şu an?

İstanbul’daki İTÜ Çekirdek, BTM İstanbul, StartersHub ve Mentor Effect gibi büyük ölçekteki kuluçka merkezlerinde mentorlük veriyorum. 100’den fazla girişime mentorlük vermişimdir belki de. Aynı zamanda son iki yıldır sahiplendiğim ve çalıştığım kurumlarda kullandığım Desing Thinking metodunun eğitmenliğiyle uluslararası eğitim şirketi olan Pearson’ın eğitmen ağındayım. 

Şu sıralar da yeni kariyerim için birkaç yerle iş görüşmesi içindeyim. İnşallah onlar da yakın zamanda netleşecek.

Sizce Türkiye’deki girişimcilerin en iyi ve en kötü yaptıkları şeyler neler?

En iyi yaptığı şey, hızlı karar alabilme ve hızlıca aksiyona geçebilme alışkanlıkları. Zayıf oldukları nokta ise, bu aksiyonları bir marka/takım kültürü ile birlikte gerçekleştiremiyor olmaları.

Marka kültürüyle takım nasıl oluşturulur?

Tüketicinin ihtiyaçlarını ve duygularını anladıktan sonra öncelikle bu ihtiyaç ve duyguyu takımın kendi içerisindeki insanların sahiplenmesi lazım. Bütün takımın kendini müşterinin yerine koyması lazım. Müşteriye karşı derin bir empati duygusu beslemesi lazım. Bunun için ise takımın önce birbirine karşı empati duygusu beslemesi lazım. 

Ortak pencereden birbirine bakan bir takım zaten bir marka çatısı altında toplanmaya başlamıştır. O yüzden öncelikle marka kültürünü takımın kendi içerisine yerleştirdikten sonra ancak müşterinin karşısına çıkabilirsin. Bunu yapmadan direkt müşteriye gidersen, olası bir problemde takımın dağılması muhtemel. Önce kendi içinde bir kültür oluşturup o kültürü dışarıya çıkartman gerekli. Bu da zaten markanın vizyonu ve amacıyla oluşabilir.

Girişimcilere ya da girişimci adaylarına önermek istediğiniz, mutlaka buna dikkat et demek istediğiniz şeyler neler?

Şimdi girişimciliği bir deneme yanılma aracı olarak görmemek lazım. Çünkü risk almak çok önemlidir girişimcilikte ama analiz edilmemiş risk almayın. Analiz edin öyle risk alın, körü körüne risk almayın. 

İkincisi, tüketicine duyduğun ilgi alakayı takım arkadaşına da aynı şekilde duyman lazım. Gerçekten müşteride yaratacağın duyguyu takım arkadaşında yaratamıyorsan bir şeyleri eksik yapıyorsundur. Aynı duyguyu takım arkadaşında da yaratmaya çalış.

Üçüncüsü ise girişimcilik bir meslek değildir, bir bakış açısıdır. O yüzden ufkunuzu hep geniş tutun. Türkiye’de birkaç yıl kurumsalda çalıştıktan sonra girişimci olmanız sizin çok daha başarılı ve sürdürülebilir bir girişimci olmanızı sağlayacaktır. Eğer imkanınız varsa bir firmada en az 2-3 yıl çalışın. 

Son olarak size ulaşmak isteyen KreatifBiri okuyucularına ne söylemek istersiniz?

Öncelikle teşekkür ederim bana bu söyleşi için. Çünkü eskiden kreatif biri olmak sadece belli alanlarda kreatif olmayı gerektirirken bugün kreatif biri olmak sorulamamış soruları sormak, çözülmemiş problemleri çözmenin anahtarı olarak görülüyor. Ondan dolayı kendinizi gerçekten bu şekilde kreatif biri olarak görüyor, bu şekilde hayata dair çözümler bulmak istiyorsanız mentorluk verdiğim kuluçka merkezlerinde okuyucularınız beni bulabilirler.

Instagram’da da @leventkopuz olarak bulabilirsiniz. 

Bilgiyi Yay
Written by Odin Enes ÖZLEN
Kendi hayallerinin peşinden gitmeye cesareti olup mutlu olmaya çalışan KreatifBiri'yim :)

Leave a Reply