Güneş Sisteminin Devi: Jüpiter Ve Dev Çarpışma | KreatifBiri

Güneş Sisteminin Devi: Jüpiter ve Dev Çarpışma

Güneş sistemi hakkında konuşurken hep bencillik yapar ve yuvamız olan Dünya’dan ve onun minik uydusu Ay‘dan bahsederiz. Ama diğer gezegenler bildiğimizden fazla garip olaylara şahitlik etmişlerdir. Size Jüpiter’in aslında Dünyamızın oluşumunda ilk etkendir desem yüksek ihtimal, “Jüpiter ve Dünya ne alaka?” diyeceksiniz. Fakat, bunu bilim insanları dahi onaylamış; Jüpiter’e çarpan bir gezegen sayesinde Güneş sistemi oluşmaya başlamış, yani bir nevi ebeveynlik yapmıştır.

Şimdi biraz ayrıntılardan bahsedelim.

NASA’nın kontrolündeki Juno uzay aracı, dev gezegen Jüpiter’in bazı açılarından, karışık ve açıklaması çok zor veriler alıyor. NASA’nın yaptığı yeni bir araştırmaya göre de bu durumun sebebi, gezegenlerin ve Güneş sisteminin yeni yeni oluşmaya başladığı dönemde küçük boyutlu başka bir gezegenin Jüpiter ile çarpışması olabilir.

Güneş Sisteminin Oluşumunda Jüpiter

Neredeyse 3 hafta önce de Nature dergisinde yayımlanan makalede, Rice Üniversitesi ve Çin’deki Sun Yat-sen Üniversitesi araştırmacıları, uzay aracı Juno’nun elde ettiği kütle çekimi ile ilgili kafa karıştırıcı ve ilgi çekici verilerin gözlemlerini değerlendirdi. NASA araştırmacısı Andrea Isella, bu durumun çok fazla kafa karıştırıcı olduğunu ve gezegen çekirdeğinde bir şeylerin karıştığını söyledi. Bu karışıklık da ancak bir çarpışma ile açıklanabiliyor. Araştırmacılara göre 4,5 milyar yıl önce, Jüpiter henüz taşlık ve yoğun bir gezegen olmaktan çıkıp gaz devi olmaya başladığı dönemde bu çarpışmayı yaşadı. Andrea Isella, ilk başta bu çarpışmayı çok olası bulmadığını söylese de şimdi Sun Yat-sen Üniversitesinde görevli olan eski öğrencisi olan Shang-Fei Liu’nun kendisini ikna ettiğini söylüyor. 

dev carpisma jupiter
Jüpiter Çarpışması’nın, bilim insanları tarafından yapılan bilgisayar simülasyonu

Jüpiter’in kuvvetli kütle çekim gücünden kaçamayan gezegen, sonunda yenik düşmüş ve Jüpiter ona çarpan gezegeni de yutmuştur. Jüpiter, oluşum sürecini henüz tamamlamamış protogezegenleri de yutuyordu. Liu, çalışmalarda en az %40 ihtimalle bir gezegen embriyosunun Jüpiter’e çarptığını ortaya çıkardı.

Jüpiter’in sahip olduğu yoğun, büyük atmosferi ve kuvvetli kütle çekimi nedeniyle bir yapının gezegen yüzeyine ulaşması pek mümkün görünmüyor. Isella ise, çarpışan gök cisminin çok yoğun olduğunu ve yüksek hızla geldiğini, bu yüzden de gezegene adeta mermi gibi saplandığını söylüyor. Belli açılardan gerçekleşen çarpışmalar sonrasında çarpan gök cismi, çarptığı cismin kütle çekim alanı içinde kalabiliyor. Bu vakada da aynı durum yaşanmış ve Jüpiter’e çarpan gezegen, zamanla gaz devinin çekirdeğine gömülmüştür.

Aynı zamanda Liu’ya göre, bu senaryonun gerçekleşmesi için de Jüpiter’e çarpan gezegen yapısının, Dünya’nın 10 katı büyüklüğe sahip olması gerekiyor. Isella ise çarpışma sonrası çekirdeğin bugünkü haline gelmesi için 4,5 milyar yıla daha ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. 

Jüpiter bir gaz devi olup aynı zamanda bu gezegenin büyük ölçüde hidrojen ve helyum ile oluşan atmosferinde eserek burgaçlı bulut kuşakları oluşturan rüzgarlarının hızı da saatte 360 km’ye ulaşıyor. Bu da Jüpiter rüzgarlarının Dünya’da görülen en güçlü kasırgalardan 15 km/saat daha hızlı olması demek. Örnek verecek olursak; 2015’te görülen Patricia kasırgasının hızı sadece saatte 345 km ile sınırlıydı ve bu kasırga tam bir yıkım etkisi yaratmış, birçok yeri talan etmiştir. Yani sonuç olarak, çevresindeki her şeyi dev kütle çekim kuvveti yardımıyla çekip bir yörüngeye sahip olmaya başlayan Jüpiter; Güneş sisteminin oluşmasında en önemli rolü oynamıştır.

Kaynakça: https://khosann.com/uydumuz-ay-ve-gaz-devi-jupiter-nasil-olustu/

Bilgiyi Yay
Written by Oğuzhan Arslan
Dünyaya sevgi ve saygı yayalım.

Leave a Reply