Neden Haftanın Beş Günü Çalışıyoruz?

Geçen gün arkadaşlarla muhabbet ederken aklımıza şu soru takıldı. Neden haftanın beş günü çalışıp iki gün tatil yapıyoruz? Neden 4’e 3 değil de 5’e 2? Bu sayıların sırrı ne? Hepsine burada cevap bulacağız. Hazırsak başlayalım. 🙂

İşin Aslı Sanayi Devrimine Dayanıyor

factory,worker

Sanayi devriminin Avrupa’yı sarmaya başlamasıyla fabrikalar verimi arttırmak ve karı yüksek tutmak amacıyla gün ışığından faydalanırlardı. Bunun içinde güneşin doğduğu saat ile battığı saat arasında fabrikalarını çalışır vaziyette tutarlardı. Fabrikaların çalışması demekte o zaman zarfı için işçilerinde o kadar saat çalışması demekti. Bu dönemlerde haftanın 6 günü 10-18 saat arasında çalıştırılan işçiler ayakta kalmakta güçlük çekiyor, bazıları ise onlara yardımcı olmaları için çocuklarını okula göndermiyor, yanlarında çalıştırıyordu. Fakat bu düzen 19. yüzyılda değişmeye başladı. İlk günde 8 saat çalışma fikrini  İngiliz iş adamı Robert Owen önermiştir. Günü üçe bölerek işçilere çalışma, dinlenme ve eğlenme zamanların verilmesini gerektiğini düşünen Robert, 1817 yılında bu düzeni standart hale getirmeye çalıştı. Başlarda azalan çalışma saatleri fabrika sahiplerinin hoşuna gitmese de yapılan işçi eylemleri ile fabrikalarda bunu kabullendi.

Ford Motor Company İşçilerin Çalışma Günlerini 5’e İndiriyor

1914 yılından itibaren işçilere sekiz saatlik mesai veren ve ücretlerini ikiye katlayan Ford Motor Company, 25 Eylül 1926 tarihinde aldığı başka bir kararla çalışma günlerinin beşe düşürülmesine ve işçilerin haftada kırk saat çalışmasına karar verdi. Ford’un bu kararı diğer iş sahiplerince elbette hoş karşılanmadı, hatta bu düzenin işçilerin alkol kullanımını arttıracağı için yanlış olduğunu iddia edenler bile oldu. Ford’un bu yeni düzeni desteklemesinin sebebi yalnızca işçileri düşünmesi değildi. İşçilerin daha fazla boş vakte sahip olması, daha fazla alışveriş yapacakları, kapitalist ekonomiyi daha canlı tutacakları ve boş zamanlarında aileleriyle gezmek için otomobil alacakları anlamına geliyordu. Ayrıca çalışma saatlerinden ve hayatlarından memnun olan işçiler, fabrikada da daha üretken oluyorlardı. Ford’un bu planı başarılı oldu işçiler bu işe çok sevindiler ve üretkenliklerinde ciddi artışlar oldu. Üretkenliklerindeki artış maaşlarına yansıdı elbette. Maaşlar artınca neden benim arabam olmasın düşüncesi oluştu ve araba satışlarında şaşırtıcı şekilde artışlar gerçekleşti. Ayrıca bu düzen Ford’a bir çok çalışanda kazandırdı. Fabrikadaki çalışma düzeninden memnun olmayan bir çok nitelikli işçi Ford’da çalışmak için başvurdu.

car product,worker,neden

Bu plan hakkında, Edsel Ford, Mart 1922’de New York Times’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Her insanın dinlenmek ve eğlenmek için haftada bir günden fazlasına ihtiyacı vardır. Ford şirketi tüm çalışanları için ideal bir aile yaşamının gerekli olduğunu düşünmektedir. Biz, bir insanın mutlu bir yaşam sürmesi için ailesiyle bolca vakit geçirmesi gerektiğine inanıyoruz.”

Yaklaşık 1 Yüzyıl Kadardır Bu Düzen Devam Ediyor

Tam bir yüzyıl olmasa da 91 yıldır bu düzeni kullanmaktayız. Bu düzenin doğruluğu tartışılır elbette. Fakat şu anda en ideal düzen buymuş gibi duruyor. Aslında çalışma saatlerindense insanların sevdiği işleri yapması, işine bağlı olması harcadığı zamanı kaliteli geçirdiğini hissetmesi üretkenliğini arttırır ve yaptığı işten haz almasını sağlar. Eğer sevdiğin bir işi yapıyorsan yorgunluk nedir bilmezsin, sabahları kalkması zor gelmez. Başardığın için her zaman mutlu olursun. Zaten sevdiğimiz işi yapıyorsan günleri ve saatleri sorgulamayız, fakat sevmiyorsak.. Hiçbir şey için geç değil sevdiğiniz iş sizi şurada bekliyor, ona emin adımlarla yürüyün. 🙂

Bilgiyi Yay
Yazar Ecem Bölük
22 yaşında bir Bilgisayar Mühendisi. Okumaya, yazmaya ve kodlamaya delicesine bağlı kreatif biri.

Bir Cevap Yazın