Algılarınızı Yıkın: Halkla İlişkiler İle İlgili Bilmedikleriniz

Ülkemizde halkla ilişkilere karşı yıllardır bir ön yargı var. Bu bölümü okuyan insanlara “aman evladım işsiz kalırsın.” diyenlerden tutun da bu bölümü okuyup çalışmaya başlayan insanlara “ne olarak çalışıyordun sen? ” diyenlere kadar bir ilgisizlik söz konusu. Halkla ilişkilerin ne işe yaradığını ve önemini bilmeyen kişilerin söyleyebileceği bazı cümleler bunlar. Peki halkla ilişkiler ülkemize nasıl geldi? Gerçekten bu bölümü okuyan insanlar işsiz mi kalıyorlar?

Halkla İlişkiler (Public Relations) Nedir?

Bir şirketin diğer firmalarla, şirket içerisindeki çalışanlarla olan iletişimini sağlayan, şirket içerisindeki organizasyonların(toplantı, aktivite gibi) yapılmasını sağlayan ve dış kitleye karşı şirketinin tanıtımını yapan bir departmandır.

Türkiye’de Halkla İlişkiler Nasıl Ortaya Çıktı?

Türkiye’nin ilk kadın halkla ilişkiler uzmanı Betül Mardin ve Alaeddin Asna 1974 yılında A&B adlı halkla ilişkiler şirketini kurdular. Bu şirket ile birlikte ülkemizde halkla ilişkiler departmanı etkinlik kazandı. Ülkemize halkla ilişkilerin temellerini atan iki insan diyebiliriz.

Hayatı dopdolu geçmiş ve her kadının örnek alması gereken bir kişi olduğunu düşündüğüm için Betül Mardin ile ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. Burada kısaca değineceğim fakat ileride kendisini ve halkla ilişkilerle ilgili yaptıklarını detaylı olarak bir yazıda paylaşabilirim. Kendisi Türkiye’nin ilk kadın halkla ilişkiler uzmanı ve hayatı çalışarak geçmiş bir kadın. Ayrıca Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği’nin (IPRA) başkanlığını yapmıştır ve IPRA’nın ilk Türk kadın başkanı olmuştur. Kendisinin bir konuşması var ve onu buraya bırakıyorum. Halkla ilişkilerle ilgili konuşmasına oradan ulaşabilirsiniz.

halkla ilişkiler

Halkla İlişkiler Hakkında Ön Yargılar ve Eksik Bilinenler

Bu bölümde okuyan bir arkadaşımın da yorumlarını alarak bu yazıyı hazırladım. O da halkla ilişkiler bölümüne karşı bir ön yargı ve yanılgının olduğunu söylüyor. Öncelikle şunu söylemek isterim ki dünyanın en güzel bölümünde okusanız da mesleğiniz için bir emek vermiyorsanız zaten potansiyel bir işsizsinizdir. Ülkemizde çok sayıda halkla ilişkiler ve tanıtım mezunu var. Bu mezunların içerisinden sıyrılmak ise kişinin öğrencilik hayatı boyunca yaptıklarıyla ilgilidir diye düşünüyorum. Bugüne kadar biyografilerini okuduğum reklamcılar, halkla ilişkiler uzmanları öğrencilik hayatlarını iş hayatlarına katarak bulundukları konuma gelmiş insanlar. Sanıyorum bu bölümleri diğer “iş garantili” denilen bölümlerden ayıran konu da bu.

Halkla ilişkiler dediğimiz departman insan ilişkilerini sağlayan ve şirketlerinin müşteri şirketlerle olan iletişimlerini sağlıyor. Yani dünyada bu kadar önemli olan bir alanın ülkemizde “işsiz kalırsın” diyerek geçiştirilmesi beni rahatsız etti. Çünkü bizim ülkemizde de gelişmiş bir sektör. Bugünün Türkiye’sine baktığımızda büyük-küçük çoğu şirketin halkla ilişkiler departmanına sahip olduğunu görüyoruz.

Netice itibariyle Meral Saçkan, Işıl Arıdağ, Ali Saydam, Necla Zarakol, Cengiz Turhan, Ali Cem İlhan, Zehra Güngör, Aytül Özkan, Canan Noyan, Figen Toksü, Ceyda Aydede, Sibel Asna ve Figen İsbir gibi isimler de bizim ülkemizin halkla ilişkiler uzmanları ve bu kişiler de emekleriyle buralara gelmişler ve gördüğünüz gibi işsiz kalmamışlar.

Umarım bu yazı “acaba işsiz mi kalırım” diyerek hayallerinden uzaklaşmak üzere olan insanları ikna edebilmiş, “bu bölümde iş yok” diyenlerin algılarını yıkabilmiştir.

Kaynakça:

1   2

 

Bilgiyi Yay!