Hava kirliliği, beyin için tehlikesinin pek farkında olunmadığı, bedensel sağlık ve beyin sağlığı açısından ‘’görünmeyen’’ bir tehdittir. Tüm çevresel kirliliklerin dünyada her yıl 9 ile 15 milyon insanın ölümüne neden olması tehlikenin boyutunu gözler önüne serer.

Havanın İdeal Karışımı

Soluduğumuz havada %78 oranında azot, %20 oksijen, %0,9 argon ve %0.03 karbondioksit gazından oluşan ideal bir karışım vardır. Bu denge olumsuz anlamda bozulduğunda beden ve beyin de ideal isteğine cevap alamayacaktır ve hasarlar oluşacaktır. Bir başka ifadeyle, kirlilik havanın doğal içeriğinin bozulmasıdır. 

İnce Parçacıklar

hava
WWF

Kirliliğinin en önemli sebebi tahmin edileceği üzere beşerî faaliyetlerdir. Beyne doğrudan hasar veren ağır metaller, zararlı partiküller, ozon tabakasındaki deliğe sebep olan maddeleri atmosfere ellerimizle salmaktayız. Partikül maddeler; ince parçacıklar, katı parçacıkları ve sıvı damlacıklardır. İnsan faaliyetleri veya doğal olaylar sonucu atmosferi kirletirler. Partikül maddeler yanma ve endüstriyel işlemler sonucunda da ortaya çıkabilirler.

İnce Beyin Kabuğu

Kirliliğinin bireyleri henüz anne karnındayken etkilemeye başladığını gösteren araştırma Hollanda’da 2002-2006 yılları arasında doğan, 6 ile 10 yaş arasındaki 783 çocuk ile yapılmıştır. Çocuklar anne karnındayken, annelerinin maruz kaldıkları hava kirlilikleri derecesi ile ilerideki yaşamda zekâları ve beyin yapıları karşılaştırılmıştır. Kirliliğinin arttığı dönemde anne karnında olan çocukların daha ince beyin kabuğuna sahip oldukları tespit edilmiştir. Aynı zamanda bu çocuklardaki beyinsel kontrol mekanizmalarının zayıflığı da psikolojik testlerle gösterilmiştir. Araştırmanın sonucu, temiz havanın daha kalın beyin kabuğu demek olduğunu göstermiştir. 

hava

Hafıza Sorunları

Bir başka araştırmada ise katılımcılara 5 yıl arayla iki kez beyin taraması yapılmış. Katılımcıların beyninde demansa özgü herhangi bir değişikliği tespit edebilmek için makine öğrenme algoritması kullanılmış. Araştırmacılar, katılımcıların ince parçacık kirliliğine maruz kalıp kalmadıklarını anlamak için yaşadıkları bölgelerin çevresel verilerini de elde etmişler. Değerlendirme sırasında eğitim, ırk, coğrafi bölge, sigara içme ve diğer faktörler de göz önünde bulundurulmuş, değerlendirme sonrasında elde edilen tüm bilgiler birleştirilerek yüksek hava kirliliğine maruz kalma ile beyindeki değişiklikler ve hafıza sorunları arasında bir ilişki olduğunu görmüşler.

Beyin Hasarları

Hava kirliliği deyince akla gelen yerlerden olan Meksika’daki Mexico City’de çocuklar üzerinde yapılan diğer bir araştırmada kirliliğin zekâ gelişimini etkilediği gösterilmiştir. Hatta aynı araştırmada köpekler üzerindeki etki incelendiğinde o bölgedeki köpeklerde beyin hasarlarının daha çok olduğu görülmüştür.

Kirli hava, beyni şiddetli şekilde ve sinsi olarak ciddi boyutlarda etkiler. Nihayetinde beyin oksijen kullanan bir organdır ve bedende en çok oksijen tüketen ya da ihtiyacı olan organdır.

Kaynakça: 1, 2

Editör: Minem Kesen