Neden Hayal Kurmak Zorundayız? | KreatifBiri

Neden Hayal Kurmak Zorundayız?

hayal

Hayal! Kendini bildiğinden ölüm anına kadar yaptığın bir şeydir hayal. Şey dedim çünkü duygu ya da plan diyemeyiz, düşünce belki… Yani, net bir tanımı yok, olamazda. Peki, insana bahşedilen en güzel şeylerden biri olan hayal neden vardır hayatımızda. Olmak zorunda mı? Biz mi üretiyoruz? Plandan, amaçtan farkı nedir?

Şimdi, hayalsiz bir hayat, ya da çok zor oldu, sadece bir gün düşünmeni istiyorum. Yapabilmek mümkün değil ama kendine güveniyorsan bir de bunu uygulamaya da koyabilirsin. Bir gün boyunca hayal etmeden yaşamaya çalış. Sonuçtan emin değilim çünkü denemedim ama denemeye kalksam da bunun mümkün olacağını düşünmüyorum. Çünkü her an hayal ederiz, etmek zorundayız. Neden böyle bir zorunluluğumuz var peki?

Biz insanların sürekli kendini avutmaya ihtiyacı vardır. Başımıza gelen en ufak olayda; beterin beteri vardır, istemediğimiz bir durum gerçekleştiğinde; hayırlısı olsun gibi ifadeler kullanırız. Çünkü kötü durumu kimse kabullenmek istemez, herkes en kötüsünün başına gelmediğine inanmak ister. Eğer inanmazsa hayatı sürdürülemez bir hal alır. İşte, bunlardan ötürü kendimizi avutmaya ihtiyacımız vardır. Bu kadar durum saydım ama hayal bunlardan biri değildi. Çünkü az önce saydıklarım geçmiş ve içinde bulunulan durumlar için geçerli. Ama hayal, gelecek için kendimizi avutma biçimimizdir.

Hayal Aslında Nedir?

En büyük hayalimiz, kendimizi orada görme biçimimizin avutma halidir. Yani orada olmak istediğimizden ötürü hayalimizdir. Aslında öyle hayal ederek sanal da olsa o durumu yaşayışımız da bize mutluluk sağlar çünkü bir haz alırız. Ve bu hazzı sürekli hale getirmek için hayalimiz uğruna durmadan çalışırız. Bu çalışmaların sonucunda istediğimize ulaşırız genelde. Fakat sonrasında kaset yine başa sarar ve yeni hayaller yeni durumlar ortaya çıkarırız. Sonucunda da kısır bir döngü halinde yaşamımızın sonuna kadar devam eder.

Bu süreçte ise bir şeyi fark edemeyiz genelde. O da aldığımız asıl haz, yani mutluluğumuzun kaynağı, hayali gerçekleştirme yolunda ilerlerken tattığımız sanal zevktir. Beynimiz bu kısır döngüde kaynağı çözüğü için sürekli bizi hayal kurmaya yöneltir. Yöneltmek zorundadır, yöneltmezse hep aradığımız mutluluktan hep uzak kalırız. Beynimiz, dolayısıyla biz, bu durumu istemediğimizden ötürü hayatımızın her anında hayal kurma işini devam ettiririz.

Amaç ve plandan farkına gelecek olursak da hayal bir zorunluk durumu değildir ve sınırları yoktur. Ama amaç ve planın bir çerçevesi olmak zorunda ya da olunabilirliğini sorgulamak zorundayızdır. Ayrıca hayalin verdiği hazzı bunlar veremez, sanal da olsa o zevki tatmak yoktur. Kendimizi planlarımızla avutamayız. Aynı zamanda genelde planlar mutsuzluğa neden olur. Kendimizi zorladığımız ve sınırlandırdığımız için planlar bizi mutlu etmez.

Sonuç Olarak

Hayaller insanın kendini mutlu etmek için ürettiği sanal zevklerdir. Hayatımız boyunca bu sanallığa mahkumuz. Fakat bu mahkumiyeti lehimize çevirmek yine bizim elimizde. Büyük hayaller kurarak, büyük mutluluklar, büyük başarılar elde edebiliriz. Yani hayal ne kadar büyük ve ütopik olursa o kadar haz alırız. Tüm bunlara baktığımızda şöyle soru çıkıyor: büyük mutluluklar mı, küçük mutluklar mı? Seçin senin ama ben oyumu büyükten yana kullanıyorum.

*Küçük bir dipnot bu yazıyı bu konuda araştırma yapmadan, sadece yaşadıklarım ve gördüklerim üzerinden yazım.

Bilgiyi Yay
Written by Odin Enes ÖZLEN
Kendi hayallerinin peşinden gitmeye cesareti olup mutlu olmaya çalışan KreatifBiri'yim :)

Leave a Reply