Hayatı en iyi şekilde ve düzenli yaşamaya çalışan, popüler tabirle bu hayatı seven insan ne yapar? Yemesini içmesini düzenler, zamanını iyi kullanmaya çalışır, hayatını planlı yaşar gibi cevaplar sıralayabiliriz. Aslında tüm bu saydıklarım kulağa sıkıcı veya ilham verici ama uygulaması zor geliyor olabilir. Hayatı düzenli, planlı kısacası en iyi şekilde yaşama en azından bunun için çabalama meselesini biraz irdeleyelim istiyorum…

Kontrol-Plan Sıkar Mı?

Bu konuya önce olumsuz ve popüler bir bakış açısıyla başlayalım. Bunu deneyimleyen biri olarak bana sorarsanız, hayır sıkmıyor :). Tam tersi kontrolü kaybetmek inanın daha kötü hissettiriyor. Evet, akışa kapılıp gitmek hala çok güzel ve yaşanması gereken bir şey, burası kesin. Ancak bunun yanında hayatın kontrolünü ele almanın hazzı da paha biçilemez. En güzel tarafı da başka birinin veya bir şeyin değil, kendi kurallarını yaşıyor olmak! Kontrol edebileceğin ve ipleri eline alabileceğin detaylar hususunda akıntıya kapılmamak ve kendi yolunda kendi doğrularınla bilinçlice hareket etme hali insana kendini yetkin hissettiriyor. Beslenme, iş hayatı, spor düzeni ve hayattaki daha birçok alan için bu dediklerim geçerli olabilir.

turuncuUyuşturan Faktörler!

En basitinden düşünün, önünüze pek bayılmadığınız bir abur cubur konuyor ve siz sırf o önünüzde duruyor ve tatlı bir tadı var diye hiç sorgulamadan yiyorsunuz. Onu sevmediğiniz halde! Burada bir şeyler ters gibi. Aynı şekilde sırf önümüzde açık diye saatlerce televizyon izliyoruz, bahaneler üretip kendimizi engelliyoruz… Oysa az kişinin yapabileceği şeyi yapıp yemeklerin, kişilerin ve size dayatılanların karşısında sorgulama yapıp kendi duruşunuzu sergilerseniz bu sizin kişiliğinizi ve iradenizi geliştirecektir. Kısacası bu tip “uyuşturan” faktörleri fark edin ve onlara  karşı duruşunuzu ve tavrınızı bir tahlil edin derim. Verdiğim örnek elbette çok basit bir taneydi ama siz bunu geliştirerek hayatınızın buna ihtiyaç duyan alanlarına uygulayabilirsiniz.

mavi

Kendinizi Bulma Yolunda…

Klasik, önüne her geleni veya hazır olanı kabul eden, rahat alanından hiç çıkmayan insan olmak da bizi uyuşturur aslında. Önünüze direkt gelen veya karşınıza çabasızca çıkan her fırsatı hep reddetmek değil elbette bahsettiğim. Önemli olan yaptığınız şeyi sadece siz istiyorsunuz diye yapmak; “Karşıma çıktı ben de kabul ettim.” biçmimde değil. Bunu uygulamak çaba gerektirir ama kendimizi, sınırlarımızı, isteklerimizi keşfetmek için kendinize bir şans verin ve kendi düzeninizi yaşamanın tadına varın. Potansiyelinizin en iyisi yaşama konusunda bu küçük bir adım olur belki. Kapıldığınız akıntının doğruları değil, sizin oluşturduğunuz doğrular size yön versin. Kendinizi keşfetmeniz ve yaşayabileceğiniz en iyi yaşamı yaşamamız dileğiyle…