Hem Lösemi, Hem AIDS Hastası Adam: Berlin Hastası

AIDS hastalığını eminim hepiniz biliyorsunuzdur. AIDS maalesef ki sonucu ölümle biten bir hastalıktır. Ama öyle biri var ki yaşadığı bir olay AIDS’e sebep olan HIV virüsünü yok ediyor! “Nasıl yani” dediğinizi duyar gibiyim. Bahsettiğim adama “Berlin Hastası” deniyor. Berlin hastasından bahsetmeden önce HIV virüsü ve AIDS’i bir hatırlayalım isterseniz.

AIDS Nedir?

Türkçesi “edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu” olan AIDS, HIV virüsünün neden olduğu, kan yoluyla ve cinsel ilişki sırasında bulaşan bir hastalıktır. Bu virüs, vücuda girdiğinde hastalığa karşı direnç göstermemizi sağlayan bağışıklık sistemimizi yok eder. Yani en basitinden grip bile olsak, direnç gösteremeyiz. Hastalık kan tahlilleri sonucu ortaya çıksa da belirtiler 10-12 sene sonra ortaya çıkar. Ve maalesef ki sonuç ölümdür.

Berlin Hastası

AIDS

Timothy Ray Brown, AIDS’den kurtulan ilk ve tek insandı. Nasıl oldu da böyle ölümcül bir hastalıktan kurtuldu peki?

Brown, 1996 yılından beri AIDS hastasıydı. 2007 yılında ise kansere yakalandı. Kanser için kök hücre tedavisi uygulanmaya başlandı. İşte o tedavi sırasında inanılmaz bir şey oldu. Brown’un vücudunda bulunan HIV virüsü de yok oldu. Kullandığı antiretroviral ilaçları bıraksa da bir daha HIV ortaya çıkmadı.

İmmun sistemini hedef alan HIV’in tedavisi şu an hali hazırda antiretroviral ilaçlarla yapılmaktadır. Ve bu tedavi HIV’in geç dönemi AIDS’in ortaya çıkmasını engellemektedir. Fakat günümüz koşullarında virüsün hasta kişinin vücudundan tamamen yok olması mümkün değildir. Gizlenen virüs, ilacın kesilmesi durumunda tekrar aktif hale gelerek CD4 ve lenfosit hücrelerini etkisiz hale getirmeye devam eder. Bu yüzden bu vaka nadir bir vaka olarak tıpta yerini almıştır.

Nasıl Oldu Da HIV Yok Oldu?

En önemli soru, bu kök hücre tedavisi nasıl oldu da bu virüsü yok etti?

Maymunlar üzerinde yapılan bir deney sonucu, Brown’a kemik iliği bağışlayan donördeki nadir bir genetik mutasyonun tedavide büyük etkisi olduğunu düşündürdü. Bu deneye göre, kemik iliği nakli yapılan donörde bulunan ve kişinin CD4-T hücrelerini virüse karşı dirençli hale getiren bir genetik mutasyon olabilir. Delta 32 olarak bilinen bu mutasyon sonucunda immün hücreler CCR5 adlı reseptörün değişim geçirmiş bir formuna sahip oluyorlar. Bu reseptör farklılığı da virüsün hücrelere girişini önlüyor.  Fakat tedavi sürecinin başlangıcında Brown’un aldığı radyasyon, onun HIV içeren hücrelerinin tamamına yakınını öldürmüş olabilir. Dolayısıyla bu durumda genetik mutasyonun etkisi minimal olmuştur.

Başka bir ihtimale göre de, nakil ile alınan kemik iliği hücreleri tarafından üretilen yeni immün hücreler Brown’un kendi hücrelerine saldırmış olabilir. Bu durum ”Graft-versus-Host hastalığı” olarak bilinir. Bu olay Brown’un vücudunda radyoterapiden kurtulan HIV rezervinin ölmesini sağlamış olabilir.

AIDS

Diğer Deneyler

Atlanta, Emory Üniversitesi’nden  patolog Dr. Guido Silvestri ve meslektaşları, yaptıkları yeni bir çalışmada Brown’a verilen tedavinin aynısını üç maymuna uygulayarak kanser tedavisinin hangi aşamasının HIV’in temizlenmesinde etkili olduğunu ortaya çıkarmaya çalıştı. Maymunlar, hayvanlarda AIDS’e eşdeğer bir hastalık meydana getiren bir virüs(SHIV) ile enfekte olmuşlardı. Maymunlara HIV’li hastaların durumunu taklit etmek için bir süre antiretroviral ilaç tedavisi verildi. Ardından hayvanlara radyoterapi verildi ve SHIV ile enfekte olmadan önce kendilerinden alınan kemik iliği hücreleri nakledildi. İlk başta kan ve immün hücrelerinin çoğu ve CD4-T hücrelerinin %99’u öldü.

Fakat bilim insanları ilik nakli sonrasında, maymunlarda HIV içermeyen kan ve immün hücrelerin birkaç hafta içinde çoğalması sonucu nakil deneyinin başarılı olduğunu buldular. Maymunlar HIV’den tamamen temizlenmiş olsaydı, araştırmacılar graft-versus-host hastalığı hipotezini reddedebilirlerdi. Çünkü her maymuna kendi hücreleri nakledilmişti.

Tedaviden sonra, araştırmacılar maymunlara antiretroviral tedavi vermeyi kesti ve hayvanların ikisinde virüs seviyeleri hızla tekrar yükseldi. Böbrek yetmezliği gelişmesi sonuzu ötenazi yapılan üçüncü maymun öldüğünde ise dokularında bir miktar HIV bulunuyordu. PLOS Pathogens dergisinde 25 Eylül’de yayımlanan çalışmanın sonucunda bu üç maymundan hiçbirinde tam tedavi başarısı elde edilemediği ifade edildi.

Araştırmacıların söylediğine göre bu bulgular, radyoterapinin HIV seviyelerini düşürmede etkili olduğu fakat virüsün tüm rezervlerini elimine etmede yetersiz kaldığı hipotezini destekliyor. Sonuçlar ayrıca ‘Berlin Hastası’ vakasındaki kemik iliği donöründe görülen genetik mutasyonun ya da graft versus host hastalığının HIV eliminasyonunda önemli rolü olduğunu gösteriyor.

İlerleyen çalışmalar ne gösterir bilmiyorum ama bu gidişle AIDS’in çözümü yakın gibi gözüküyor bence. 🙂

Kaynak ve İleri Okuma:

  • http://bilimsokak.com/aids-ile-ilgili-surpriz-tedavi-yontemi/
  • https://www.gercekbilim.com/dunyada-aidsten-kurtulan-tek-insan-nasil-iyilesmis-olabilir/
Bilgiyi Yay!