Henry Molaison: Bir Hafıza Kaybı Öyküsü

Bir Hafıza Kaybı Öyküsü : Henry Molaison

Henry Molaison

Henry Molaison ya da kısaca H. M. (bu kısaltma ironik olarak human memory yani insan belleğini çağrıştırır),  9 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sebebi bilinmeyen ve yaşamını etkileyen epilepsi nöbetleri geçirmeye başladı. H.M.’nin baba tarafından üç kuzeni de epilepsi hastasıydı. Bu yüzden epilepsiye kazanın mı neden olduğu ya da epilepsinin genetik geçişli olarak mı ortaya çıktığı bir tartışma konusudur. Kazaların epilepsilerin ortaya çıkışını hızlandırdığı veya çok daha şiddetli yaşanmasına neden olduğu da söylenebilir. 20’li yaşlardan sonra nöbet sayısı o kadar sıklaşırki insan normal bir hayat süremez hale gelir. O dönemde tüm epileptik ilaçlar denenmesine rağmen de sonuç alınamaz.

Henry Molaison Hafıza Kaybı

Henry Molaison kazadan 18 yıl sonra Hartford Hastanesi’nde beyin cerrahı olan Dr. William Beecher Scoville’e gitti ve Scoville, radikal bir karar alarak deneysel bir ameliyat gerçekleştirdi. Operasyonla epilepsi nöbetlerini azaltmayı ve hayat kalitesini arttırmayı uman Scoville, 1950’lerin başında, amigdala ve hipokampüsün de içinde bulunduğu, beynin bazı bölümlerini aldı. Bununla beraber H.M.’nin hayatını kurtardı ancak geride beklenmedik kalıcı bir hastalık bıraktı. Böylece H.M.’yi nöropsikoloji tarihinin en önemli vakalarından biri haline getiren süreç başlamış oldu.

Henry Molaison ve Hafıza Kaybı

H.M.’nin hayatı kurtulmuştu. Nöbetler büyük oranda azalmış ve H.M. çok iyi görünüyordu. Ancak çok geçmeden tuhaflıklar da kendini göstermeye başladı. Ağır bir amnezi (hafıza kaybı) ortaya çıkmış ve H.M.’nin hayatı çarpıcı bir şekilde değişmişti. Bu şimdiye kadar gözlenen en ağır amnezi vakasıdır. Ameliyattan sonra yılda ortalama sadece 2 kez nöbet geçirir oldu. Fakat beynin belli bölgelerinin çıkarılmasıyla, H.M. ameliyat olduğu günden sonrasına ait hiçbir anı oluşturamıyordu. Aklında birkaç dakikadan fazla yeni bilgi tutamıyordu.

Henry Molaison Hafıza Kaybı

Ameliyattan sonraki hiçbir şeyi hatırlamıyor ve artık yeni anılar oluşturamıyordu. Ameliyat olduğunu bile bilmiyordu. Çeşitli psikolojik testlerde akıl yürütme, soyutta düşünme ve algı yeteneklerinde herhangi bir sorun saptanmadı. Hafıza kaybı, kişiliğinde veya entelektüel kapasitesinde herhangi bir değişikliğe ya da bozukluğa yol açmamıştı. Gündelik konuşmasının içeriği normal ve motivasyonu da oldukça yüksekti.

O zamanlar bilim adamları belleğin beyin içinde yaygın bir şekilde yerleştiğine ve herhangi bir bölgeyle sınırlandırılamayacağına inanıyordu. Bu nedenle H.M.’nin deneysel ameliyatı sonrası sonuçlarına insanların inanması çok zor oldu. Ancak H.M.’den elde edilen veriler belleğin biyolojik bir zemini olduğunu da göstermiş oldu.

Peki Henry’de İşlemsel Bellek Korundu Mu?

H.M.’nin ameliyattan sonra yeni kayıt oluşturamasa da bazı bellek işlevlerini koruduğu gözlendi. H.M.’ye, aynaya bakarak yapılan bir yıldız çizme testi uygulandı. Başlarda zorlanan H.M. daha sonra hatasız çizebildi. Bir sene sonra bu testi tekrarlandığında yine aynı performansla çizebildi.

Henry Molaison Hafıza Kaybı

Böylece, H.M.’nin işlemsel belleğinin korunduğu anlaşıldı. Hastaneden çıktıktan sonra H.M.’ye bir fabrikada motor beceriye dayalı bir iş bulundu. Görevi çakmakları karton kutulara yerleştirmekti. Her işçi gibi başlarda çok yavaş olsa da daha sonraları giderek hızlandı ve en az diğerleri kadar hızlı çalışabildi. İşte olmadığında böyle bir işi olduğunu unutan H.M., tezgahın başına geçtiğinde gösterdiği performansı karşısında kendisi de çok şaşırdı.

Henry Molaison Hafıza Kaybı

Kendini hep 27 yaşında sandı ve aynaya baktığında gördüğü yaşlı yüz karşısında her zaman şaşırdı. Yeni arkadaş edinemediği için her daim yalnız ama yine de sakin ve huzurlu bir hayat sürdü. Henry Molaison sayesinde nörolojide bilinmeyen kapılar aralandı. Hipokampüs, amigdala, hafıza belleği keşifleri sayesinde bilim dünyasında pek çok araştırmanın önü açılmış oldu.

Kaynaklar:

1

Bilgiyi Yay
Written by Nazlı Haspolat
Doğayı, bilimi, kök hücreyi, fotoğraf çekmeyi, okumayı ve yazmayı seven bir İstanbul Üniversitesi 4. sınıf biyoloji öğrencisiyim.

Leave a Reply