Bu hafta biraz nörobilimin dışına çıkacağız lakin karşımızdaki insanın beynini kontrol altına almaya çalışacağız. 21. yüzyılın ilk çeyreğine yaklaşırken bilinçaltımıza işleyen sübliminal mesajlar oldukça yaygınlaşıyor ve bu mesajlarla ilgili birçok komplo teorisinin yanı sıra birçok gerçek var. Bilinçaltımıza işleyen arka plan görüntüleri, 25. kare ve daha birçok teknik. Bugün de günlük hayatta kullanabileceğiniz bazı ikna tekniklerinden bahsedeceğim.

Her İstediğinize Evet Dedirtmek Mümkün mü? 1

İkna Nedir?

Hayat, birbirine muhtaç olan bir grup sosyal toplumun başına gelen olaylar bütününden ibaret diyebiliriz. Ömrümüz boyunca kararlarımız ve yaşadıklarımız asla tam anlamıyla kendi elimizde olmuyor. Doğduğumuz andan itibaren birilerine muhtaç durumdayız kimi zaman ailemize kimi zaman başka insanlara ve sürekli isteklerimizin gerçeklemesi için başka insanlara bağımlı durumda olabiliyoruz.

İsteklerimizin gerçekleşmesinin bir başkasının elinde olduğu durumlarda devreye ikna kavramı giriyor. Derdimizi karşımızdaki kişiye anlatarak istek ve ihtiyaçlarımızın karşılanmasında hemfikir olma çabalarının tümüne ikna diyebiliriz. Derdimizi anlatırken ses tonumuz ve dudaklarımızdan dökülen her bir kelime tüm bu gidişatı etkileyebilir. Bu gidişatı lehinize çevirebilecek çeşitli teknikler mevcut.

Her İstediğinize Evet Dedirtmek Mümkün mü? 2

İkna Teknikleri

Sosyal toplumda en gerekli becerilerden biri de iletişimdir. Kendimizi anlatmanın ve düzgün bir şekilde tanıtmanın çok önemli olduğu 21. yüzyılda sürekli diyalog halindeyiz ve bugün bu diyalogları lehimize çevirmek için bir kaç teknikten bahsedeceğim.

Aynalama

Çağlar boyu tüm canlılar kendilerine benzer olan canlılara yakınlık duymuştur ve insanlık tarihi de bunun örnekleriyle doludur. En temelde kendi ırkımızdan olana olan güvenimiz buna bir örnektir. Yabancı bir ülkeye gittiğinizde ya da karma milletlerin oluşturduğu bir ortamda bulunduğumuzda Türk birini gördüğümüzde verdiğimiz “Vay gardaşım sen de mi Türk’sün?” tepkisi buna bir örnektir. O an karşımızdaki kişinin iyi biri mi kötü biri mi olduğu fark etmeksizin Türk olması güvenmek için yeterli bir sebep haline geliyor lakin gurbetçi gurbetçiyi gurbette dolandırırmış…

Aynalama tekniğinin temelinde bu yatıyor. Mesela karşınızdaki kişi bacak bacak üstüne atmışsa siz de atın lakin karşınızdaki kişi babanız falansa duruma göre dikkat edin derim. Kısacası ikna etmek istediğiniz kişinin jest, mimik, ses tonu ve davranışlarını taklit edin.

Bunu arkadaşınızla dalga geçercesine her hareketini taklit eder gibi olmamasına dikkat etmeniz gerekiyor. Her davranışını saniyesinde refleks göstererek değil de yavaşça, fark ettirmeden, bilinçaltına işleyecek şekilde yapmalısınız.

Belirsizlik ve Muğlaklık

Toplumun büyük kesimlerine hitap eden kişilerin çokça kullandığı bir yöntem olup, insanların kafasını karıştırmaya yönelik bir tekniktir. Belirsiz konuşarak karşınızdaki kişinin istediği anlamı çıkarmasına izin vermenizi temel alır.

Hazır seçim yaklaşırken adayların konuşmalarını dinlerseniz yapılan veya yapılması planlanan faaliyetleri anlatmak yerine uzun uzun ülkenin bekası, milletin refahı, konforumuz, güvenliğimiz, temizliğimiz için çalıştıkları ve bunların devamlılığının istenip istenmediği sorulur böylece siz kendinize göre çıkarımlar yaparken, anlatılanları düşünürken bilinçaltınıza oy vermeniz telkin edilir.

Aynalama tekniğine göre ve bir sonraki teknik olan “Evet Merdiveni” tekniğine göre biraz daha ustalık ve tecrübe isteyen bir tekniktir. Muğlak konuşma sanatı olarak araştırdığınızda daha kapsamlı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Evet Merdiveni

Benim de günlük hayatımda sık sık kullandığım ve eminim ki sizin de bilmeseniz dahi özellikle ailenize karşı bilmeden kullandığınız bir teknik. Temelinde karşınızdaki kişiye basit sorularla “evet” dedirterek bir güven ortamı sağlanması yatıyor.

Her İstediğinize Evet Dedirtmek Mümkün mü? 3

“Anne beni seviyorsun dimiii?” sorusuyla başlayan isteklerde bulunmuşuzdur hepimiz. Sorunun cevabı yüksek çoğunlukla “Evet” olur tabi canavar bir çocuksanız orasını bilemeyeceğim. Annenize sizi sevdiğini hatırlatarak ve evet cevabını alarak aslında ortak bir noktada olduğunuzu telkin ediyorsunuz. Böylece isteğinize evet cevabı almanız kolaylaşıyor.

Özellikle İstanbul’da yaşayanların Kadıköy’de denk geldiği aniden karşınıza çıkıp “Hayvanları seviyor musunuz?”, “Hayvanlar için bir şey yapmak istemez misiniz?” gibi sorular sorarak sizi hayvanlar için bağış yapmaya ikna etmeye çalışan genç çocukların da uyguladığı yöntem budur. Kim hayvanları sevmez ya da hayvanlar için bir şey yapmak istemez ki, bu sorulara çoğumuzun cevabı evet olacaktır. Tüm bu soruların ardından gelen “Dergimizi alarak hayvan barınakları yapılmasına yardım etmek ister misiniz?” sorusuna da her şeye evet dedikten sonra evet deme olasılığımız oldukça yükseliyor. Kısa bir senaryoyla evet merdivenine bir örnek verelim. Sevgilisinden yeni ayrılan bir arkadaşınızı teselli etmeniz gerekiyor ve zaten partnerinin arkadaşınıza uygun olmadığını anlatmanız gerekiyor.

A: Ya zaten sürekli kavga ediyordunuz değil mi?

B: Evet… 🙁

A: Daha önce de ayrılmıştınız sanki doğru mu hatırlıyorum ya?

B: Evet…

A: Geçen de sana gerekeli önemi vermediğini söylemiştin sanki.

B: Evet ya öyle hep geri plandayım…

A: Ee sürekli kavga edip, ayrılıyorsanız ve sana gerekli önemi vermiyorsa belki de ayrılmanız iyi bir şeydir.

B: Haklısın ya beni hak etmiyordu zaten.

Ne kadar evet cevabı alırsanız. İstediğiniz şeyler için de evet cevabı alma olasılığınız artacaktır. Tabi sorduğunuz soruların konu ile alakalı olması ve göze batmaması da önemli bir etken.

İnsanların manipüle etmek, isteklerinize daha kolay ulaşmak için yukarıdaki 3 tekniği günlük hayatınızda kolayca uygulayabilirsiniz. Ayrıca manipülasyon hakkında daha fazla şey öğrenmek için Kerem Sümer’in Psikolojik Manipülasyon ve Sorgu Teknikleri yazısını okuyabilirsiniz.

Kaynak