Hileci Değil İnsan Sarrafı | KreatifBiri

Hileci Değil İnsan Sarrafı

piyasa

Bir ürünün değerini ne belirler? Ürün ucuz ise değersiz midir? Bunu şöyle bir açıklama ile yalanlayabiliriz; yaşam kaynağımız olan su ucuz iken bize hiçbir faydası olmayan elmas pahalıdır. Bunun tek nedeni doğada var olan miktarıdır. Peki ucuz malın alıcısı çok olur deriz, ne kadar doğru? Alt model telefonlar ucuz iken tüketiciler piyasaya yeni girmiş olan ürünleri tercih eder. Bu da insanların ben’ci olmasından kaynaklanır.

Apple ürünlerini insanların karakter özelliklerine göre üretir. Örneğin çoğu ürününü “I” phone-pad-pod olarak üreterek ben duygusunu yaratmak istemiştir. Bunda da oldukça başarılı olmuştur. Peki hiç Apple mağazasında bulundunuz mu? Mağazaya girdiğinizde bizim satış temsilcisi, Apple’ın ise genius (dahi) dediği çalışanlar sizleri karşılar ve siz soru sormadıkça sizle muhattap olmaz, çoğu zaman sorularınıza cevap bile alamayabilirsiniz. Peki Apple neden böyle bir şey yapma gereği duymuştur? Bunda da tek amaç insan özelliklerine göre şekillenmektir. Kendini bir topluluk olarak çalışanlarını ise dahi olarak görür. Farklı olan insanların bir arada olduğu bir topluluk algısı yaratır. Bu topluluğa dahil olman için seni asla zorlamaz. Kendin zaten farklı olma duygusu ile bu topluluğa katılmak isteyeceksindir.

Çayı millet olarak çok severiz, su ise vazgeçilmez yaşam kaynağımızdır. Peki bu ikilinin Coca-Cola’nın tek rakibi olduğunu biliyor muydunuz? Aslında koskoca Coca-Cola diye düşününce komik geliyor suyu kendine rakip görmesi, diğer hiç bir marka umrunda değil. Bunun için de şekersiz-zero-şekerli olarak ürününü farklılaştırmıştır. Şişe ve kutularında hiç bir değişiklik yapmadan piyasaya bunu sunmuştur. Amacı su ve çay ile denkliği yakalamaktır.

Peki Coca-Cola neden kutularını değiştirmez?

Tek cevabı var; zihinlere kazınmak. Coca-Cola cam şişe denince hepimizin zihninde ortak şey canlanır. Öyleyse Coca-Cola bunu başarmıştır. Aslında Coca-Cola insan gözünün birer fotoğraf makinesi olduğunu çok iyi biliyor ve beyne giden her bilgi birer uyarıcıdır. Her seferinde aynı bilgi ile karşısına çıkarsanız bu bilgi kalıcı hafızaya yerleşir.

Doldurulmuş Hayvan Deneyi

Üç kişinin bir araya geldiği bu deneyde iki reklam ustası bir araba yolculuğu ile ofise varırlar ve deney başlar. Deneyde üçüncü kişi onlara doldurulmuş hayvanlar gösterir. Daha sonra bunlar için ne yapabilirsiniz, ortak olarak resmedin der ve 30 dk süre verir. Süre sonunda elinde bir resim ile gelir, iki resim karşılaştırılır. Resimler aynıdır. Bu nasıl oldu? Yol boyunca iki ustanın görebileceği şekilde tabelalar ve vitrin afişleri, sokak duvarlarına yazılar vb. görseller yerleştirildi. Ustaların bunları göreceklerine eminlerdi. Deneyde amaç gördüklerini bu olayda kullanacaklar mı? bunu öğrenmekti. Amaca da ulaşıldı. Beyin aldığı her bilgiyi kaydetmişti. Bu pazarlama için mükemmel bir kapı.

Pazarlamak için hile yapmak şart değil ama şirketi büyütmek için insanı iyi tanımak gerekir. Bu bizi hileci yapmaz öyle değil mi?

Bilgiyi Yay
Written by Yüsra Bakır
Okudukça yazan, yazdıkça keyiflenen bir uzun yol kaşifi.
1 Comment
  1. Şimdi bu öyle uzun bir yorum gerektiriyor ki…Yapmayacağım…😀

Leave a Reply