1970’lerde Psikolog Pauline Rose Clance ve meslektaşı Suzanne Imes ortaklaşa yürüttükleri bir çalışma sonucunda pek çok insanın kendi hayatlarına bakışını değiştirebilecek bir farkındalık elde ettiler. Farkına vardıkları durum bir zamanlar belki kendilerinin de yaşadıkları insanın kendi başarılarına sahip çıkamama duygusuydu yani imposter sendromu. “Kim ortada bir başarı varsa sahip çıkmak istemez ki?” diye düşünebilirsiniz. Belki içinizden “Keşke ben de başarılı olabilseydim.” diye geçiriyor da olabilirsiniz. Söz konusu duruma keşke derken, aslında farkında olmasanız da başarılı biri olabilir misiniz? Size, Albert Einstein’ın da başarılarının olması gerekenden daha fazla değer gördüğünü dile getirmiş olduğunu söylesem ne derdiniz? Siz bu sorular üzerine düşünürken ben de bir yandan yazıma devam edeyim.

sincap

Çok başarılı insanların dahi etkisinde kaldığı bir sorun olan Imposter Sendromu’ndan bahsetmeye çalışacağım. İnsanlar ne kadar başarılı olursa olsun bu düşünce ağına takılıp bocalama anları yaşayabiliyorlar. Çoğunlukla etraftan aldıkları olumlu geri bildirimleri insanların kibarlığına vererek başarılarını küçümseme eğilimi gösteriyorlar. Nihayetinde başkalarının gözünde elde edilmesi zor bir konumda olsalar bile bunu şans olarak nitelendirip bulundukları konumun keyfini bile süremiyorlar. Hiçbir başarı yeterli gelmiyordan ziyade, başarıyı görmeyecek derecede kuvvetli bir düşüncenin tesiri altına girdiklerinden, kişiler daima daha fazla çalışmaya gayret etmenin eşiğinde buluyorlar kendilerini.

İmposter’i Fark Etmeye Ne Dersin?

Her zaman daha iyisini olmayı istemek elbette ki güzel, ancak gocunmadan, bir kibir alameti saymadan kendimizi takdir edebildiğimiz sürece sağlıklı işleyebilecek bir süreç bu aynı zamanda. Bu yüzden farkındalık kilit bir noktamız oluyor burada. Bu düşünceyi fark etmek, başarımızı fark etmek, olumlu geri bildirimlerin gerçekliğini fark etmek, içinde bulunduğumuz durumun şanstan ziyade bir şey olduğunu fark etmek… Farkına vardığımız anda tesirini kırmamız çok daha kolay oluyor. Yoksa bu öyle bir hapis ki ele geçirdiğini yorgun düşürüyor.

imposter sendromu

Bilindiği üzere insan kabiliyet sergileyen bir varlık. Herkesin aynı alanda olmasa da farklı farklı alanlarda yetenekleri mevcut. Bir işte uzmanlık seviyesine ulaşıldığındaysa artık yapılan o iş ağırlığını kaybedebiliyor. Misal olarak usta-çırak ilişkisinden yola çıkarsak, ustanın düşünmeden yapabildiğini çırak düşüne düşüne de yapamıyor. Ustalaşmış olan kişi de bu durumdan mütevelli ortaya döktüğü esere gözünü kolayca yumabiliyor. Onun gözünde herkesin elinden gelir bir iş olup çıkıveriyor.

Halbuki ortada göz ardı edilemeyecek bir başarı var. En basitinden sınava hazırlanmışsın, ardından sınava girip çıkmışsın, belli bir puanın var ve güzel de bir üniversitenin iyi bir bölümüne yerleşiyorsun ancak bir düşünce zihnini kurcalamaya başlıyor. Acaba buraya bir yanlışlık sonucu yerleşmiş olabilir misin? Sistemde oluşan karışıklık sonucu şansın yaver giderek mi burada okumaktasın? Şimdi sakince koltuğuna yaslan ve zihnini geriye doğru sarmaya başla. Oraya gelene kadar hangi aşamaları geçmen gerekmiş ve ne kadar kişi buna ulaşabilmiş? Sen bir sahtekar falan değilsin. İkiyüzlülüğün de yok, kimseyi de kandırmıyorsun. Başarının üstüne çullanmak isteyen bu sendromu yakala ve artık başardım demekten korkma!

sendrom

Denemeye Değer…

Sözümü bu yazıyı yazarken faydalandığım Beyhan Budak’ın  ‘’Senin Suçun Değil’’ adlı eserinden bir tavsiyeyle bitirmek istiyorum. Bir çalışma önerisi  sunuyor bizlere. Öncelikle bir terapi defteri tutmaktan bahsediyor ve bugüne kadar karşılaştığımız herkesi düşünüp şu üç başlığın altını doldurmamızı istiyor:

  • Başkalarından iyi olduğum beş özellik
  • Ortalamada olduğum beş özellik
  • Başkalarından daha zayıf olduğum beş özellik

Sen de bu durumdan muzdarip olduğunu düşünüyorsan denemeye değecek bir yönteme benziyor. Ayrıca, özellikleri bulmakta zorlanırsak bize şefkatle yaklaşan dostlarımızdan yardım alabileceğimiz eklenmiş. Bir de özellikle başarısız hissettiğimiz zamanlar için egzersiz niyetine yapılması önerilmiş. Benden söylemesi…

Kaynak:
-Senin Suçun Değil – Beyhan Budak
https://www.ted.com/talks/elizabeth_cox_what_is_imposter_syndrome_and_how_can_you_combat_it?language=tr
https://www.kigem.com/impostor-sendromu-yasiyor-olabilirsiniz.html/amp

Editör: Onur Çamlıca