Siz hiç, istediğini alan bir şair gördünüz mü? Leyla’sına ulaşan bir Mecnun peki?

şair,şiir,anlayış,başlangıç

Ben görmedim. Özellikle insan ilişkilerinde duyguları ağır basan ve pek de mantıksal düşünemeyen insanlar neden genelde kaybeder hiç düşündünüz mü? Çok basit: insan acı çekmeye meyillidir. Yer yer, farkında olmasa da acı çekmeye de ihtiyaç duyar. Her şeyin fazla iyi gitmesi bir tekdüzeliktir aslında. Bu yüzden özellikle bazı kadınlar, kendisine zorluk çıkartan erkeklere daha çok bağlanma eğilimi gösterirler. Bu demek oluyor ki, efendilik ve sürekli iyi olmak her zaman işe yaramıyor. İnsan, iniş-çıkış istiyor hayatında. Zorlanmak ve zorlukları aşmak istiyor. İnkar etmeyelim, hepimizde bir ego olgusu var. Bu ego ikili ilişkilerde zarar görünce de uyuz oluruz, üste çıkmaya çalışırız. Üstü çıkma çabası da bizi daha çok bağlar karşımızdakine istemeden.

Peki ya iyiliğin hiçbir değeri yok mu? Elbette var ama iyiliği kendini ezdirmeden yapmalı. Karşındakine kendinden fazla değer vermeden iyi olmalı. Ona vazgeçilmez olmadığını hissettirerek iyi olmalı. Zira hiçbir şey, vazgeçilmez değildir.

Anlayış,kavga,empati
“Anlayış, her şeyin anahtarıdır.”

Çözüm ne mi?

İlk paragrafta geçen cümleler, hayatın ve insan ilişkilerinin ne derece zor olduğunu biraz açık sözlülükle yüzünüze vurmuş olabilir.  Birazcık pesimist başladığımız yazımıza pozitife yönelerek devam edebiliriz. Peki bu kadar ipin üzerinde yürür gibi ilişki kurmak doğru mu? Her şeyinize, en ufak detayınıza bile dikkat ederek, hata yapmayarak yaşamak elbette mümkün değil. Çözüm basit: anlayış gösterebilmek. Esasen doğru insanı bulduğunuzda bunların hiçbir önemi kalmıyor. Demiş olduğum hataları yapsanız, kendinizi ezdirip iki büklüm olsanız bile karşınızdakiyle toparlayabiliyorsunuz. İkiniz de hatalarınızı görmezden gelip bir bütün olmaya çalışıyorsunuz. Zaten en ufak bir hatanızda sizi terk edecek biri, sizinle bir bütün olmak istemiyordur ki. Hata yapın, hatta bilinçli olarak yapın. Karşınızdakini ölçün(çok da abartmadan tabi). En ufak bir uyuşmazlıkta gitmeyi aklına getiriyorsa, siz ona karşı nasıl olursanız olsun zaten gidecektir. Pişman olmayın, gelişine yaşayın. Şunu da unutmayın ki “doğru insan” dünyada bir tane yok. Tanımın doğruluğunu kabul etsem de, “bir elmanın iki yarısı” kavramına karşıyım. Herkes tek bir elmadır, uyumu yakalamak da birden fazla insanla pek tabi mümkündür. Önemli olan, yakaladığını bırakmamakta. Zaten başka ihtimaller olmasına rağmen kalabilmek değil midir gerçek sevgi?